» CCleaner İle Bilgisayar Temizliği  » Eğitimcilere İmam Hatip Sürgünü  » Performans Ödevleri Kaldırıldı  » 2014 DGS Sonuçları  » Başvurular 11 Ağustos’ta Başlayacak  » AÖL Öğrencilerinin Zaferi  » Ramazan Bayramı Tatili Kaç Gün Oldu?  » LYS Sonuçları Açıklandı!  » Öğretmenler Atama İstiyor  » TES: “Rotasyon Konusunda Anlaşmadık”  » Dershane Gidecek, Devlet Kursu Gelecek  » Avrupa’da Öğretmen İstihdamı Nasıl?  » Başarılı Öğrenciler İmam Hatipe  » Özel Okula da İbadethane Zorunlu  » “Bakan Faruk Çelik’i Tebrik Ediyoruz”  » Okul Öncesi Eğitim Zorunlu Olmalı  » Yönetici Görevlendirilmesine Yönelik Eleştiriler  » 3 Milyon Memur İlk Kez Zamsız Maaş Aldı  » Hükümet Memuru Aldattı  » Eğitim Sen: Yönetici Yönetmeliği’ne Dava Açtık  » Dünyanın Hayran Kaldığı Üniversite  » Erdoğan Logolu İl MEM Yardımcısı  » ERG’den 2013 Eğitim İzleme Raporu  » İş Güvencesi Kaybediliyor mu?  » Telefonunuzun SAR Değeri Kaç?  » Türk Dili Kitabında Alevilere Hakaret  » “İkinci Defa İl Dışı Yapılmasını İstiyoruz”  » Eğitimde, Bir Yılı Daha Kaybediyoruz  » Liselere Geçiş Sistem Değişikliğinin Analizi  » Eğitim Ayıbı Düzeltilmiyor 
Eğitim Haberleri

Eğitim Bir Sen ve Eğitim Sen Üyelerine Laiklik Soruları

A+  A- Eğitim Bir Sen ve Eğitim Sen Üyelerine Laiklik Soruları

Milli Eğitim Bakanlığının, 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılında, ilk ve ortaöğretim öğrencilerine yönelik olarak uygulamaya koyduğu serbest kıyafet uygulaması ve Memur Sen Konfederasyonu ile Eğitim Bir Sen’in “12 milyon 300 bin imzaya sahip çıkacak ve işe serbest kıyafetle gideceğiz” temasıyla gerçekleştirdiği eylem sürerken; bu eylemleri farklı bir bakış açısıyla değerlendiren Eğitim Sen ve Eğitim İş tarafından, bu eylemleri değerlendiren ve eleştiren bir açıklama yapıldı. Bu açıklamalardan sonra karşılıkla açıklamalar devam etti.

Kuşkusuz, her sendika bir diğerinin faaliyet, eylem ve açıklamalarını değerlendirebilir, eleştirebilir. Ancak bu açıklamaları takip edenler, değerlendirme ve eleştirilerde kullanılan dilin sertliği, dışlayıcılığı ve ötekileştiriciliği konusunda ne kadar olumsuz örneklerin verildiğini görebilirler.

Bu süreçte kullanılan dil ve kavramların, sendikaların üyeleri ve genelde eğitimciler-kamu çalışanları arasında yadırgandığını söyleyebiliriz. Eğitimciler ve genelde kamu çalışanları arasında, ortak noktaların ön plana çıkarılması ve bu noktadan, kamu çalışanlarının sorunlarına çözüm aranması gerekirken; serbest kıyafet tartışmaları üzerinden, çalışanlar ayrıştırılma durumuyla karşı karşıya kaldı.

Serbest kıyafet eylemi tartışmalarının temelinde, bu ülkede 150 yıldan bu yana sürmekte olan “laiklik” tanımı tartışmaları yer almaktadır.

Laiklik; tanımı, tarihsel gelişimi ve dünya ülkelerindeki uygulama biçimleri göz önüne alındığında, bu yazımızın boyutlarını aşacak nitelikte karmaşık bir konudur. Ancak yine de kavramın değişik disiplinler açısından tanımına bakmak gerekiyor.

