» 2014 DGS Sonuçları  » Başvurular 11 Ağustos’ta Başlayacak  » AÖL Öğrencilerinin Zaferi  » Ramazan Bayramı Tatili Kaç Gün Oldu?  » LYS Sonuçları Açıklandı!  » Öğretmenler Atama İstiyor  » TES: “Rotasyon Konusunda Anlaşmadık”  » Dershane Gidecek, Devlet Kursu Gelecek  » Avrupa’da Öğretmen İstihdamı Nasıl?  » Başarılı Öğrenciler İmam Hatipe  » Özel Okula da İbadethane Zorunlu  » “Bakan Faruk Çelik’i Tebrik Ediyoruz”  » Okul Öncesi Eğitim Zorunlu Olmalı  » Yönetici Görevlendirilmesine Yönelik Eleştiriler  » 3 Milyon Memur İlk Kez Zamsız Maaş Aldı  » Hükümet Memuru Aldattı  » Eğitim Sen: Yönetici Yönetmeliği’ne Dava Açtık  » Dünyanın Hayran Kaldığı Üniversite  » Erdoğan Logolu İl MEM Yardımcısı  » ERG’den 2013 Eğitim İzleme Raporu  » İş Güvencesi Kaybediliyor mu?  » Telefonunuzun SAR Değeri Kaç?  » Türk Dili Kitabında Alevilere Hakaret  » “İkinci Defa İl Dışı Yapılmasını İstiyoruz”  » Eğitimde, Bir Yılı Daha Kaybediyoruz  » Liselere Geçiş Sistem Değişikliğinin Analizi  » Eğitim Ayıbı Düzeltilmiyor  » Okul Yöneticiliğinde Keyfilik Modeli  » Üniversite Öğrencilerinin Yabancılaşması  » Sendikaların, Yönetici Görevlendirme Yönetmeliğine Bakışı 
Eğitim Haberleri

21 Şubat Dünya Anadil Günü

A+  A- 21 Şubat Dünya Anadil Günü

Nebat BÜKREK

Bugün 21 Şubat, Dünya Anadil Günü. Ülkemizde İki dilliliğin tartışıldığı, dünyada her gün bir dilin yok olduğu süreçte 21 Şubat farklı bir önem kazanıyor.

Bugün 21 Şubat. Dünya Anadil Günü, Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü(UNESCO) üyesi ülkelerin Amerika, Afrika ve Asya’daki azınlıkların karşılaştığı zorluklar ve dillerinin korunması kapsamında bu yıl 11. si kutlanacak olan 21 Şubatı “Dünya Anadil günü “ olarak ilan etti. Ülkemizde İki dilliliğin tartışıldığı, dünyada her gün bir dilin yok olduğu süreçte 21 Şubat farklı bir önem kazanıyor. Sevgililer günü, öğretmenler günü, hemşireler günü, çevre günü, hayvanları koruma günü… Belki de yılın her bir gününe tekabül eden günler var. Anadil günü de bu günlerden biri; birçok insanın haberdar olmadığı diğer özel günler arasında kaybolan bir gün, ‘Dünya Anadil Günü’.

ANADİL’İN ÖNEMİ
Anadil ismi üzerinde başlangıçta anadan duyulan yani göbek bağıyla kurulan iletişim dili; sonra yakın çevreden daha sonra da sosyal çevreden öğrenilen, insanın bilinçaltına inen ve bireyin bir toplumla en güçlü bağlarını kurduğu dildir. Birey her şeyi ilk öğrendiği anadilde düşünür, algılar, yorumlar. Sonradan öğrenilen ikinci, üçüncü diller o dillerle iletişim kurmayı sağlar ama asla insanın anadili gibi olamaz. Bundan dolayı bireyin anadili en temel insan haklarından biridir; anadilin engellenmesi de en büyük insan hakkı gasplarından biridir. Kuşkusuz anadilin kullanımının engellenmesi tekabül ettiği toplumun bütün bireylerini değişik boyutta etkiler fakat tartışmasız en fazla çocukları etkiler. Bu anadil günü de ülkemizde anadili Türkçeden farklı olan milyonlarca çocuğun acı çığlıklarının duyulmasına aracı olsun.

