» Kût’ül-Amâre Kutlamalarını Kim Kaldırdı?  » Asker Üniformalı Gösteriye İnceleme  » Danıştay: İş Bırakma Sendikal Faaliyettir  » Ortaylı: “Müfredatı Hazırlayanlar Düşük”  » Kutlu Doğum Haftası Kaldırıldı mı?  » Kursiyerlere Ek Ders Ücreti Ödenecek mi?  » MEB: “Saatle İlgili Çalışmamız Yok”  » Eğitim Sen’den Pisa 2015 Raporu  » 2017 Nöbet Görevi Ücreti Artıyor  » Eğitim Sen: Diyarbakır’da Tüm Üyelerimiz Göreve Döndü  » Dersler Daha Geç Başlayacak  » 8 Kentte Kar tatili  » TBMM Genel Kurulunda Terör Kınandı  » Artvin’de ve Giresun’da Okullar Tatil  » O İlde Okullar Bir Gün Tatil Edildi  » Türkiye Okuduğunu Anlamıyor!  » 934 Öğretmen Daha Göreve İade Edilecek  » Türkiye PISA 2015’te Sınıfta Kaldı  » Eğitim İş MYK’dan Eğitim Sen’e…  » 2017’de Hangi Günler Tatil?  » MEB: Hababam Sınıfını İzleyin  » Ekmek ve Kirada Alım Gücü Geriledi  » 1500 Engelli Öğretmen Atanacak  » Eğitim İş: “Başkanlık Sistemine Hayır”  » Greve Ceza AİHM’den Döndü  » Üç Yeni Sınav Görevi  » “Tazminatlar Dayanışmaya Aktarılacak”  » Yeni EBA Yayında  » Türk Eğitim Sen: “Başkandan Memur-Sen’e Ayar”  » İlk ve Orta Dereceli Okullar Tatil Edildi 
Eğitim Haberleri

KESK Genel Kurul Süreci ve Sorumluluklarımız

A+  A- KESK Genel Kurul Süreci ve Sorumluluklarımız

İsmail SAĞDIÇ

KESK’e bağlı sendikaların iş yerlerinden başlayan kongre süreci devam etmektedir. Eğitim Sen dışındaki sendikalarda şube genel kurulları tamamlanmıştır. Mart ayı sonuna kadar da Eğitim Sen’le birlikte şube kongreleri tamamlanmış olacaktır. Tüm örgütlerde olduğu gibi sendikal örgütlerde de genel kurulların, emekçilerin örgütlerini yenilediği, var olan eksikliklerin giderildiği, saldırılara karşı birliklerin yenilendiği ve güçlerin tahkim edildiği süreç olarak yaşanması beklenir. Söz konusu olan, saldırıların yoğunluğu ve kazanılmış hakların gaspı olduğunda, bu anlayışın tereddütsüz yaşama geçirilmesi de, ihtiyaçların en büyüğü olarak kendisini dayatmaktadır. Yaşanan olağanüstü genel kurulla birlikte değerlendirildiğinde, saldırılar karşısında birleşmiş ve iç çelişkilerini aşmış bir KESK dönemin en önemli ihtiyacı olsa gerek.

Bu tutum ve sorumlulukla hareket etmek, işçi ve emekçilere karşı sorumluluğun bir gereğidir. Sınıf mücadelesini ilerletmek, saldırılar karşısında işçi ve emekçilerin dönemsel talepleri etrafında birleşme fikrinin, Genel Kurul kararları olarak şekillenmesi ve “yeni dönemin” yol haritasının bu anlayışla belirlenmesi gerekir. Genel Kurulların bu anlam ve ihtiyaçtan koparılarak, koltukların nasıl paylaşılacağı anlayışıyla ele alınması, birleşik bir mücadelenin yaşam bulmasını engellediği gibi sendikal örgütleri, asıl yapması gereken görevlerden de alıkoymaktadır.

