MEB’in Kara Çarşambası

Konuk Yazar/ Metin Memiş

22 Ağustos Çarşamba günü başlayan özür grubu yer değiştirme başvurularında, binlerce öğretmen, başvuru modülünde “Branşınıza ait boş kontenjan bulunmamaktadır” ifadesi ile karşılaştı. (Burada amaç il emrini kaldırdık mahkemelere koştunuz size öyle bişi yapacazki il emri kalkmış durumu bile arar hale geleceksiniz gibi ehven-i şerden şermi seçtirmeye uğraşıyorsunuz.)

Gerçi perşembenin gelişi çarşambadan belli idi. İller arası tayinlerde bir çok ilin kapalı olmasının ardından ,özür grubu Kılavuzu’nda norm fazlalığı olan branşlarda atamanın yapılmayacağı dile getirilmişti.

Meb tarihine KARA ÇARŞAMBA olarak geçecek olan bu düzenleme özür grubundan atanmak isteyen öğretmenlerin tüm aşkını ,şevkini çalışma azmini kırmış ve 4+4+4 lük eğitime buruk ve bir o kadarda isteksiz girmelerine neden olmuştur. Kara Çarşambanın ne olduğunu anımsayamayan arkadaşların Googleden kısa bir araştırma yapmasını tavsiye derim.

Nasıl ki 2001 21 şubatta Türkiyenin Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizi yaşanmıştı ise bu günde Cumhuriyet tarihinin en büyük Öğretmen krizi yaşanıyor. Günlerdir 100 lerce mail ve telefon alıyorum hocam lütfen durumumuzu gündeme getirin internette yazın sesimize kulak verecek bizleri kale alacak vicdan sahibi mutlaka birileri olmalı diyen öğretmen arkadaşlar tarafından kuşatma altına alındım.Biraz haber sitelerinin formlarını gezdim orası dahada içler açısı. İnternette forumlarda vb sanal ortamlarada haykırışta bulunan arkadaşlar buralarda körler sağırlar birbirini ağırlar durumunda olmayalım artık meşru platformlarda ve meydanlardada sesimizi duyurma zamanı çoktan geldide geçmektedir.

Yine de bana gelen maillerden duyduklarımı sizinle paylaşmak istiyorum:

Elim kolum bağlı mailler atıyorum 147 yi arıyorum kendi çapımda isyanımı haykırıyorum. Yığınla evrak toplattılar yok o belge yok bu belge. Günün eksik dediler 2 günden dolayı başvurumu reddettiler bakanlıkta aramadığım insan kalmadı. Onun kavgası stresi son gün yeniden onay verdiler çünkü yanlış tarihi baz aldılar. Bunu bilen düzeltti bilmeyen oturup ağladı evinde. Sonra? bekledik. Günlerce bekledik. Bizi 30 Eylül‘ü baz alıyoruz korkmayın mağdur olmayacaksınız nidalarıyla kandıranların hayatlarımızla oynayışlarını bekledik.

Sonuç?

Tam bir fiyasko; “Branşınıza ait boş kontenjan bulunmamaktadır”.

Allah büyük. Allah gerçekten çok büyük arkadaşlar diyenimi ararsınız yoksa eş durumu atamaları tam bir skandala dönüştü ayıptır günahtır arkadaş insanlar evlenirlerken Mebin çizdiği sınırlar içerisinde mi evlenecek bu nedir yani bakanlık talep edilen ili tayine kapatınca boşanıcakmı bu insanlar.

Bir de çocuk varsa o zaman 2 seçenek kalıyor, çocuk ya anneyi görmeyecek yada babayı…

Özetle her şey çocuklarımız için… Başbakanımız ne diyordu 3 çocuk yapın ülkemizin geleceği buna bağlı ! bizler ailelerimizden ayrı iken nasıl 3 çocuk yapacağız yada elimizdeki çocuklarımızdan ayrı iken nasıl onlara bakacağız?

Sanırım öğretmenlere demedi bu 3 çocuk olayını sayın Başkanımız…

Sayın eski milli eğitim bakanımız Hüseyin Çelik (‏@hc_huseyincelik) sosyal paylaşım sayfasında “Biliyorsunuz sitem sevgiden doğar. Sadece sevdiği için sitem edenlere değil,kızdığı için itiraz edip eleştirenlere de kapımız açıktır.” diyor. Evet sayın bakanım hem severek hem kızarak sitem ediyoruz ve bunca özür gurubundan mağdur durumda olan arkadaşlarımıza yardımcı olmanızı bekliyoruz.

Ayrıca Hüseyin Çelik (‏@hc_huseyincelik) “Siteminiz baş üstüne. Elbette siteminizi ülkeyi yöneten siyasî iradeye yapacaksınız. Sitemlerinizi Merkel’e, Putin’e yapacak haliniz yok.”

Çok haklısınız sayın bakanım derdimizi kime anlatacağız sitemimizi kime yapacağız? Tabiiki de Cumhurbaşkanı’na Başbakana ve Meb’e değil mi?

Sizce bir sonuç çıkar mı, ailesinden yuvasından annesinden babasından ayrı olanlara bir merhem olurmu bu sitemler?

Sorunun kendinde olduğunu anlamayan insanlar çözümü başkalarının huzurunu bozmakta bulur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.