» Kût’ül-Amâre Kutlamalarını Kim Kaldırdı?  » Asker Üniformalı Gösteriye İnceleme  » Danıştay: İş Bırakma Sendikal Faaliyettir  » Ortaylı: “Müfredatı Hazırlayanlar Düşük”  » Kutlu Doğum Haftası Kaldırıldı mı?  » Kursiyerlere Ek Ders Ücreti Ödenecek mi?  » MEB: “Saatle İlgili Çalışmamız Yok”  » Eğitim Sen’den Pisa 2015 Raporu  » 2017 Nöbet Görevi Ücreti Artıyor  » Eğitim Sen: Diyarbakır’da Tüm Üyelerimiz Göreve Döndü  » Dersler Daha Geç Başlayacak  » 8 Kentte Kar tatili  » TBMM Genel Kurulunda Terör Kınandı  » Artvin’de ve Giresun’da Okullar Tatil  » O İlde Okullar Bir Gün Tatil Edildi  » Türkiye Okuduğunu Anlamıyor!  » 934 Öğretmen Daha Göreve İade Edilecek  » Türkiye PISA 2015’te Sınıfta Kaldı  » Eğitim İş MYK’dan Eğitim Sen’e…  » 2017’de Hangi Günler Tatil?  » MEB: Hababam Sınıfını İzleyin  » Ekmek ve Kirada Alım Gücü Geriledi  » 1500 Engelli Öğretmen Atanacak  » Eğitim İş: “Başkanlık Sistemine Hayır”  » Greve Ceza AİHM’den Döndü  » Üç Yeni Sınav Görevi  » “Tazminatlar Dayanışmaya Aktarılacak”  » Yeni EBA Yayında  » Türk Eğitim Sen: “Başkandan Memur-Sen’e Ayar”  » İlk ve Orta Dereceli Okullar Tatil Edildi 
Eğitim Haberleri

BİLİME SEYİRCİ Mİ KALDIK?

A+  A- BİLİME SEYİRCİ Mİ KALDIK?

EVRENİN OLUŞUMU DENEYİ (CERN) ÜZERİNE BİR KONFERANS: BİLİME VE BİLİM KİŞİLERİNE NE KADAR ÖNEM VERİYORUZ?
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ (Çukurova Üniversitesi)

Bilime İzleyici mi Kaldık?
Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü CERN’in denemesinin öneminin dünya gündemine gelmesi ile sınırlı sayıda insanın bildiği CERN bir anda daha geniş bir şekilde öğrenilmiş oldu. Ben de son 20 yıldır çalışmanın varlığını aralıklarla Bilim Teknik dergilerine yansıdığı kadarıyla izliyordum. Konu bilimsel ve felsefi bir çok soruyu ilgilendiriyor.

Prof. Dr. Gülsen Önengüt hocamız 14 Kasım 2008 tarihinde “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” konulu bir konferans verdiler. Prof. Dr. Gülsen Önengüt hocamız Üniversitemiz Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü’nün seçkin bir bilim kadını. Hocamızın üniversitemiz ve ülkemiz adına bu projede ekibi ile öncü görev alması çok sevindirici ve gurur verici. Dünyanın oluşumunu anlamaya yönelik en büyük parçacık çarpıştırıcı labaratouvarı olan CERN İsviçre-Fransa ortak sınırında oluşturulmuş önemli bir bilim merkezi. Merkezin oluşması sırasında aralarında eski Yugoslavya, Yunanistan, Danimarka, Norveç gibi Avrupa ülkelerin de bulunduğu 12 kurucu ülke tarafından 1954 yılında kuruluyor. Sonra üye sayısı 20’ye çıkıyor. CERN üye ülkelerin mali katkıları ile yönetilmektedir.

Türkiye’nin sürece katılması daveti yapılır ancak ülkemiz gözlemci sıfatı ile katılmayı benimsemiş. Türkiye halen de gözlemci ülke sıfatı ile karar alınan masada oturuyor ancak söz hakkına sahip değil. Tabii ABD, Japonya ve Çin de bu merkezin üyesi değil ancak onlar da gözlemci sıfatı ile bulunmaktadırlar. Merkezde çoğunluğu ABD ve İngiliz olan yaklaşık 10 bin bilim insanı çalışıyor ve aralarında 60 kadarı Türk bilim insanının olduğu biliniyor. Üniversitemizden değerli bilim insanı sayın Prof. Dr. Gülsen Önengüt ve ekibinin bulunması ayrıca memnuniyet vericidir. Türkiye’den katılan üniversitelerin bilim insanı sayısı yönünden Çukurova Üniversitesi 36 kişi ile en büyük grubu oluşturmaktadır (Bu arada Isparta yakınlarında düşen uçakta yaşamını kaybeden ve ATLAS Laboratovarında çalışan Bilim şehidi hocalarımızı da unutmayalım).

Projeye Türkiye’nin de Katkısı Var
Türkiye projeye yaklaşık 1 milyon dolar katkıda bulunmuş. Bu katkının yaklaşık 700 bin doları ile Bursa’da ilgili detektörün bazı parçaları yapılmış. Hatta Gülsen hocanın belirttiğine göre firma teknoloji ödülü de almış. Bu durum ayrıca ulusal teknolojinin gelişmesi bakımından da sevindirici.

