“Evet” Kadınlara Ne Getirebilir?

Yeni Anayasa’nın önemli maddelerinden birinin de “kadın haklarındaki gelişmeler” olacağı belirtiliyor. Evetçiler tarafından “yoksa siz kadın haklarına karşı mısınız?” denilerek propaganda edilen anayasa değişiklikleri acaba kadınlara iddia edildiği gibi yeni haklar getirecek mi?

Anayasa’yı hazırlayan AKP’nin “kadınlarla ilgili” geçmişine kısaca bakalım.

“En az üç çocuk doğurun” Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan, 08 Mart 2010, Uşak

Biz eğitimciler çok çocuklu ve yeterli gelir düzeyine sahip olmayan ailelerde yaşanan sıkıntıları yakından bilen kişileriz. 4, 5, 6 çocuklu ailelerin yaşamlarındaki sorunları birebir yaşıyoruz. Çocukların geleceksizliği, bakımsızlığı, ilgisizliği, sevgisizliği ortadayken ve maalesef ülkemizde çocuk bakma yükümlülüğü sanki sadece annenin göreviymiş gibi görülürken Başbakan’ın önerisini bir kez daha gözden geçirmeli diye düşünüyorum.

“İkinci Eşlerinizi Doğu’dan alın” Halil Bakırcı, AKP Rize Belediye Başkanı, 01 Temmuz 2010

AKP Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı, “ikinci eş” olayına ve kürt sorununa bakışını ırkçı, çağdışı ve kadınları küçük düşüren bir hitap tarzıyla ifade etmiştir. Biz eğitimciler çok eşliliğin getireceği sorunları bilen kişileriz.

“İşsizliğin sorumlusu kadınlar” Mehmet Şimşek, Devlet Bakanı, Mart 2009

AKP’nin Devlet Bakanı Mehmet Şimşek işsizlikle ilgili sorularn sorulara kadınları çok kızdıracak bir yanıt vererek, “işsizliğin sorumlusu kadınlardır” sonucuna varan bir açıklama yaptı. Kriz dönemlerinde iş arayan kadınların işgücüne katılımı artıyor ve dolayısıyla işsizlik oranı artıyormuş.

Kadınlar sigortasız çalışıyor.

Uzun bir süredir hükümet olma görevini sürdüren ve Ekonomi Bakanlığı’nı yürüten AKP Hükümeti’nin çalışmaları sonucunda çalışan kadınların %52’si sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmadan çalışıyor. Yani çalışan kadınlarımız iş güvencesiz. Bu durumu düzeltmesi gereken kurumların tamamına sahip bir hükümetin gerekli çalışmaları yapması için gerekli iktidar süresine sahip olduğunu düşünüyorum.

2008’den beri cinsiyet eşitsizliği artmaktadır.

“Toplumsal Cinsiyet İndeksi”ne göre Türkiye hızla gerileyerek 139. sıraya gerilemiştir. Bu gerilemenin ne anlama geldiği ortadadır.

Kızlara – erkeklere ayrı okul yapılsın.

Bu öneriyi, kadınlara yeni haklar verileceğini, cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldıracağını söyleyen bir hükümetin kadın “Milli Eğitim Bakanı” prensipte kabul ettiğini açıklamıştır. Kızların erkeklerin ayrı okullarda okuması önerisi bize eski bir şeyleri çağrıştırmakta…

Kadınlar toplumsal hayata daha çok katılmalı…

AKP’li 31.790 belediye meclis üyesinin %0.4’ünü kadınlar oluşturuyor. Kadınların toplumsal hayata katılmasını isteyen AKP’nin, kadınların yönetim kadroları içerisinde yer alması konusunda yeterli hassasiyeti henüz göstermediği ortada.

İstatistikler kötü şeyler söylüyor.

Son 7 yılda kadın cinayetleri %1400 arttı… Toplumsal dinamiklerin değişmesi ve yaşam şeklinde ortaya çıkan olumsuz değişimlerin neden olduğu cinayetlerin, özellikler de kadın cinayetlerinin bu artışı dehşet ve ibret verici boyutlarda.

Üç Eşli Danışman…

Avrupa Milli Görüş Teşkilatı Genel Başkanı, Almanya’da “şeyhülislam seçilen”, AKP Grup Başkanvekili Suat Kılıç’ın kayınpederi olduğu belirtilen Ali Yüksel’in Devlet Bakanı Faruk Çelik’e danışman olarak atandığı ortaya çıktı. 1978’de Antalya’da din bilgisi ve ahlak dersleri öğretmenliği yaptığı belirtilen Yüksel’in bir çok basın organında üç eşi ve onlarla yapılan ropörtajlar yayımlandı. Çok eşlilik 1926 yılından beri Türkiye’de yasak.

“Kadın erkek eşit değildir” Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan, 18 Temmuz 2010

Recep Tayyip Erdoğan sivil toplum örgütlarinin kadın temsilci ve üyeleriyle yaptığı toplantıda kadınlar üzerinde soğuk duş etkisi yapacak şu açıklamayı yaptı; “Ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum. Kadınlar ve erkekler farklıdır, birbirinin mütemmimidir” dedi. Kadın ve erkek eşitliğine inanmayan bir erkek sizce hangi cinsiyetin üstünlüğüne inanıyordur?

Sadece basına yansıyan ve kanıtlarına arama motorlarında yapılacak bir aramayla kolayca ulaşılabilecek bazı örnekler verdim. Umarım yeni anayasayla kadınlar için iyileştirmeler yapma vaadinde bulunanların kadına bakışı hakkında bir fikir sahibi olmuşsunuzdur.

“Kimi Der Ki Kadın
Uzun Kış Gecelerinde Yatmak İçindir
Kimi Der Ki Kadın
Yeşil Harman Yerinde
Dokuz Zilli Köçek Gibi Oynatmak İçindir
Kimi Der Ki Ayalımdır
Boynumda Taşıdığım Vebalımdır
Kimi Der Ki Hamur Yoğuran
Kimi Der Ki Çocuk Doğuran
Ne O, Ne Bu, Ne Köçek, Ne Ayal, Ne Vebal
O Benim Kollarım, Bacaklarım, Başımdır
Yavrum, Annem, Karım, Kızkardeşim
Hayat Arkadaşımdır”
Nazım Hikmet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.