» Kût’ül-Amâre Kutlamalarını Kim Kaldırdı?  » Asker Üniformalı Gösteriye İnceleme  » Danıştay: İş Bırakma Sendikal Faaliyettir  » Ortaylı: “Müfredatı Hazırlayanlar Düşük”  » Kutlu Doğum Haftası Kaldırıldı mı?  » Kursiyerlere Ek Ders Ücreti Ödenecek mi?  » MEB: “Saatle İlgili Çalışmamız Yok”  » Eğitim Sen’den Pisa 2015 Raporu  » 2017 Nöbet Görevi Ücreti Artıyor  » Eğitim Sen: Diyarbakır’da Tüm Üyelerimiz Göreve Döndü  » Dersler Daha Geç Başlayacak  » 8 Kentte Kar tatili  » TBMM Genel Kurulunda Terör Kınandı  » Artvin’de ve Giresun’da Okullar Tatil  » O İlde Okullar Bir Gün Tatil Edildi  » Türkiye Okuduğunu Anlamıyor!  » 934 Öğretmen Daha Göreve İade Edilecek  » Türkiye PISA 2015’te Sınıfta Kaldı  » Eğitim İş MYK’dan Eğitim Sen’e…  » 2017’de Hangi Günler Tatil?  » MEB: Hababam Sınıfını İzleyin  » Ekmek ve Kirada Alım Gücü Geriledi  » 1500 Engelli Öğretmen Atanacak  » Eğitim İş: “Başkanlık Sistemine Hayır”  » Greve Ceza AİHM’den Döndü  » Üç Yeni Sınav Görevi  » “Tazminatlar Dayanışmaya Aktarılacak”  » Yeni EBA Yayında  » Türk Eğitim Sen: “Başkandan Memur-Sen’e Ayar”  » İlk ve Orta Dereceli Okullar Tatil Edildi 
Eğitim Haberleri

İmamların, Vaizelerin Okullarda İşi Ne?

A+  A- İmamların, Vaizelerin Okullarda İşi Ne?

(İsmet Akyol- Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi) Eğitimin tamamen dinselleştirilmesini amaçlayan AKP, eğitim alanında her gün yeni bir uygulamayı yaşama geçiriyor. En son olarak, eğitimi paralı hale getiren ve tamamen dinselleştiren, bütün okulları adeta imam hatip okullarına dönüştüren,  çocuk işçi ve çocuk gelinlerin sayısını artıracak olan zorunlu eğitimi kesintili hale getiren 4+4+4 sistemi yasalaştı.

Son dönemlerde Diyanet İşleri Başkanlığı ve Müftülükler kendilerince fiili bir durum yaratarak, görev alanlarında olmayan okullara müdahale ederek eğitimin dinselleştirilmesinde aktif görevler almaya başladı.

Geçtiğimiz Ocak ayında öğrencilerin “Umre”ye götürülmesinde olduğu gibi, “Kutlu Doğum Haftası” etkinliklerinde de Diyanet İşleri Başkanlığı ve Müftülükler tarafından bilimsel ve laik eğitim ilkesine aykırı bir şekilde fiili durum yaratılarak, Milli Eğitim üzerinden okullar ve öğrenciler dini etkinliklere dahil edildi.

Çaycuma Müftülüğü de, fiili bir durum yaratarak, “kendi iznini kendi vererek” Çaycuma ilçe merkezi, belde ve köylerde anasınıflarını ve ilköğretim birinci kademe öğrencilerini de “Kutlu Doğum Haftası” etkinliklere kattı.

Cami imamları, Kadın Vaizeler, Kur’an Kursu Öğreticileri okullarımızda anasınıflarına ve ilköğretim birinci kademe sınıflarına girerek konuşmalar yapıp, çocuklara dini sözlerin yazılı olduğu balonları dağıttılar. Sınıflara girmeleri için izinleri olup olmadığını soran bazı okul yöneticilerine sözlü olarak “Milli Eğitimden iznimiz” var diyen imamlar, Kadın Vaizeler ile Kur’an Kursu Öğreticilerine ‘sözlü iznin’ nasıl verildiğini Çaycuma Milli Eğitim Müdürlüğü acilen yanıtlamak zorundadır.

Yine Çaycuma Müftülüğü, kendi web sayfasında; “Bu yılki Kutlu Doğum Haftası’nda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile koordineli bir çalışma yaparak ilçemizdeki tüm anaokulu ve ilköğretim birinci kademe öğrencilerinin sayılarını aldıklarını ve 10.000 adet balon bastırıldığını” belirtmektedir. Çaycuma Milli Eğitim Müdürlüğü, yapılan bu ‘koordineli’ çalışmayı neye göre yaptığını da açıklamak durumundadır.

Diğer taraftan Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan “Kutlu Doğum Talimatnamesi”nin 12. Maddesi doğrultusunda “İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ilköğretim 6, 7 ve 8. sınıflar arasında şiir yarışması, ortaöğretim okulları arasında da kompozisyon yarışması düzenlenmesi” için Çaycuma Müftülüğüne izin verilmiştir.