Anadili Türkçe’den farklı olan çocuklar eğitime erişim, devam ve eğitimde başarı açısından çok büyük sorunlar yaşıyor. Anadilin önemi, gerekliliği; sosyal, toplumsal, pedagojik ve insanı boyutu yeterince tartışılmadığı ve bilince çıkmadığı için ırkçı, şovenist çevrelerin şiddetle karşı çıktığı anadilinde eğitim talebi toplumun büyük bir bölümü tarafından destek bulamıyor.“ En büyük haksızlık eşit olmayanlara eşit davranılmasıdır.” Toplumsal ve ekonomik adaletsizlikle uyum, sindirme ve saldırı politikaları adaletsizliği kanıksatan bir toplum yaratıyor.

(*) Eğitim Sen İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı

İKİ YÜZLÜ SÖYLEMLER
Düşünün çocuklarına bayram armağan eden dünyadaki tek ülkeyiz; aynı zamanda çocukları anadillerinde konuştuğu için onların ağzına acı biber süren de bir ülkeyiz; bu ne tezat “Bırakın çocuklar bayramlarını kendi başlarına, kendi dillerinde şarkılar söyleyip gönüllerince, çocukça eğlensin” cümlesini yüksek sesle söylemeyecek kadar da tuhaf bir ülkeyiz. “Çocuklar, toplumun geleceğidir”, “onlar gözbebeklerimizdir” edebiyatları yapar, onların küçücük dünyalarını karartmaktan da hiç çekinmeyiz. Çocuk hak ihlallerinde, istismarlarında, cinsel taciz ve emek sömürüsünde dünya sıralamasında önlerde olmamıza rağmen; yeteri kadar çocuk haklarını gündemleştirmede, hak ihlallerinin engellenmesinde mücadele edemeyen sosyal, siyasal ve politik yapıların da çokça olduğu bir ülkeyiz aynı zamanda.

ASİMİLASYON UYGULAMALARI
Bu gün Dünya Anadil Günü; milyonlarca çocuk anadilini kullanamadığı, anadilinde eğitim göremediği için mağduriyet yaşıyor. Bilimsel, demokratik eğitimden uzak eğitim-öğretimin amaçlarından biri de itaatkar öğrenci yetiştirmek olduğunu bir bütün olarak eğitimin içeriğine, araçlara, işleyişe ve müfredata bakarak görmek mümkün. Hem eğitsel teknik ve yöntemlerle hem de yönetmelikler ve uygulamalarla sadakat, tek tipçilik öğrencilerin zihninde inşa ediliyor. Anadili Türkçeden farklı olanları, inkâr-yok sayma müfredata öylesine özenli serpiştirilmiş öylesine bir asimilasyon uygulanıyor ki; farklı milletten bir çocuk, MEB’ in herhangi bir ilköğretim okulunda sekizinci sınıfa geldiğinde nerdeyse başka bir milletin ferdi olarak, başka bir dili anadili yerine koyarak mezun oluyor. Birinci sınıftan sekizinci sınıfa kadar anadilin önemi, beyinlere kazılıyor; öyle ki anadilini iyi kullanmayan bir bireyin yaşamın her alanında başarısız olacağı veriliyor, duygularını doğru anlatamayacağı vurgusu yapılıyor; “Şiir yazmak isteyen bir kişinin; anadilinin bütün kurallarını iyi bilmesi, kelimelerini sınıf arkadaşı gibi yakından tanıması gerekir.” Türkçe kitabından alınan bu örnekte olduğu gibi bütün anadiller Türkçe’de somutlaşıyor. Türkçeye sadakat, ceza ve terbiye yöntemleri ile öğretiliyor.

Her ebeveyn koşulları elverdiğice çocuğunun en iyi eğitimi almasını ister, bunun için elinden geleni yapmaya çalışır. Başarı ya da başarısızlığın nedeni çok yönlüdür; nedenler arasında anadilin kullanımı veya engellenmesinin önemli yeri vardır. Uygulanmakta olan eğitim öğretim ve müfredat ise büyük bir ebeveyn topluluğunun isteğini gerçekleştirmesi önünde set oluşturur.

