Başarısız Bir Öğrenci Karnesi

Yarın Van ve ilçeleri hariç tüm yurtta karne heyecanı yaşanacak. Aslına bakarsanız bu kalıplaşmış cümleyi kullanmak istemesem de geleneği bozmamak adına yine de kullandım. Aslında karne heyecanı falan yaşanmıyor. Uzun süredir öğrenciler için sadece okulsuz günlerin habercisi, öğretmenler için dönem sonu angaryalarının son anı olarak görülen karne günü nihayet geldi.

Sınıfta kalmak söz konusu değil, zaten kimse sınıfta kalmasın. Devamsızlıktan sınıf tekrarı ise neredeyse bir mucize.

Sınavlar formalite.

Performans ve proje ödevleri anne babaların eseri.

Düşük not diye birşey yok, öyle bir hataya, soluğu müdürün yanında alan velinin girişimleri sonucu zaten imkan yok.

Karneler A4 kağıdına, karnenin herhangi bir özelliği yok.

Bir dönem önceki karnesini saklayan öğrenci maalesef yok. (İlkokul karnesini hâlâ saklayan arkadaş, ne kadar garip değil mi?)

Karneye görüş yazmaya tenezzül eden veli yok. (Öğretmen görüşü kısmında öğrencinin durumunu belirtip dert yanan öğretmen arkadaşa “üzülme hocam, zamanla düzelir” yazan o veliyi saymıyorum)

Eğitimden umut yok, öğretmende inanç yok, idarecide niyet yok, öğrencide amaç yok…

Bunca karamsar örneğe rağmen mutlaka bu durumları yaşamayan, yaşatmayan eğitimci arkadaşlarımız vardır. İnancımız, umudumuz onlarla.

Yine de iyi tatiller. :)

————————————-

Karneden çok bahsettik, bir karne de biz vermesek ayıp olur diyoruz.

Karnenin büyük hali için üzerine tıklayınız…

Zorunlu Uyarı: Karnenin ve karnedeki kişilerin gerçek hayattaki ‘insanlarla’ ve kurumlarla hiçbir ilgisi yoktur. Üçüncü, beşinci, onikinci kişilere duyurulur…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.