BÜROKRATİK ANLAYIŞIN UZANTISI

KESK açısından -öncesi bir yana- 2008 Genel Kurul sürecinde açığa çıkan hizipçi ve dağıtıcı anlayışın, giderek bir kültür haline getirilmeye çalışıldığına tanık olmaktayız. Sendikal bürokrasinin KESK versiyonu olarak da nitelendirilebilecek bu anlayış veya anlayışların sendikaları koltuk paylaşımları üzerinden dizayn etmenin gayreti içerisinde oldukları görülmektedir. Sendikaların küçülmesinden, giderek mücadelenin dışına düşmesinden kaygı duymamak, genel kurulları kişisel ve grupsal koltuk ihtiyaçlarını gidermenin aracı olarak değerlendirmek, sendikal bürokratik anlayışın saflarımızdaki uzantısıdır. Bu anlayışın sendikal hareketi ve özelde de KESK’i nasıl bir durumla karşı karşıya bıraktığını görmek için çok uzaklara gitmeye gerek yoktur. Yakın tarihimizin örneklerine bakmak yeterli olacaktır.

Bu nedenle yaşananlara ve yer, yer tasfiyeci bir tutuma denk düşen bu yeni bürokratik sendikal anlayışın geldiği aşamaya dikkat çekmek bir zorunluluk haline gelmiştir. Çünkü birleşmiş ve mücadeleci bir örgüte olan ihtiyaç, ülkemiz emekçilerinin ve ezilen halklarının yanı sıra dünyada ayağa kalkan halkların mücadelesine karşı duyduğumuz sorumluluğun bir gereğidir. İşte bunun içindir ki; sermaye merkezli saldırılar karşısında en geniş işçi emekçi cephesini oluşturmak ve iç tartışmalara boğulmadan, şubelerden başlayarak dönemin ihtiyacı olan bir kapsayıcılıkta ve genişlikte birliktelikler oluşturmak bir zorunluluk haline gelmiştir.

MÜCADELECİ ANLAYIŞ RAHATSIZ ETTİ

2008 Genel Kurulundan ve KESK’in Olağanüstü Kongre sürecinden ders almayanlar, KESK’i tekrar mücadeleden uzaklaştırıcı iç tartışmalara sürükleyen bir tutuma yönelmişlerdir. İktidar hırsıyla, kamu emekçilerinin birliğini ve mücadelesini tehdit etmekte beis görmemektedirler. Anlaşılan, emekçilerin birliğini savunmak ve sendikaları emekçilerin mücadele örgütü olarak değerlendirmek bazı anlayışları rahatsız etmektedir. İl temsilciliklerinden başlayarak şubelere kadar yerel dinamikleri yok sayarak oluşturulmaya çalışılan kurgunun yaratacağı tahribat görmezden gelinmeye devam edilmektedir. Bulundukları yerellerde emek ve demokrasi mücadelesinde öne çıkmış ve mücadele merkezi olmuş kimi şubelerin kongrelerinde ortaya çıkan tutumu demokratik bir yarışın doğal sonucu olarak değerlendirmek yanıltıcı olacaktır. Yan yana gelişleri ve bunun üzerinden elde edilen sonuçları, basit bir yönetim değişikliğinin ötesinde, mücadeleci sendikal anlayışa karşı duyulan rahatsızlığın ve mücadeleci unsurların sendikalardan uzaklaştırılmasına çalışılmasının sonucu olarak değerlendirmek gerekir.

EMEKÇİ KADINLARI SENDİKAL YÖNETİMDEN DIŞLAMAK İÇİN İŞ BİRLİĞİ YAPILDI

Hatırlamak ve hatırlatmak gerekir. 2008 Genel Kurulları ve KESK Olağanüstü Genel Kurul süreci de dahil olmak üzere her dönem tasfiyeci anlayışlara karşı mücadelemiz bilinmektedir. Bu anlayışımız işçi ve emekçi mücadelesine karşı duyduğumuz sorumluluğun bir gereğidir. Bu anlayışın dışına düşmekte ısrar edenlerin emek ve demokrasi mücadelesine katacakları fazla bir şey yoktur.

