Kılavuz Kitaplar Yaratıcılığı Kısıtlıyor

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Türkçe Eğitimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Halit Karatay, öğretmen kılavuz kitaplarının, öğretmenlerin yaratıcılığını, problem çözme yeteneğini, öğrenciyi ve sınıfı izleme görüşünü kısıtladığını söyledi.

Osmanlı Devleti döneminde ilk olarak Selim Sabit Efendi’nin 1870 yılında yazmış olduğu “Rehnümâ-yi Muallimin” isimli kitapla gündeme gelen öğretmen kılavuz kitaplarının işlevselliği eğitim camiasında tartışılıyor.

Öğretmenler Kılavuza Bağımlı Hale Geliyor

Yapılan araştırmalar bu kitapların öğretmenleri kısıtlayarak kendine bağımlı hale getirdiğini gözler önüne seriyor. Konu ile ilgili yaptıkları araştırmalar neticesinde Milli Eğitim Bakanlığı’na görüş bildiklerini söyleyen Karatay, öğretmen kılavuz kitaplarının öğretmenlerin yaratıcılığını, problem çözme yeteneklerini, öğrenciyi ve sınıfı izleme görüşlerini kısıtladığını söyledi.

Eğitim ve öğretimin iyileşmesi ile ilgili olarak Tanzimat’ta ilk çalışmaların başlatıldığını belirten Doç. Dr. Karatay, “Cumhuriyet ile birlikte aynı şekilde özellikle son yıllarda kılavuz kitapları öğretmenlerin derslerde ne yapacağını, ne yapmayacaklarına ilişkin bilgi vermek amacıyla hazırlanmış hem ders kitabının hem de çalışma kitabının aslında açıklayıcısı durumunda. Sınıf ortamında öğretmenin konuyu nasıl işleyeceğine dair bilgi verme amacıyla hazırlanmış kitaplar. Bunun olumlu yanları olmakla birlikte olumsuz yanları da var.

Örneğin, öğretmen içinde bulunduğu eğitim programının amaçlarını yeteri kadar bilmiyorsa ya da ders ortamında işlediği konunun ve öğrencilerinin özelliklerini öğrenme yeterliliklerini iyi gözlemleyemiyorsa sadece kılavuz kitaplara birebir bağlı kalıyorsa, öğretmenin hem zamanla yaratıcılığını köreltecektir hem de öğretmenin sınıf yeterliliğini ve ortamını kontrol etmesine engel olacaktır” diye konuştu.

Öğretmenler eğitimdeki gelişmelerden habersiz

Yapılan araştırmalara göre, öğretmenlerin eğitimdeki gelişmelerden habersiz olduğunu söyleyen Doç. Dr. Halit Karatay, “Öğretmenlerimiz değiştirilen eğitim öğretim programları konusunda yeteri kadar bilgili değiller. Bakanlık bu konuda öğretmenleri yeteri kadar bilgilendirmiyor. Özellikle bu bilgilendirme çalışmaları için hizmet içi kurslar, sene başı ve sene sonundaki seminer çalışmaları bu açıdan önemli. Öğretmenlerimiz bu iki haftalık dönem içerisinde bilgilendirilirse öğretmen kılavuz kitabını bire bir uygulamak zorunda kalmazlar. Yeni teknikler deneme cesareti göstereceklerdir. Eğitim kalitesi bu sayede arttırılabilir.

Öğretmen sadece kılavuza bağlı kalırsa, sınıf ortamını ve öğrenci düzeyini, öğretimin ilerleyip ilerlemediğini kontrol etme zorluğu çekeceğinden, doğru yapayım derken yanlış yapabilir. Öğretmen kılavuz kitapları öğretmenlerin yaratıcılığını problem çözme yeteneklerini öğrenciyi ve sınıfı izleme görüşlerini kısıtladığını düşünüyorum. Bunlar eğer hizmet içi seminerlerle desteklenirse daha iyi olacaktır” dedi. -Hürriyet Eğitim

1 thought on “Kılavuz Kitaplar Yaratıcılığı Kısıtlıyor

  1. Zaten biliniyor ki kılavuz kitaplara bağlı kalmak diye bir zorunluluk yok… İsteyen öğretmen uyar istemeyen uymaz. Uyulursa genel bir standart sağlanmış olur. Ve de bu oldukça olumlu bir durumdur.
    Bir de öğretmen gelişmelerden habersiz deniyor. Elbette yetersiz…. sabah akşam kpss çalışmak zorunda kalan insanlar öğretmenler… Sorsunlar bakalım genel kültür güncel konular bakalım habersizler mi? :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.