Laiklik kavramı,* “Yunanca’da “halk” anlamına gelen “laos” sözcüğünden türetilmiş bir kavram olup, laik kimse, “halktan olan”, yani ruhban sınıfına mensup olmayan kimse demektir. Türkçede laiklik, laik olmak, laik görüşe sahip olmak anlamına gelmektedir.
Laiklik, genel anlamda dinin ve devletin her birinin kendi alanlarında bağımsız olmasını ifade eder. Başka bir anlatımla laiklik, dinsel alan ile devlete ait kamusal alanın birbirinden ayrılması, devletin belli bir dini temsil etmemesi, dinler ve inançlar karsısında tarafsız olmasını ifade etmektedir. Bu tarafsızlığın kaçınılmaz sonucu, devletin siyasi ve hukuk düzenini hiçbir dinin kurallarına dayandırmamasıdır. Aksi takdirde, devletin tarafsızlığı ortadan kalkacaktır.

Laikliğin felsefi, sosyolojik, siyasi ve hukuki açılardan farklı anlamları bulunmaktadır.

Felsefi anlamda laiklik, bilginin referansının Tanrısal olmaktan çıkarılıp, tamamen beşeri-rasyonel bir temele oturtulmasıyla ilgilidir.
Sosyolojik anlamda laiklik, dinin toplumsal hayattaki etkisinin asgariye indirilmesini; toplumun büyük ölçüde sekülarize olmasını ifade eder.

Siyasal anlamda laiklik, öncelikle bir siyasal örgütlenme ilkesidir. Dinsel hayatın toplumsal hayatı örgütleme ilkesine karsın, dinsel görüş ve kurumları siyasal otoritenin dayanağı olmaktan çıkarır. Bu nedenle laiklik, tek eksenli dinsel inanç ya da devlet güdümlü din anlayışıyla bağdaşmaz.

Hukuki anlamda laiklik, din ve devlet islerinin ayrılmasını; devletin din kurallarına dayanmamasını ifade eder. Diğer bir ifadeyle, devletin pozitif hukuka ve akli esaslara dayanması anlamına gelir. Devletin ve dinin birbirinden ayrılması, bunun dışa vuran görünümlerinden biridir. Laik devletin dinden, dinin de devletten bağımsızlaşması gerekir.”

Bu tanımlamalara ve ülkemizdeki uygulamaya bakıldığında laikliğin, insan hakları, din ve ifade özgürlüğü bağlamında hem Din’in, devlet işlerine, hem Devlet’in din işlerine karışmaması, din işlerinin cemaatlere bırakılması ve devletin ifade, din ve vicdan özgürlüğünün teminatı olması anlamında ifadesini bulan tanımıyla uygulanmadığı ve bu nedenle de tartışmalara ve çatışmalara neden olduğu görülüyor.

Bu tartışmalı ve çatışmalı ortam, ülkede demokrasinin ve demokratik mücadelenin gelişmesini de engellemektedir. İşte bu nedenlerle laiklik kavramını farklı şekillerde yorumlayan toplumsal kesimlerin, bugüne kadar alışıgeldiklari laiklik tanımının aksine, tanımlamalarını gözden geçirmeleri gerekiyor.

Bu kesimlerin başında da, tartışmaların taraflarından olan Eğitim Bir Sen ve Eğitim Sen sendikalarının üyeleri gelmektedir. Bu iki sendika üyelerinin aşağıdaki soruları düşünmeleri ve cevap aramaları gerekiyor.

Eğitim Bir Sen ve Eğitim Sen üyelerine ortak sorular;
1-Diyanet İşleri Başkanlığının kaldırılarak, din eğitiminin cemaatlere, topluluklara bırakılmasına, evet diyebilir misiniz?
2-Anayasadaki zorunlu din derslerinin kaldırılarak, dinsel inanç çeşitliliğine uygun bir şekilde seçmeli din derslerinin getirilmesine, evet diyebilir misiniz?

Ayrıca Eğitim Bir Sen üyeleri;
1-Siyasal İslam’ın bir bütün olarak toplumsal sisteme egemen olmasını mı, yoksa diğer siyasal ve dinsel kimliklerle bir arada demokratik yarış içinde yaşamayı mı düşünürler?

Eğitim Sen üyeleri;
1-İfade, din ve vicdan özgürlüğü kavramının sınırlarını, “kamuda hizmet alan-hizmet veren” ve “başörtüsü siyasi semboldür” şablonundan çıkararak, başörtüsünün de bir insan hakkı, bir kişisel tercih olarak değerlendirildiği bir laiklik kavramına kadar genişletebilir mi?