TEKÇİ MÜFREDAT
Doğduğu günden itibaren, anadilinde, anasının babasının ve çevresinin konuştuğu dilde konuşan, öğrenen bir çocuk okula başlandığı andan itibaren sınırlarına hâkim olamadığı başka bir dille karşılaştığında bocalar, örselenir ki; milyonlarca çocuğun yaşadığı budur. Yedi yaş çocuğu somut iletişimler dönemindedir, somut görüneni algılar ve öğrenir. Dil ise soyut bir sistemler bütünüdür. Var olan mevcut eğitim sistemi tekçi eğitimi savunur ve uygular. Müfredatta bütün halklar Türk’tür, Sünni’dir, erkektir ve sadece sermaye sınıfı vardır. Bu müfredatta öteki halklar yoktur, farklı inançlar yoktur, kadınlar yoktur, işçi sınıfına asla yer verilmez.

ÇOCUKLAR İÇİN ANADİL
Çağdaş bilimsel demokratik eğitimden uzak bugünkü sistemde okula başlayan yedi yaşındaki öteki çocuk dilini kullanamadığı ve hatta dilinin yok sayıldığı, kültürünün, kimliğinin, inancının yok sayıldığı bu ortamda algılama sorunu yaşar, yaşıyor. Bir taraftan öğretmenin anlattıklarını anlamaya ve algılamaya çalışırken, diğer taraftan da eğitimin, okuma ve yazmanın sembol dili olan alfabeyi öğrenmek için çaba sarf etmek zorunda kalıyor. Bu süreç beraberinde bocalama, güvensizlik, uyumsuzluk, olumsuz değerlendirme, yabancılaşma ve başarısızlığı getirir. Anlamadığı, algılayamadığı, konuşamadığı durumlar yaşar, duygusal açıdan zorlanır, üzülür, motivasyon kırıklığı yaşar. Bu duygusal alandaki zorluk onun okula gelme isteğini, sosyalliğini, arkadaşları ile olan ilişkilerini olumsuz etkiler, içindeki bulunduğu durumu anlama süreci zihinsel gelişimini doğrudan etkiler. Düşünme ve algılama anadilde olur, bunun gelişmediği, engellendiği durumlarda ifadede tutukluk, yaratıcılığın engellenmesi, yanlış telaffuz ederim korkusuyla duygularını dışa vuramama, akıcı okumada zorlanma, kültürüne diline yabancılaşma, kimliğini reddetme hatta ondan utanma, yok sayma, yadsıma durumları yaşar. Bu durum kalıcı zihinsel bozukluklar oluşmasına kadar varabilir. Gelişim bir bütündür. Duygusal ve sosyal eksiklik gelişimi zedeler. Yedi yaşındaki çocuk anlamadan anlatamaz ve başarılı olamaz, başarılı olamadığı zaman da üzülür, kendini değersiz hisseder. Bugün anadili tartışılmakla önemini işyerlerinde, geniş halk kesimi içinde bilince çıkarmakla milyonlarca çocuğun anadillerine vurulan zincirlerin parçalanmasına, bölgede uygulanan iki dilli yaşamın kamuoyunda daha iyi anlaşılması ve desteklenmesine kendi örgütlü alanımızdan katkıda bulunmuş oluruz. 21 Şubat Dünya Anadil günü, dillere özgürlük bayramı olarak kutlu olsun.

(*) Eğitim Sen İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı

Bu haber GÜNCEL, SERBEST KÜRSÜ kategorisi altında 21 Şubat 2011 tarihinde eklenmiştir. "21 Şubat Dünya Anadil Günü" başlıklı haberimize yapılan yorumları RSS bağlantısı ile takip edebilirsiniz.

Yorum yaz


Site içeriğini kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
Haberlere yapılan yorumlar yorum sahiplerinin sorumluluğundadır, egitimciyiz.com sorumlu tutulamaz.
Bilgi
Online