MEB’in Yeniden Yapılandırılması

Eğitim Sen‘in, İl Milli eğitim Müdürlerinin atamalarıyla ilgili basın açıklaması metni haberimizin devamında verilmiştir.

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu’nun “İl Milli Eğitim Müdürü Atamaları İle MEB’in Yapılandırılmasına Devam Ediliyor!” başlıklı açıklama metnidir.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeniden yapılandırılması süreci 65 İlin Milli Eğitim Müdürü’nün değiştirilmesiyle devam ediyor. 652 sayılı KHK’nin 37. maddesinin 7. fıkrasında ifade edildiği üzere, “İl millî eğitim müdürü, ilçe millî eğitim müdürü, okul ve kurum müdürü olarak görev yapanların yer değiştirmeleri, hizmet süreleri, performans ve yeterlikleri dikkate alınarak bölge hizmeti ve rotasyon esasına göre yapılır.” düzenlemesi getirilmiştir.

Bu düzenlemenin açık anlamı artık yöneticilerin, görevlerini yalnızca mevzuata, plan, program ve emirlere göre değil, aynı zamanda performans ölçütlerine ve hizmet kalite standartlarına uygun olarak yürütecek olmalarıdır. Üstelik Bakan Dinçer, il yöneticilerinin “performans kriterleri”ne göre belirleneceğinin işaretlerini daha önceki açıklamalarında vermiştir.

652 KHK düzenlemeleri hükümetin, eğitim sisteminin kamu yönetimi anlayışından çok, “özel sektör” anlayışıyla yönetmek istediğinin en açık ifadesidir. Öyle ki gerçekleştirilen İl Milli Eğitim Müdürü atamalarında performans kriterlerinin öne çıkarılması, okul müdürleri dahil olmak üzere yönetici kadroların “işletmeci” gibi hareket etmeleri arzusunun ifadesidir. “Yeni Kamu İşletmeciliği” olarak ifade edilen bu anlayışın atamalara yansıması, kamu hizmetinin örgütlenmesinde niteliğin değil, sonuca odaklanan ve niceli öne çıkaran bir hizmet algısının öne çıkmasıdır.

Örneğin okul başarısına odaklanan yeni işletmeci yöneticilerimiz, çocuklarımızın sınavlardaki başarıları üzerinden okulun başarısını değerlendirmeye tabi tutmak istemektedirler. Bu perspektiften bakıldığında, okulun fiziki koşullarından verilen eğitim hizmetinin niteliğine kadar birçok hayati konu göze görünmemektedir. Çünkü söz konusu hayati sorunların çözümü ciddi bir politikayı zorunlu kılmaktadır. Bugün uygulanan politikaların arkasında nitelik sorunundan ziyade, “kalite” derdine düşmüş bir hem muhafazakar hem de piyasacı bir “ideoloji” bulunmaktadır.

Eğitim Sen olarak altını bir kez daha çiziyoruz ki; İl Milli Eğitim Müdürleri atamalarıyla okulların, eğitim sistemimizin demokratik yönetimine katkı sunulmamış, aksine neye göre belirlendiği belli olmayan “performans kriterleri” ile gerçekleştirilen keyfi atamalarla Bakanlık teşkilatı AKP ile doğrudan “organik ilişki”ye sokulmuştur. Eğitim Sen olarak;

· Eğitim hizmetini, fayda-maliyet ya da kar-zarar mantığıyla örgütlemek isteyen,

· Eğitim emekçilerini parça başı iş üreten işçi; öğrenci ve velilerimizi de müşteri gibi gören,

· Yöneticileri birer şirket yöneticisi haline getirmeye çalışan,

· Kadınların yönetim kademelerindeki temsiliyetini dikkate almayan,

· Demokratik yönetim ilkelerini ortadan kaldıran,

· MEB yöneticilerini istisnaya yer verilmeyecek ölçüde AKP’ye bağlamaya çalışan,

bu atamaların keyfi ve siyasi olduğunu vurgulamak istiyoruz. Bilinmelidir ki; “her yeri arka bahçe” olarak gören siyasi iktidarın kendi çıkarları doğrultusunda attığı bütün adımlara karşı mücadele etmeyi sürdüreceğiz

EĞİTİM SEN GENEL MERKEZİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.