Bir Doğru Dört Yanlışını Götürür mü?

Zekai EKŞİ – Eğitimci/Yazar

Yaşadığımız şu zaman diliminde doğrular ve yanlışlar arasında sürekli seçimler yapıyoruz. Seçimlerimizin de doğru ya da yanlış olduğuna bir süre sonra sonuçlarına bakarak karar verebiliyoruz.

Bu durum bireyler için geçerli; fakat devlet hayatı için böyle bir süreç yaşanabilir mi? Devlet verdiği kararların uygulama sonuçlarına bakarak doğru ya da yanlış olduğuna karar verebilir mi?

Evet. Bunun adı da pilot uygulamalar.

Dar bir çevrede projene dair uygulamalar yaparsın ,sonuçlarına bakarsın olumlu ise tüm ülkeye yayarsın, olumsuzsa orada o proje biter. Böylece bilimsel bir tavır sergilemiş olursun.

Mesela yapılandırmacı eğitime geçilirken böyle bir uygulama yapılmış, aksayan yönler giderilmiş, o süreç içerisinde ders kitapları yazılmış ve öğretmenler eğitimden geçirilmişti.

Bugüne geldiğimizde eğitim – öğretim faaliyetlerinin kademeli bir şekilde düzenlenmesi yalnızca buna karar verenlerin doğruluğuna inandığı bir eğitim sistemi haline dönüşmüş durumda. Özellikle birinci sınıfa başlayacak öğrencilerin velileri bir tedirginlik içerisinde. Bunun yanında bu kararı alanlara kendini yakın hissedenler ise kendini zamana yani sonuca teslim etmiş durumda. Eğitimle ilgili insanlar şunu bilirler ki eğitimin sonuçları en geç alınan bir faaliyettir. İşte en büyük tehlike de buradadır. Biz sonuçlarla yüz yüze kaldığımızda iş işten geçmiş olur.

Böyle olmak zorunda mı ? Karar vericiler ülkesinin iyiliği için düşünüyor ve ülkesi için en iyiyi yapmayı hedeflemişse neden toplumun sadece bir kesimini mutlu edecek kararlar alınıp uygulamaya geçiliyor? Kafalardaki soru işaretleri giderilmiyor? Giderilmediği için de eğitim işleri milli olmaktan çıkıyor siyasal bir alan haline dönüşüyor. Böylece tedirginlik daha da artıyor.

Bu tedirginliği artıran bir başka noktada, bakanlığın birinci sınıfa başlayacak çocukların gelişim düzeylerini gözeterek birinci sınıfların müfredatını değiştirmesi, okuma – yazmayı bir tarafa bırakarak, ilk dönem sonuna kadar oyun ağırlıklı yeni bir müfredat hazırlamasıdır. Bu hazırlık sisteme yöneltilen eleştirilerin haklı olduğunu doğrulamak anlamına gelir.

Gelir, gelir; ama cemaat ne derse desin imam bildiğini yapmakta kararlı. Demekki çocuklarımızın 66 aylıkken okutulmasında bir keramet var; fakat biz bunu bir türlü anlayamadık. Bu gidişle de nato kafa nato mermer, bu kafa! anlamayacak.

Mademki hikmete haiz bir yaş, bu 66 ay; acizane benim bir önerim var, bir doğrunun dört yanlışını götürmesi için.

Yazıyorum: 1+3+4+4. Birinci yıl anasınıfı olsun sonrası da sizin .

Ne yaparsanız yapın, diyebilir miyiz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.