Ayrıca her defasında “iktidarcı” anlayışı eleştirerek, kadın mücadelesine önem atfedenlerin neden oldukları tutum, kadın mücadelesi açısından da sorgulanmaya değerdir. Kadınların sendikalardaki temsiliyetinin önüne birleştirilmiş setler kurarak ve kendi “iktidarları” için neden oldukları tahribat, bu arkadaşlarımız tarafından nasıl açıklanacaktır? Emek ve demokrasi mücadelesinin yanı sıra KESK’in kadın mücadelesindeki yüzü olan bir kadının, şube yönetiminden (Tüm Bel-Sen Ankara 2 No’lu Şube) uzaklaştırılarak yerine yedi erkekten oluşan bir yönetimin ikame edilmesi nasıl açıklanacaktır? Ya da benzer biçimde sermayenin saldırılarına karşı sendikaların mücadele mevzisini en ileriden kuran, sendikal hareketin yerel düzeyde birleşmesi için her türlü çabayı gösteren, bu örnek tutumlarıyla KESK’in ve kadın mücadelesinin öncüsü olmuş kadın emekçilerin yönetiminde bulunduğu sendika şubelerine (Eğitim Sen İstanbul 3 No’lu Şube, SES Şişli Şube), karşı bu emekçi kadınları sendikal yönetimlerin dışına itmek üzere “topyekün işbirliği”ne gitmek “iktidarcı” olmayan anlayış tarafından nasıl açıklanacaktır?

SORUMLULUKLA HAREKET EDECEĞİZ

Her dönem olduğu gibi küçük hesaplardan uzak duracağımızı, emek ve demokrasi mücadelesinin ihtiyaçlarını grup ihtiyaçlarına kurban etmeyeceğimizi ve ettirmeyeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz. Sendikalarımızın asıl sahipleri olan emekçilerle birleşmek, sendikal hareketin mücadeleci bir temelde yeniden inşa edilmesi ve KESK’in bu anlayışla yenilenmesi için her türlü sorumluluğu almak önceliğimizdir. Bunun içindir ki dışımızdaki anlayışlar tarafından dayatılan merkezi düzeyde ki ikili ittifakları ve masa başında bütün KESK’i paylaşma tutumlarını reddederek birliğin sağlanması için azami çaba harcadık, harcamaya da devam edeceğiz. İş yerlerine dayanan ve şubeler düzeyinde yerel mücadele dinamiklerinin ortak hareketini esas alarak, kamu emekçilerinin mücadelesini güçlendirmekte ve KESK’i büyütmekte ısrarcı olacağız.

Sermayenin, emekçilerin birleşmesine ve birleşmiş bir emek hareketine engel olmak için uğraşması anlaşılırdır. Anlaşılamayan ise, KESK içerisinden birleşmeye engel teşkil eden adımların atılmasıdır.
Genel kurul süreçlerini bu tutum ve sorumlulukla ele almaya devam edeceğiz. Milyonlarca emekçinin sendikalarımızdan beklentilerine yanıt olmak, emek ve demokrasi güçlerinin birliğinin her türlü “küçük” hesabın üzerin de olduğunun sorumluluğunu yerine getirmekte tereddüt etmeyeceğiz.

Ne “KESK Mühendisliğine” soyunacağız, ne de kaybedilen “grup mevzilerini” tekrar elde etmek için her yolu mubah göreceğiz. İhtiyaç olan ve mutlaka yerine getirilmesi gerekenin; kendi içinde mücadeleci bir anlayış temelinde birleşmiş, sermayeye ve onun iktidarına karşı emekçilerin taleplerini öne alan bir KESK’i yaratmada ısrarcı olacağız.

(*) Eğitim Sen Üyesi

Bu haber GÜNCEL, SERBEST KÜRSÜ kategorisi altında 7 Mart 2011 tarihinde eklenmiştir. "KESK Genel Kurul Süreci ve Sorumluluklarımız" başlıklı haberimize yapılan yorumları RSS bağlantısı ile takip edebilirsiniz.

Yorum yaz


Site içeriğini kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
Haberlere yapılan yorumlar yorum sahiplerinin sorumluluğundadır, egitimciyiz.com sorumlu tutulamaz.
Bilgi
8