Pek dile gelmiyor, gündeme getirilmiyor. Kol kırılır, yen içinde kalır diye düşünülüyor muhtemelen. AKP’nin “Akîl İnsanlar” listesi yayımlanır yayımlanmaz listeye tepkiler gecikmedi. Liste genellikle AKP’ye yakınlığı ile bilinen isimler üzerine tartışılırken listede yer alan KESK Genel Başkanı Lami Özgen‘e gösterilen bazı tepkiler çok kişinin gözünden kaçtı.

KESK Başkanı Lami Özgen, -bir çok kişiye göre hükmü kalmayan- KCK davasından yargılanırken Akîl İnsan olmasıyla haber değeri kazandı.

Bir de işin fazla görülmeyen iç yüzü var.

KESK, Lami Özgen’in Akîl İnsan olmasından dolayı ciddi bir tepkiyle karşı karşıya. KESK‘e bağlı sendikaların üyeleri, muhtemel yöneticileri de bu beklenmeyen durum karşısında şaşırmış durumda.

Sendikalara üyeleri tarafından çeşitli sorular yöneltilmekte.

“Düne kadar toplu görüşme masasını orta oyunu diyerek terkeden KESK, bugün bir başka orta oyununa dahil mi oluyor?”
“AKP, sendikamdan elini çek diyen KESK, bugün aynı eli mi sıkıyor?”
“Geçtiğimiz günlerde hakaret düzeyine varan tartışmalar yaşanan Memur Sen’le hangi gerekçeyle bir araya gelinebiliyor?
“KESK, Akîl İnsanlar listesinin bu yapısıyla çözüm getireceğini mi düşünüyor?”
“KESK Başkanı Lami Özgen’in listeye girmesi KESK’in hangi kurullarında görüşülüp kararlaştırıldı?”

Adaylığın açıklanmasından “sonra” KESK elbette Lami Özgen’in durumunu toplantılarında tartışmış, bazı kararlar almıştır. Bu açıklanmadığı için henüz ne karar alındığını bilememekteyiz. Fakat Lami Özgen’in son açıklamaları “Ben KESK’i temsilen burada bulunmuyorum” yönündedir.

Daha önceki açıklamalarında, gelen teklif üzerine “Hem emek-meslek örgütleri temsilcileri hem de bir konfederasyon başkanı olarak yer alabileceğimi ifade ettim” (1) diyen Lami Özgen son açıklamalarında “Komisyonda, KESK’in kurumsal temsilcisi olarak bulunmadığını” (2) ifade etmekte.

Lami Özgen’in “KESK’i temsil etmiyorum” açıklaması yeterli ve inandırıcı değildir. AKP Hükümeti listeyi hazırlarken Lami Özgen’i sokaktaki “vatandaş” olarak değil, yaklaşık 250 bin üyesi bulunan KESK’in başkanı olarak tercih etmiştir.

KESK’siz bir Lami Özgen’in listede kendine yer bulması imkansızdır.

KESK, mücadele tarihinde her zaman iktidarların karşısında, çalışanların yanında olabilmiş bir konfederasyondur. KESK, yıllardır akan kanın durması için savaşa karşı olmuş, her açıklamasında mutlaka “önce barış” diyebilmiştir. KESK’in mücadeleci kimliğinden ve verdiği mücadeleden kimse şüphe duymamalıdır. KESK’in üyeleri her iktidar döneminde bedeller ödemiş, zorluklar karşısında yılmamış üyelerdir.

Bu durumda KESK’in üyelerine bir sorumluluğu bulunmaktadır. KESK, en kısa zamanda Lami Özgen’in kararıyla ilgili bir açıklama yapmalı, üyelerini bu karar konusunda açık bir dille aydınlatmalıdır.

Not: Yazı yazıldığında KESK’ten henüz resmi bir açıklama yapılmamıştı.

1- http://www.sabah.com.tr/Gundem/2013/04/03/akil-insanlar-konustu?paging=3
2- http://www.birgun.net/politics_index.php?news_code=1365322518&year=2013&month=04&day=07

 Mehmet KATRANCIOĞLU – Eğitimci/Editör

1 thought on “KESK Neden Susuyor?

  1. Konfederasyonu kişisel mülkü gibi gören bu anlayışı protesto edip sendikamdan ayrılıyorum.Hiç bir tepki göstermeyen sendika başkanlarınıda ayrıca kınıyorum.Kimsenin görüşü alınmadan yandaş durumuna düşürülmemiz utanç verici.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.