» İnternet Oyunlarını Hepimiz Oynuyoruz  » Özel Kuran Kurslarına Tam Özerklik  » Grev Sözcüsü Erdoğan Greve Karşı  » Sendikalar İlk Kez Grev Diyor  » Eğitim İş’te Greve Katılıyor  » Hükümeti Ciddiyete Davet Ediyoruz  » KESK ve Kamu Sen Ortak Greve Gidiyor  » Memur Greve Çıkabilir mi? Ceza Verilir mi?  » Lisede Evliliğe İzin mi? Ya Sonuçları?  » Atanmayan Öğretmene Yeni Meslek  » Hükümetin Sendikalara Sunduğu Teklifler  » Memur-Sen 81 İlde Açıklama Yapacak  » İşte Hükümetin Zam Önerisi  » 2011-2012 Okullar Ne zaman Kapanacak?  » 5 Bin İlköğretim İmam Hatipe Dönüşecek  » Yanlış Hesap Hatay’dan Döndü  » Gurme Öğretmen  » Sahipsiz Bakanlığın Paydaşları  » Öğretmenleri Kobay Olarak Kullanmayacağız  » KESK’ten Konfederasyonlara Grev Çağrısı  » 4+4+4 Genelgesi Eleştirilerimizi Haklı Çıkardı!  » Okula Başlama Yaşı Kaç Oldu?  » Süt İçmek Zorunlu Tutuldu  » Her Okula Bir Hemşire Geliyor  » 12 Yıllık Zorunlu Eğitime Yönelik Uygulamalar Genelgesi  » Pazarlamacıların Hedefinde Öğrenciler Var  » Kimse Sütüm Bozuk Demez  » Astsubaylara Müjde, Öğretmene Bekle!  » Öğretmenlere Fiziksel Şiddet  » Formasyon Eylemleri Sonuç Verdi 
Eğitim Haberleri

Eğitimci Olmayan Milli Eğitim Bakanı

 

Eğitimci Olmayan Milli Eğitim Bakanı

Doktor olmayan bir Sağlık Bakanı, Avukat olmayan bir Adalet Bakanı, Siyaset Bilimi okumamış bir Dışişleri Bakanı, Ekonomist olmayan bir Maliye Bakanı, Elektrik Mühendisi olmayan bir Enerji Bakanı olacağını düşünmek genellikle mümkün değildir. Hükümetler, Bakanlıkların başarıyla yönetilmesi için mutlaka konuyla ilgili, hatta alanında uzman kişileri görevlendirir.

Ekonomiden anlamayan bir Maliye Bakanı olmayacağı ortadadır. Çünkü ekonomiyi tanımayan, ekonomiden anlamayan bir kişi kısa sürede ülke ekonomisini tepetaklak getirir, krizler yaşanır ve ekonomi çökme noktasına gelir.

Sağlıkla ilgisi olmayan bir Sağlık Bakanının, insan sağlığıyla ilgili politikalar üretmesi beklenemez. Aksine içinden gelmediği sağlık alanında alacağı yanlış kararlarla insan sağlığına tehlike haline gelebilir.

Bu durum tüm bakanlıklar için geçerlidir.

Peki eğitimde durum nedir?

Eğitimin başında bilindiği gibi “işletmeci” bir bakan bulunmakta; Ömer Dinçer…

Eğitimle ilgisi olmayan birini Milli Eğitim Bakanı yapmaktaki amacı anlamak kolay değil. Eğitimin ekonomiden, sağlıktan, adaletten, enerji politikalarından daha az önemli olduğu düşünülmüş olmalı ki, Milli Eğitim Bakanı bir eğitimciden değil “işletmeci”den seçilmiş.

Bunun Sonuçları Ne Olur? Bu durum bir sorun mu?

Eğitimin temel, evrensel kuralları vardır. Yakından uzağa ilkesi, her zaman esas kabul edilen bir davranış biçimidir. Eğitimin içinden gelmeyen birinin, bir öğretmen, idareci, eğitim çalışanı gibi düşünmesini beklemek mümkün değildir. Herhangi bir öğretmene, sınıfıyla, müfredatla ya da genel olarak eğitimle ilgili fikirlerini sorduğunuzda, size aylarca, hiç duraksamadan yaşadıklarını anlatabilir, sonunda da bazı önerilerde bulunabilir.

Ömer Dinçer‘in eğitimin içinden gelen bir insan olmaması, bugüne değin ortaya koyduğu uygulamalar ve yaptığı açıklamalardan kolaylıkla anlaşılabilmektedir. Dinçer, eğitimi bir emir-komuta sistemi içerisinde yürütebileceğini düşünmektedir. Günlük olarak yayımlanan emirlerin, sadece imzalanarak uygulanacağını düşünmek, elbette işten anlayan biri için mümkün değildir.

Dinçer’in gözden kaçırdığı nokta, eğitimdeki hammaddenin “insan” olduğudur. Hata kabul etmeyen, telafisi mümkün olmayan bir hammadde. Eğitimde deneme yanılma yöntemiyle birşeyler yapmak mümkün değildir. Hatalı üretilen bir eşyayı üretim bandından alıp çöpe atmak, maalesef eğitimde mümkün değildir. Yapılan bir hata, bir neslin yitirilmesi anlamına gemektedir.

Dinçer ise, “işletmeci” olmanın verdiği alışkanlıkla, genellikle kâr-zarar esasına dayanarak karar almakta, aceleyle uygulamaya çalışmaktadır. Dinçer’in böyle acele kararlar almasını, kafasında doğru olduğuna kanaat getirdiği açıklamaları yapmasını anlamak mümkündür. Fakat Bakanın çevresinde, eğitimle az da olsa ilgili kişilerin Bakana yol göstermemesi, öneriler getirmemesi anlaşılabilecek bir şey değildir.

Okullar kaynamaktadır. Öğretmenler ve idareciler mutsuzdur. Mutsuz öğretmenler verimli olamaz. Henüz bu durumun sonuçları net olarak ortaya çıkmamışsa da, uzun vadede yaşananların eğitime olumsuz yansımaları görülecektir.

Umarız Bakanlık olacakların farkına çok geç olmadan varır.

Çünkü ortaya çıkacak manzarada, hükümet açısından Milli Eğitim Bakanını değiştirmek ya da başarısızlığın tamamını öğretmenlere yıkmak yeterli olmayacaktır, sağlıklı bir eğitim ordusu ve bir nesil çoktan yitirilmiş olacaktır.

Bu haber GÜNCEL, ÖZEL HABER kategorisi altında 15 Şubat 2012 tarihinde eklenmiştir. "Eğitimci Olmayan Milli Eğitim Bakanı" başlıklı haberimize yapılan yorumları RSS bağlantısı ile takip edebilirsiniz.

1 Yorum - “Eğitimci Olmayan Milli Eğitim Bakanı”

  1. [...] ve Manevi Değerler”  » KESK’in Mücadelesi Engellenemeyecek  » Eğitimci Olmayan Milli Eğitim Bakanı  » Okullar Hayat Olsun’da Merak Edilenler  » SBS’de Puan Sistemi [...]

Yorum yaz



Site içeriğini kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
Bilgi
Online