Emre Aköz’e Yumurtalı Protesto (Video)

Emre Aköz de yumurtadan nasibini aldı! İzmir’de Dokuz Eylül Üniversitesi‘nde düzenlenen panele konuşmacı olarak katılan Sabah Gazetesi yazarı Emre Aköz, Emek Gençliği‘nin yumurtalı protestosuyla karşılaştı.

Paralı eğitime karşı çıkan öğrencileri köşe yazılarında “tembel ve asalak” olmakla suçlayan Emre Aköz’ü, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde katılacağı “Sosyalleşen Medya ve Demokrasi” konulu panel öncesinde Emek Gençliği üyesi gençler protesto etti.

“Üniversiteden defol” sloganlarıyla karşılanan Emre Aköz’e öğrenciler yumurta fırlatırken, korumaların şemsiyeleri sayesinde yumurtalar Aköz’e isabet etmedi.

Panelin yapılacağı toplantı salonuna Aköz’ün girmesinin ardından, yaklaşık 100 öğrenci “Üniversiteler bizimdir” diye slogan atarak bina içine girip salon kapısını zorladı. Kapıyı açmaya çalışan protestocu öğrenciler ile Üniversitenin özel güvenliği arasında tartışma yaşandı.

Bu sırada çevik kuvvet polislerinin de öğrencilere müdahale ettiği öğrenildi. Bunun üzerine öğrenciler Rektörlük binası önünde basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasında öğrenciler tarafından “AKP kendi giremediği Üniversiteye temsilcilerini gönderiyor” şeklinde nitelenen Aköz, konuşmasının ardından binayı arka kapıdan terketti.

Emre Aköz Ne Demişti?

Bedavacılar! Alın size parasız üniversite

Dün “Parasız eğitim isteriz” diye zıplayan üniversiteli sosyalistlerin “bedavacı” olduğunu söylemiştim…
Çok kızdılar! Çuvallar dolusu mesaj attılar.
Bazıları nasıl da yoksul olduklarını anlatmış. Birkaç yüz liralık okul harcını dahi ödeyemediklerini söylüyorlar.
“Emekçi halkımız” ya da “Bu fakir millet” edebiyatı yapanlar da sürüyle tabii…
Fikrim değişmedi: Evet, parasız yüksek eğitim talebi; asalaklıktır, tembelliktir, avantacılıktır.
Bazıları, “Siz de Boğaziçi Üniversitesi’nde parasız okumadınız mı” diyor.
Evet, aynen öyle…
Ve Türkiye’nin en iyi okullarından birinde, parasız okumuş olmamı, bugün yanlış buluyorum.
***
Peki, önerim ne?
Önerim basit:
1) Tüm devlet üniversiteleri paralı olacak.
2) Ancak okula giderken ücret ödemeyecek; öğrenci borçlanacak.
3) Öğrenci borcunu, hayatını kazanmaya başladıktan sonra küçük taksitlerle ödeyecek. (İtiraz etmeyin, yazdıklarımı bir daha okuyun.)
Birkaç ayrıntı…
a) Herkesin vatandaşlık numarası sahibi olduğu bu dijital çağda, üniversite borçlularını tahsil etmek zor değil.
b) Sadece öğretimi değil; yol, yemek ve yurt harcamalarını da borçlanmak mümkün olacak.
c) Ödeme süreci, öğrencinin (diyelim ki) borcunun 10’da biri kadar ücret almasıyla başlayacak. Yani 50 bin lira borcu olan, 5 bin lira kazanmaya başladıktan sonra ödeme yapacak. (Tabii başka modeller de olabilir.)
d) Bu çark şimdi kurulsa… 6 yıl içinde döner… 6 yıl sonra üniversite sistemine para akışı başlar. O zamana kadar dişimizi sıktık mı; gerisi kolay.

ODTÜ’lü sosyalistlere yakışan oyun: Uzuneşek (16.12.2010 )
“Mesela, yüzleri hiç kızarmadan, “parasız eğitim” istiyor ve bunu bir “hak” olarak görüyorlar.
Hocalar bunlara ders anlatacak… Kütüphaneden yararlanacaklar… Yemek yiyecekler… Isınmak için doğalgaz, aydınlanmak için elektrik, temizlenmek için su kullanacaklar…
Ancak hiç para vermeyecekler!
Özetle “Başkaları bize baksın” mantığı…
Maliyetler başkalarının cebinden çıkacak.
Oh ne ala memleket!
İdeolojiyle maskelenmiş bir utanmazlık hali değil mi bu?”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.