Bu soruları her iki sendikanın üyelerinin tartışması ve empati yaparak cevap araması, hem sağlıklı bir sendikal tartışma ortamının oluşmasına, hem 150 yıllık kadim laiklik sorunumuzun çözülmesine, hem de yaralı demokrasimizin iyileşmesine vesile olur kanaatindeyiz.

* “Avrupa Birliği ülkelerinde ve Türkiye’de laiklik” başlıklı makale-Yrd. Doç. Dr. Mehmet KAHRAMAN-Mustafa Kemal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Abdullah DAMAR / Eğitimci-Yazar

Bu haber GÜNCEL, KÖŞE YAZILARI, ÖZEL HABER kategorisi altında 8 Temmuz 2013 tarihinde eklenmiştir. "Eğitim Bir Sen ve Eğitim Sen Üyelerine Laiklik Soruları" başlıklı haberimize yapılan yorumları RSS bağlantısı ile takip edebilirsiniz.

  1. cihat karadoğan

    sevgili abdullah hocam!..

    eğitim sen’in bir üyesi olarak hiç uzatmadan sorduğunuz sorulara kişisel cevaplarımı veriyorum;

    1. kesinlikle diyanet işleri başkanlığı kaldırılmalıdır. toplumun farklı kesimleri dinsel temelde cemaat-cem-dernek-vakıf ya da başka bir formülle biraya gelip ihtiyaçları doğrultusunda örgütlenebilmelidir. devletin burdaki tek fonksiyonu (sayılara bakmaksızın) birinin ötekinin üzerinde tahakküm kurmasını engellemek ve din serbestiyeti oluşturmasını sağlamaktır.

    2. kesinlikle zorunlu din dersleri kaldırılmalıdır. farklı kademelerdeki öğrencilerin algı ve ihtiyaçlarına uygun seçmeli dersler getirilebilir. buradaki tek amaç bireylerin dinleri tanımasını sağlamak olmalıdır…

    eğitimsen üyelerine “özel” soruya cevabım;

    hizmet alan-veren denklemine takılmaksızın her yurttaş dilediği zaman dilediği gibi giyinebilmelidir…

    selam ve saygılarımla…

  1. enveraysever2

    Her kavramı sulandırdı bu kişiler. 'Laiklik' dediğimizde 'darbeci' olduk! Şimdi şeriatçılar sokaklarda! Bakınız Işid tüm ülkeye yayıldı!

  1. ve_Laiklik

    ►TürkünTekLideri MustafaKemalAtatürk◄◄ BEN BU MECLISI ÖZGÜRLÜĞÜNÜZ IÇIN KURDUM ÖZGÜRLÜĞÜNÜZÜ SATIN DIYE DEĞIL http://t.co/yZSdmQYaLl

  1. ElaBalkanAta

    "@paratonerdal @05semraarazgn @eelifgur @esrocker1903 @ve_Laiklik > UzatEliniTürkmeneline SahipÇıkKARDEŞLERİNE http://t.co/0N09JXSceL

  1. koppani

    RT @sedatuzunyol: Gazeteci Erdoğan’a soruyor;CB olduğunuzda, frak giyecek misiniz? Erdoğan’dan cevap; Bizim geleneğimizde yok o.Eyvah gitti…

  1. hainlarva

    @ve_Laiklik özğirlük için kurdum diyip 25 yıl tek partı dönemi diktatör rejimi kurup milleitn anasını ağlatın.

  1. gariyeter

    RT @paratonerdal: @05semraarazgn @eelifgur @ElaBalkanAta @esrocker1903 @ve_Laiklik > UzatEliniTürkmeneline SahipÇıkKARDEŞLERİNE http://t.c…

  1. 67ytong74

    RT @enveraysever2: Cumhuriyet, laiklik, sınıf, eşitlik, adalet demek gericilik sayıldı. Badem bıyıklılar ilerici, biz gerici olduk!

  1. 67ytong74

    RT @enveraysever2: Her kavramı sulandırdı bu kişiler. 'Laiklik' dediğimizde 'darbeci' olduk! Şimdi şeriatçılar sokaklarda! Bakınız Işid tüm…

Yorum yaz


Site içeriğini kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
Haberlere yapılan yorumlar yorum sahiplerinin sorumluluğundadır, egitimciyiz.com sorumlu tutulamaz.
Bilgi
Online