23 Nisan… Ama Nasıl?

“23 Nisan’ı sahiplerine, yani öğrencilerinize bırakın.” 23 Nisan’a günler kala, okullarda bayrama yönelik çalışmalar büyük hız kazandı. Özellikle ilköğretim okullarında sınıf süsleme çalışmaları ve bayramda sergilenecek çalışmaların provaları büyük bir telaşla devam etmekte.

23 Nisan bilindiği gibi çocuklara armağan edilmiş, bu yönüyle diğerlerinden ayrılan bir bayramdır.

23 Nisan öğrencilerimiz için önemlidir.

23 Nisanları adına yaraşır bir şekilde kutlamak için öğretmenlere büyük sorumluluk düşmekte. Aslında bu tarz çalışmalarda fazla dikkat etmediğimiz ama öğrencileri olumlu/olumsuz etkileyen o kadar çok şey var ki…

Sınıf Süsleme

Öğretmenim, lütfen bırakın. Emin olun öğrenciniz o bayrağı olması gereken yere, gerektiği gibi yapıştırabilecektir. O süsü öğrenciniz oraya yapıştırdıysa, o süsün yeri öğrencinizin gözünde mutlaka orasıdır.

Eğri duran bir süsün, öğrencinizin özgürce yaptığı bir çalışmanın öğrencinize kazandıracağı özgüvenin yanında hiçbir önemi yoktur. Düzeltmeyin, bırakın öyle kalsın.

Diğer sınıfın nasıl ve ne kadar süslendiği önemli değil, sakın kıyaslamayın. Öğretmenlerin bu kıyaslamayı yapmasına imkan vermediğiniz gibi, eksikler varsa bu eksikleri öğrencilerinizin bulmasına ve tamamlamasına izin verin.

Unutmayın, bu bayram çocuklarımızın bayramı.

Öğretmenim, lütfen hevesinizi öğretmenler gününe saklayın, o gün sınıfı süsleme hakkı sizin :)

Etkinlik Çalışmaları

Güzel bir dans gösterisi hazırladınız. Dansa uyumlu giysiler, hareketleri kolay ezberleyen ve uygulayan “zeki!” öğrenciler…

“Zeki öğrenci her şeyde iyi; matematikte de, resimde de, gösteride, tiyatroda da…”

Lütfen kendini en azından ders dışında kanıtlamak isteyen öğrenciye de bir şans verin. Emin olun, bugüne kadar derslerine göstermediği gayreti çalışmaları için sergileyecek, belki de başarılı olacaktır. Olmasa ne olur ki?

Gösteri çalışmalarını öğrenciler için bir eziyete döndürmeyin. Sonuçta bu bir bayram, onların bayramı. Etkinlikler ise olduğu kadar, öğrencilerin olduğunu düşündüğü kadar…

Tören Yürüyüşleri

Öğrencilerimiz asker değil, çocuk. Sol adımı yerine sağ adımı atmasının ne önemi var? Düzen elbette bu çalışmanın özüdür fakat, lütfen çocuklarımızın aklı yanlış attığı adımda değil, elinde salladığı bayrak ve balonda olsun. Çocuklarımız yürürken bayramdan duyduğu sevinci yansıtmalı,yanlış adım atmanın gerginliğini değil…

Her zaman asık suratlı bir beden eğitimi ya da sınıf öğretmeni vardır öğrencileri “yola sokacak.”

“Çocuğum, doğru yürü…”

Nasılsa öğrenci için “yol” belirlenmiştir. O yolda beklenen/belirlenen dışında bir adım atması, konuşması, gülmesi yasaktır. Ama bu eziyet yine de bayramdır.

23 Nisan’ı Kaldıralım!

Evet, zamanı gelince 23 Nisan da 19 Mayıs gibi kutlanmasın diyecek kişiler olacaktır.

Eğer bu bayramlar çocuklarımız için güzel anılarla hatırlanacak, eğlenceli günler olarak hafızalara kazınmazsa, öğrencilerimiz yarın bu teklifi seve seve kabul edecek kişiler olacaktır.

Bayramları özüne uygun kutlar, öğrencilerimize istedikleri şeyi, istedikleri şekilde yapma imkanını sunarsak, bu günler “resmen” yasaklandığı zaman bile kutlanmaya devam edilecek günler olacaktır.

Yeter ki çocuklarımıza güvenelim, onları biraz serbest bırakalım, çocuk olduklarını ve bu bayramın onların bayramı olduğunu unutmalarına imkan vermeyelim.

Bayramınız şimdiden kutlu olsun! 

1 thought on “23 Nisan… Ama Nasıl?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.