» Kût’ül-Amâre Kutlamalarını Kim Kaldırdı?  » Asker Üniformalı Gösteriye İnceleme  » Danıştay: İş Bırakma Sendikal Faaliyettir  » Ortaylı: “Müfredatı Hazırlayanlar Düşük”  » Kutlu Doğum Haftası Kaldırıldı mı?  » Kursiyerlere Ek Ders Ücreti Ödenecek mi?  » MEB: “Saatle İlgili Çalışmamız Yok”  » Eğitim Sen’den Pisa 2015 Raporu  » 2017 Nöbet Görevi Ücreti Artıyor  » Eğitim Sen: Diyarbakır’da Tüm Üyelerimiz Göreve Döndü  » Dersler Daha Geç Başlayacak  » 8 Kentte Kar tatili  » TBMM Genel Kurulunda Terör Kınandı  » Artvin’de ve Giresun’da Okullar Tatil  » O İlde Okullar Bir Gün Tatil Edildi  » Türkiye Okuduğunu Anlamıyor!  » 934 Öğretmen Daha Göreve İade Edilecek  » Türkiye PISA 2015’te Sınıfta Kaldı  » Eğitim İş MYK’dan Eğitim Sen’e…  » 2017’de Hangi Günler Tatil?  » MEB: Hababam Sınıfını İzleyin  » Ekmek ve Kirada Alım Gücü Geriledi  » 1500 Engelli Öğretmen Atanacak  » Eğitim İş: “Başkanlık Sistemine Hayır”  » Greve Ceza AİHM’den Döndü  » Üç Yeni Sınav Görevi  » “Tazminatlar Dayanışmaya Aktarılacak”  » Yeni EBA Yayında  » Türk Eğitim Sen: “Başkandan Memur-Sen’e Ayar”  » İlk ve Orta Dereceli Okullar Tatil Edildi 
Eğitim Haberleri

İSMAİL HAKKI TONGUÇ SEMPOZYUMLA ANILIYOR

A+  A- İSMAİL HAKKI TONGUÇ SEMPOZYUMLA ANILIYOR

Prof. Dr. Kemal KOCABAŞ

İzmir’de 20-22 Mayıs 2010 tarihlerinde Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde 16 Oturumda 75 Bildirinin tartışılacağı bir sempozyum gerçekleştiriliyor. Sempozyumun adı: “Aramızdan Ayrılışının 50. Yılında İsmail Hakkı Tonguç ve Okul Öncesinden Yükseköğretime Ülkenin Eğitim Sorunları, Çözüm Önerileri”, sempozyumu Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED) ve DEÜ-Köy Enstitüleri ve İsmail Hakkı Tonguç Araştırma ve Uygulama Merkezi (KETAM) İzmir’deki yerel yönetimlerin katkılarıyla düzenliyorlar.

İsmail Hakkı Tonguç Köy Enstitülerinin kuramcısı, uygulayıcısı ve tüm köy enstitülü öğretmenlerin “Tonguç Babası”. Bulgaristan’ın Tataratmaca Köy’ünde 1893 yılında doğar ve 23 Haziran 1960 tarihinde Ankara’da aramızdan ayrılır. 67 yıllık yaşam kendisi gibi çok zor koşullarda yaşayan halk çocuklarının eğitim yoluyla hayatlarının değişimine yönelik yoğun bir emek, çaba, inanç ve tutkuyla geçer.