Türk Bilim İnsanları Sürecin Dışında Değildirler
Sayın Önegüt’in belirttiğine göre yüksek enerjili elektron ve proton hızlandırıcıları büyük Hadron çarpıştırıcı tünelde karşılaştırılarak evrenin oluşumu için gerekli olan maddenin nasıl olduğunu anlamaya çalıştıklarını belirttiler. CERN’de devam eden denemeyi bir çok yönden önemsiyorum. Fizik ve özellikle de madde ve anti-madde, proton ve anti-proton gibi dünyanın geleceği ile ilgili konular bilim yöneticilerinin önem verdikleri konuların başında gelmektedir.

Temel Bilimler Birinci Önceliktedir
Başından beri fen ve sosyal bilimlerinin önemine inanmış ve bugün üzerinde yaşadığımız biricik dünyanın değişik ülkelere tanıdığı gelişmişlik veya teknolojik ilerlemenin temel göstergesi temel bilimlerdeki gelişmeye bağlıdır. İkincisi felsefi boyutta denemenin temel amacı evrenin medya gelme biçimi ve evrende maddenin varlığı. Bu konu sanırım hepimizi ilgilendiren ve varlığımızın nedenlerini niçinlerini derinden sorgulayan bir durumdur. Ben kimim, ne için varım, varlığımın nedeni nedir? Benim yer yüzeyinde bulunmamın bir anlamı ve görevim var mı? Buna benzer bir dizi sorununun sorulmasına olanak vermesi bakımından önemsiyorum. Ancak öncelikle maddi dünyada yaşadığımız olgulardan hareketle toplumumuz bilimin olanaklarından yararlanarak yaşamı kolaylaştırması ve bundan yararlanması için CERN ve benzeri uluslararası topluluklara katılmalıdır.

Diyanet-Teologlar da İlgilenmeli
Sürecin işlemeye başlaması herkesi heyecanlandırmaktadır. Kimi çevreler dünyanın sonu gelebilir kaygısı ile denmenin durulması için girişimde bile bulundular. Dini otoritelerin de konuya önem verdiğini basından öğreniyoruz. İslam aleminin din bilginleri bu konuda ne düşünüyorlar? Vatikan’ın konuya özel önem verdiğini ve bu konuda bir komite oluşturduğunu basından öğrendik. 1.3 milyar insanın yaşadığı yaklaşık 57 İslam ülkesinin yeraltı yer üstü doğal zenginliklere rağmen dünya bilimine katkısının son derece sınırlı olduğu görülmektedir. Bu konunun ayrıca işlenmesinde yarar vardır. Özellikle Türkiye’nin bu anlamdaki ağırlığı ve öneminin daha da yukarı çıkarılması için toptan bir bilim ve eğitim seferberliğine ihtiyaç bulunmaktadır.

Bilime Katkıda Geride Kaldık
Sürekli başkasının ürettiklerinin arkasına takılmak yerine, temel bilim araştırmalarına GSMH’dan gerekli kaynağı ayırmak yerine satın alırız anlayışından kurtulmamız gerekir. Maalesef ülkemizin o dönemdeki yöneticileri öngörüsüz davranmışlardır veya o dönemin koşullarını dikkate alarak CERN’e üye olmamışlardır. Önerim daha fazla vakit kaybetmeden bundan böyle ülkemizin her düzeyde bilimi birinci öncelik sırasına almasıdır.

Başbakan da CERN Projesine Destek Verdi
Bu arada 18 Kasım 2008 tarihinde Başbakan Tayyip Erdoğan, İsviçre’nin Cenevre kentindeki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’ni (CERN) ziyaret ederek onur defterini “Türkiye, 1956’dan bu yana gözlemci statüsünde CERN ile yakın işbirliği içindedir. Türk bilim adamlarının çeşitli projelerde görev almalarının hem CERN hem Türkiye için önemli bir fırsat oluşturduğunu düşünüyorum. Mevcut işbirliğimizi sürdürme ve daha da güçlendirme isteğinde olduğumuzu ifade etmek isterim. Büyük Hadron Çarpıştırıcısı Deneyi başta olmak üzere merkezin bugüne kadar yaptığı çalışmaların bilime yeni ufuklar açacağına ve insanlığa hizmet edeceğine inanıyorum.” ifadesini yazdığı basına yansıdı. Umarım başbakanın ziyareti ve gördüklerinin etkisi ile ülkemizde temel bilimlere ve araştıramaya daha çok önem verilmeye başlanır.

1 2

Bu haber Bilimsel kategorisi altında 21 Kasım 2008 tarihinde eklenmiştir. "BİLİME SEYİRCİ Mİ KALDIK?" başlıklı haberimize yapılan yorumları RSS bağlantısı ile takip edebilirsiniz.

Yoruma kapalı


Site içeriğini kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
Haberlere yapılan yorumlar yorum sahiplerinin sorumluluğundadır, egitimciyiz.com sorumlu tutulamaz.
Bilgi
9