MEB Bilişimde Ektiğini Biçiyor

“İşin başına” konunun uzmanı yerine tanıdık birilerinin getirilmesi son yıllarda alışılan bir durum haline geldi. Hatta bu durum o kadar kanıksandı ki tepki bile gösterilmez oldu.

En yukardan başlarsak, son yıllarda Milli Eğitimin başına mesleği avukat, ekonomist olan kişilerin getirilmesi ilk akla gelen örnekler olacaktır. Bu durumun sonuçlarını hergün yaşayan eğitimciler için herşey açık seçik ortadadır, yeniden anlatmaya gerek yok.

Yazımda değinmek istediğim nokta Milli Eğitim Bakanlığı‘nın bilişim politikası.

MEB, başbakanın seçim meydanlarında “her öğrenciye tablet” demesinden sonra Fatih Projesi‘yle teknolojiye adım atmış oldu.

Beklenti büyüktü. Fakat daha işin başında ihale sürecinde yaşanan sıkıntılar projeye şüpheyle bakılmasına neden oldu.

MEB’in bilişim öğretmeni atamaması ve bilişim derslerine yönelik tavrı da bu yaklaşımları güçlendirdi. Projenin “bilişim atağından” çok malzeme temininden ibaret olduğu görüşü yaygınlaştı.

Hep Bir Yanı Eksik…

Projede “gelişen dünyaya ayak uyduracak bireylerin yetiştirilmesi” planlanırken, tabletlerin sadece okul interneti kullanacak olması, sadece yüklü yazılımların kullanılabilmesi, gelişmeye açık olmaması, okul internetinde sosyal ağların yasaklı oluşu Fatih‘i ölü doğan bir proje haline getirdi.

Atanmayan bilişim öğretmeninin rehberlik edemediği öğrencilere “nasılsa hepsi kullanmayı biliyor” demek, bu işin planlı, hedefli bir iş olmadığı düşüncesini güçlendiren bir durum oldu.

Google Bile Yasaklı

Bilgiye erişimin yollarının kapatıldığı MEB internetinde, sosyal ağlar, dosya yükleme siteleri, forumlar vb. yasak. MEB’in bağlantılara “aman haaaa” diyerek uyguladığı yasağın dozu zaman zaman o kadar artıyor ki; adı neredeyse internetle özdeşleşmiş olan Google‘a bile girmek mümkün olmuyor.

Bunca sınırlamacı, yasakçı, bürokratik uygulamayla geleceğin “hür düşünceli”, teknolojiyi yaratan, modern insanının nasıl yaratılacağını merak etmiyor değilim.

Bugün Fatih Projesi‘nin içindeki insanlar bile projeden umudunu kesmiş durumda. Başbakan’ın miting meydanlarında kullandığı bir cümlenin yerine getirilmesi zorunluluğunu taşıyanlar, bu durumu dile getirmekten maalesef çok uzak görünüyor.

Umarız bilişim Türkiye için miting meydanlarında sarfedilen bir cümleden çok daha fazla şey ifade eder ve gelişmeye açık projelerle, işi bilen kişilerin (bilişim öğretmenlerinin) elinde üreten gençlerin önü açılabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.