Önce belleklerimizi yenileyelim. Köy Enstitüleri neydi? Nasıl çalıştı? Köy Enstitülerinin kuramcısı, uygulayıcısı İsmail Hakkı Tonguç’un 1948 yılında bu sorulara verdiği yanıtlara bakalım. Tonguç Köy Enstitülerini “Köy öğretmenleri ile köye lüzumlu diğer mesleklerin erbabını, iş eğitiminin ilkelerine uyarak yetiştirmek amacıyla, ziraat işlerine elverişli arazisi bulunan yerlerde bölge müessesesi olarak açılan, öğrencisi köyden alınan ve yatılı bulunan eğitim kurumu” olarak tanımlar. Enstitülerdeki hayatı da “Geri köyü ileri ve medeni köy haline getirmek ülküsünün kudretine dayanan ve içten gelen bu çalışmalara katılan öğretmenlerle öğrenciler sabahın erken saatlerinde tatlı uykularından uyanırlar, enstitünün toplantı alanına birikirler, hep beraber milli marşlar söyler, çeşitli halk oyunları oynarlar, aralarında o gün yapılacak işleri bölüşerek kümeler halinde derslik, işlik, tarla, bahçe inşaat sahası, bağ, ahır, kümes, ağıl, su yolu, elektrik santrali gibi türlü çalışma alanlarına dağılırlardı. Yüzlerce öğrenci enstitü sınırları içinde çalışmaya başlayınca bir taraftan kazma sesleri, bir taraftan motor uğultusu, müzik dersliğinden mandolin sesi duyulur; hareket, canlılık, neşe, kahkaha her tarafı sarardı. İşlere saldıranların karşısında zorluklar yok olur; hamle kuvveti tembelliği, uyuşukluğu ortadan kaldırır, bunların yerine eser yaratma zevki geçerdi. Onun için enstitülerde birkaç yıl içinde 15.000 bin yatılı öğrenciye yetecek 700’e yakın yeni bina kuruldu; geniş sebze ve meyve bahçeleri meydana getirildi; yollar yapıldı, enstitü dolayları bağlar, koruluklar, spor ve oyun alanlarıyla süslendi; sular akıtıldı, elektrik lambaları yakıldı; bu kurumları uzak yerlere bağlayan telefon ve posta merkezleri yaratıldı. Böylece köylerden alınmış eğitmen ve öğretmen adayları için ileri ve medeni yaşayışa elverişli canlı çevreler hazırlandı. Öğrenciler bu çevrenin içinde bilgiyi yaşayarak ve iş yaparak öğrenme fırsatlarını kazandılar… Köy Enstitüleri pedagoji âlemine yeni değerler katan, çocuğu modern pedagojinin ilkelerine uyarak eğiten, haklarına kavuşturarak ona çocukluk ve gençlik çağının özelliklerine göre yaşamayı sağlayan; onu etkin duruma sokan ve bu bakımdan pedagojinin gelişmesine hizmet eden kurumlardır… Türk çocuğunun yaratıcı kudreti meydana çıkarılmış, gelenekçi okulun çocukları ezen, yıpratan sakat usulleri yerine yeni metotlar geliştirilmiştir. Enstitüler ulusal varlığın ve değerlerin fışkırdığı birer kaynak olmuşlardır”.