Çaycuma Müftülüğü tarafından Milli Eğitim Müdürlüğü kanalıyla okullara gönderilen yazıda ve yarışma şartnamesinde; söz konusu yarışmalarda birinciye 300, ikinciye 200, üçüncüye 100 TL verileceği belirtilmiştir.

Milli Eğitimde görevli tüm yöneticilerin de çok iyi bildiği gibi;  “Millî Eğitim Bakanlığı Eylül 2005 Tarih ve 2569 Sayılı Tebliğler Dergisinde Yayınlanan Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği Çerçevesinde İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumlarında Kutlanacak Belirli Gün ve Haftalar Çizelgesi”nde “Kutlu Doğum Haftası”nın adı geçmemektedir.

“İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumlarında Kutlanacak Belirli Gün ve Haftalar Çizelgesi”nde Kutlu Doğum Haftası yokken, Diyanet İşleri Başkanlığının sadece kendisini bağlayan “Kutlu Doğum Talimatnamesi” doğrultusunda Çaycuma Müftülüğüne niçin ve nasıl izin verilmiştir?

Ayrıca,  Zonguldak Valiliği Özel Kalem Müdürlüğü tarafından 30.04.2007 tarihinde “Kutlama Programları” konulu Çaycuma Kaymakamlığına yazı gönderilmiştir. Dönemin Zonguldak Valisi Yavuz Erkmen imzasıyla gönderilen yazıda, “İlimizde öğrencilerimizin Milli Eğitim Bakanlığının  ‘Kutlanacak Belirli Gün ve Haftalar’ programında olmayan kutlama, tören vb. etkinliklerde yer almaması ile okul salonlarının müfredat dışı program ve etkinlikler için tahsis edilmemesi konusunda gereken hassasiyetin gösterilmesini, aksine davranışta bulunanlar hakkında yasal işlemlerin yapılacağının bilinmesini ve ilgililere gerekli talimatların verilmesini önemle rica ederim” denilmiştir.


Çaycuma Müftülüğüne; “6,7 ve 8. sınıflar ile ortaöğretim öğrencileri arasında şiir ve kompozisyon yarışması yapılması” için verilen izin Zonguldak Valiliğinin gönderdiği söz konusu yazıya da aykırıdır.

Kutlu Doğum Haftası, toplumun büyük bir bölümü için önem taşıyor olabilir ve buna saygı gösterilmelidir. Ancak temel ilkesi laiklik olan bir eğitim sisteminde, bir din açısından önemli olan bir etkinliğe, okulları ve öğrencileri de katarak kutlamak; bu doğrultuda imamları, Kadın Vaizeleri ile Kur’an Kursu Öğreticilerini anasınıfları başta olmak üzere okullara sokmak laiklik ilkesinin açıkça ihlal edilmesinden başka anlam taşımamaktadır.

Diğer taraftan ülkemizde çeşitli din, mezhep ve inançlara bağlı yapıların, kendilerince önemli bir dini etkinliğin faaliyetlerine Milli Eğitim üzerinden veya fiili durum yaratıp -kendi iznini kendi vererek- tüm okulları ve öğrencileri katmasının önünü açacak bu tür dini etkinliklerin okullar üzerinden yapılmasına kesinlikle izin verilmemelidir. Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere, tüm yetkili birimlere hatırlatmak isteriz ki okullarımız bilimsel ve laik eğitim ilkeleri çerçevesinde eğitim veren kurumlardır.

Bu uygulamalar birer tesadüf değil AKP’nin eğitimi, “devlet eliyle dinselleştirme” politikasının açık bir uzantısıdır. Dini faaliyet yürütmekle görevli Diyanet ve müftülüklerin okulları adeta birer şubesi gibi görmesi, din görevlilerinin görev alanları olmayan okullarımızda boy göstermeleri kabul edilemeyeceği gibi, bilimsel ve laik eğitim anlayışına da aykırıdır.  Bu nedenlerle de Cami İmamları, Kadın Vaizeler ve Kur’an Kursu Öğreticileri kendi görev alanlarına çekilmelidir. Bilimsel ve laik eğitime aykırı davranışta bulunanlar hakkında yasal işlem başlatılmalıdır.

Zorunlu din dersinin kaldırılması, kapsamında taleplerin yükseldiği bir dönemde eğitim hizmetini Diyanet İşleri Başkanlığı faaliyetlerine açma girişimleri, Diyanet ve müftülüklerin okulları kendi şubesi gibi görmesi kabul edilemez bir uygulamadır. Eğitim Sen olarak eğitim sisteminin dinselleştirilmesine sessiz kalmayacağız.

İsmet Akyol (Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi)

Bu haber GÜNCEL, SENDİKA kategorisi altında 20 Nisan 2012 tarihinde eklenmiştir. "İmamların, Vaizelerin Okullarda İşi Ne?" başlıklı haberimize yapılan yorumları RSS bağlantısı ile takip edebilirsiniz.

  1. vatandaş

    bunu bu kadar yazmaya çalışan heralde uzaylı olsa gerek

  1. vdzexebcgz2853

    Çaycuma’da Kutlu Doğum’da Muhteşem Final Yapıldı

Yorum yaz


Site içeriğini kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
Haberlere yapılan yorumlar yorum sahiplerinin sorumluluğundadır, egitimciyiz.com sorumlu tutulamaz.
Bilgi
7