Haklı bir Talep; Memura Ek Zam

Bilindiği gibi 2014 ve 2015 yılı maaş zamlarının belirlendiği toplu sözleşme görüşmelerinde bütün memurlara, 2014 yılı için, taban aylıklarda brüt 175, net 123 TL’lik bir artış; 2015 yılı için de % 3+% 3 oranında artış yapıldı. Ayrıca daha önce ek ödeme kapsamı dışında tutulan öğretmenlere 75+75 TL’lik bir ek ödeme yapıldı.

Toplu sözleşme sonunda kamu görevlilerinin bugüne kadar hakkı olan, maaş artışlarının yıllık enflasyonun altında kalması durumunda yapılan enflasyon farkı ödemesi, yok sayıldı; memurlar kaderine terk edildi. 123 TL’lik zam aslında toplu sözleşme görüşmelerinde Hükümetin ilk teklifi olan %3+%3 maaş zammının bile altında bir artışı işaret ediyordu.

123 TL’nin en düşük memur maaşına oransal yansıması %6,6; ortalama memur maaşına yansıması ise yalnızca %5,2’de kaldı (Kamusen, 2014).

Yapılan 123 Tl’lik artış sadece taban aylıklarını ilgilendirdiği için ek ders ücretleri, nöbet ücretleri, ek ödemeler, aile yardımı, çocuk parası, özel hizmet tazminatı, fazla mesai ücretleri gibi aylık katsayı artışına bağlı ödemelerde herhangi bir artış olmadı. Örneğin, öğretmenler hala ek ders ücreti olarak 2013 yılı rakamlarını almaktadır.

TÜİK tarafından açıklanan 9 aylık enflasyon %6,43 oldu. Doğalgaza, elektriğe, suya %9 zam yapıldı. Gıda fiyatları son 9 ayda %11 artarken, et ve ekmek %11, ulaşım %20, meyve %38 zamlandı. Ailenin zorunlu harcamaları 9 ayda tam 363 lira yükseldi. 2014 yılı enflasyon hedefi %5,3’ten %9,4’e çıkarıldı. %5,3 enflasyon hedefine göre maaş zammı verilen memurlar, %9,4 enflasyona mahkûm edildi (Kamusen, 2014).

Bu gelişmeler yaşanırken, milyonlarca memur, artan enflasyon karşısında korumasız bırakılıp, 123 TL zamla bütün bir yılı geçirmek zorunda kalmışken, Hükümetin siyasal öncelikleri doğrultusunda hâkim ve savcıların maaşlarına 1155 TL; yaklaşık 10 yıldan bu yana maaşlarında herhangi bir artış yapılmayan akademik personele de 725 ile 835 lira arasında zam yapılması kararlaştırıldı. (Akademik personelin maaşlarına yapılacak olan bu artışı yetersiz bulduğumuzu ekleyelim.)

Memurların özellikle 2014 yılında yaşadıkları ekonomik hak kayıplarının ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken, yalnızca bir kesimin sorunlarına eğilmek, doğru bir yaklaşım değildir. Demek ki istenildiğinde toplu sözleşme hükümlerinin dışına çıkılabilmektedir. Bu durumda tüm kamu görevlilerinin ekonomik sorununu çözecek bir çalışma yapılması için iktidarın kaçacak yeri kalmamıştır.

Gelinen süreçte, enflasyon farkı ödemesi dahi memurların eriyen maaşlarını kurtarmaya yetmemektedir. Dolayısıyla 2014 ve 2015 yıllarını kurtarmak için memur ve emeklilerimize ek zam yapılması zorunlu hale gelmiştir.

Bu aşamada, Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikaların 28 Ekim 2014 Salı günü, saat 12.30’da TBMM Dikmen Kapısı önünde, yurt genelinde ise bütün illerde aynı gün ve saatte aşağıdaki taleplerle yapacak olduğu eylem ve etkinliklerin haklı ve meşru olduğunu düşünüyor ve destekliyoruz;

Eriyen maaşların telafisi,
-Artmayan nöbet ücretleri, fazla mesai ödemeleri, ek ders ücretleri, ek ödemeler, özel hizmet tazminatları, sosyal yardımlar nedeniyle oluşan mağduriyetlerin giderilmesi için,
-4/C’lilere, yardımcı hizmetlilere verilen sözlerin tutulması,
-Belli kesimlere verilecek maaş zammının, bütün memurları kapsayacak şekilde genişletilmesi ve
-Kamu görevlilerinin dağ gibi biriken ekonomik sorunlarının çözülmesi için; bütün memurlara ek zam yapılmalıdır.

Yıllardan beri memurların hakları konusunda verilen sözler tutulmaz, vaatler yerine getirilmezken, tüm memurların beklentisi olan ek zam konusunda yalnızca belli kesimlere yönelik bir düzenleme yapılması büyük bir eksiklik olacaktır.

Kaynaklar
Kamusen, (2014) http://www.kamusen.org.tr/spot_goster.php?Id=85 Erişim Tarihi: 18.10.2014

Abdullah DAMAR / Eğitimci-Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.