Tonguç’un yaşam öyküsü; Osmanlı’nın son dönemlerindeki çocukluk ve ilk gençlik yılları, Cumhuriyetin kuruluş heyecanı, Cumhuriyet Eğitim Devriminin temellerinin atılışı, köy enstitüleri tasarımı ve 1946 sonrası hayal kırıklıkları ve yapılanların yok edildiği bir yaşanmışlık ve tanıklıklara karşılık gelir. Çocukluk dönemlerinde başlayan okuma tutkusu, İstanbul ve oradan Kastamonu Öğretmen Okulu’na gidişte yaşadığı tüm süreçler yoksul bir köy çocuğunun direnişinin öyküsüdür. Çocukluk ve ilk gençlik dönemlerinde bizzat yaşadığı olaylar, gözlemler O’nun şekillenmesinde önemli rol oynar. Daha sonra başlayan Avrupa gezileri ve Avrupa’daki ilerici düşün akımlarıyla tanışması, dünyadaki sanayi devrimi eğitim felsefelerini izlemesi kafasında tartıştığı “Nasıl Bir Eğitim?” sorusunun yanıtlarını bulmada çok önemli olacaktır. Tonguç’un İsmail Mahir Efendi, Satı Bey, Ethem Nejat, İ.H.Baltacıoğlu gibi Osmanlı aydınlarının eğitime bakışlarını incelemesi, Cumhuriyet ile beraber Mustafa Kemal, İsmail Sefa ve Mustafa Necati’nin ortaklaştırdığı eğitim arayışları ve 11 Mart 1926 tarihinde Maarif Vekaleti Levazım ve Alatıdersiye Müzesi Müdürlüğüne atanmasıyla Cumhuriyet Eğitim Devrimi kadrosunda yer alır ve O’nun 21 Eylül 1946 tarihine kadar 20 yıl sürecek büyük arayışı, koşusu başlar. 1926-1946 arası 20 yıl; çok yoğun bir inanç ve tutku ile Cumhuriyet Eğitim Devriminin yeni açılımları için emek verilen, yoksul halk çocuklarının yaşamlarının değişmesi-dönüşmesi için olağanüstü bir çalışmanın, çabanın harcandığı bir dönemdir. İlköğretim Genel Müdürlüğü döneminde kendi çocukluğunda yaşadığı sıkıntıların yaşanmaması için diğer yoksul köy çocuklarının kanatlanmasını temel uğraş olarak alır ve onlara yazdığı “Sevgili Kızım/Oğlum” diye başlayan ve direnişlerini kutlayan mektuplar yazar. Eğitmen Kursları, Köy Öğretmen Okulları, Köy Enstitüleri, Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü kuruluşu, yasası, yönetmelikleri ve pek çok sürecin altında Tonguç’un olağanüstü emeği, öngörüsü ve tasarımı vardır. Köy Enstitülerinin yerini bizzat kendisinin de içinde bulunduğu gruplarla gezerek, köylülerle konuşarak, görüşerek saptar. 11 Mart 1940 tarihinde Isparta Gönen’dedir. O gün Gönen Köy Enstitüsü için yer seçimi yapılır ve Tonguç defterine “Köy çocukları burada okuyacaklar, mutluluğu gerçeklerde bulmanın düşlerde araştırmaktan daha kolay olduğunu anlayarak yetişecekler, mutlu olmanın, özgür ve bağımsız yaşamanın yoksul düşmemenin gizlerini bulacaklar… Bu yeni yuvaya toplanacak köy çocukları burada gönensinler” notlarını düşer. Tonguç Köy Enstitülerinde verilecek eğitimle ilgili olarak “mutlu olmak, yoksul düşmemek, özgür ve bağımsız yaşamak” gibi insana dair ilerici hedefler koyuyordu. Tonguç’un eğitim düşü buydu. Cumhuriyeti de böyle algılıyordu.

YKKED olarak yaklaşık bir yıldan beri hazırlandığımız bu sempozyumda ülkenin eğitim-kültür sorunlarını tartışacak ve çözüm önerileri üreteceğiz. Kaotik bir süreç yaşayan Türkiye’de bu sempozyumun ülkenin aydınlık bir değeri üzerinden geleceği konuşarak umuda yönelik yeni düşünsel zenginlikler üretmesi en önemli dileğimiz. Sempozyum Kitabı ve Oğuz Makal’ın hazırladığı “Ülkeyi Kucaklayan Adam: Tonguç” Belgeseli de bu sempozyumun ülke düşün dünyasına iki önemli armağanı olacak. Hakkı Tonguç’un büyük emeğine saygıyla…

NOT: Sempozyum Programı için tıklayınız.

Bu haber MAKALELER, SERBEST KÜRSÜ kategorisi altında 15 Mayıs 2010 tarihinde eklenmiştir. "İSMAİL HAKKI TONGUÇ SEMPOZYUMLA ANILIYOR" başlıklı haberimize yapılan yorumları RSS bağlantısı ile takip edebilirsiniz.

  1. nil

    merhaba. bu sempozyumun tam adresi ve saati kaçta acaba ??????

    • admin

      Sempozyum Konak Belediyesi Dr.Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde “Salon A: Dr. Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi Ana Salon” ve “Salon B: Dr. Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi Nikah Salonu”nda yapılacak.

      Sempozyum iki salonda yürütülecek ve sabah 07.30’dan 17.30’a kadar süren bir dizi etkinlikle üç gün boyunca devam edecek.

      Tam program için buraya tıklayınız.

Yorum yaz


Site içeriğini kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
Haberlere yapılan yorumlar yorum sahiplerinin sorumluluğundadır, egitimciyiz.com sorumlu tutulamaz.
Bilgi
10