AYDIN KATLİAMINI UNUTMA!
Mehmet BERAN
Onlar sadece yazardı,şairdi ya da sadece insan.Sadece insan oldukları için bile yaşama hakları vardı.Ama Ruhi Su'nun dediği gibi "benim ülkemde insan kanı bile sudan ucuz." Hal böyle olunca insanın ülkesine bağlılığında bir incinme ve mutsuzluk yaşaması kaçınılmaz oluyor.
Bir ülke düşünün ki kendi yazarını, kendi çizerini ve de kendi şairini yaksın. Bir ülke hayal edin ki kendi sanatçısına zülüm etsin. Ve bir yönetim erki düşleyin ki insanları diri diri yaksın. Hangi ülke kendi vatandaşını diri diri yakabilme insanlığını gösterir. Hangi din, hangi inanç bir başkasına acımadan ve sevinç içinde eğlenir gibi insanların yakılmasına seyirci kalabilir. Kalamaz tabi...
Galeyana gelen/getirilen ve linç kültürüne yatkın insanlara bir diyeceğim yok. Ancak insanlarımızı galeyana getiren zihniyetlere neden hiç ses çıkarılmaz. İktidarlar neden iktidara gelirler? Hükümetler kurulurken ayrımsızlık ilkelerine neden sadık kalmazlar? Üstelik iktidar partisi dışındaki partiler bile canlı katliamına duyarsızlıklarında hala ısrar etmekteler. 1915 Ermeni katliamından söz ederken milliyetçi damarları kabaranlar; "Katliam yapılmadı! Tehcir yapıldı" diyor.
Peki 1993 yılında 2 Temmuz günü Sivas'ın Madımak Oteli'ndeki 33'ü aydın olmak üzere 37 insanın diri diri yakılmasına ne demeli? "Dış mihraklar" mı diyeceğiz.Ya da "komplo" mu diyeceğiz? Ya da "bir avuç kendini bilmez yobazlar" mı yaktı diyeceğiz? Tüm bu senaryolar bi tarafa bu ülke; kendi insanını, kendi vatandaşını, kendi sanatçısını yakan ülke olmaktan nasıl kurtulacak?
Bu gün 3 Temmuz. Bundan 16 yıl evvel Sivas'ta Pir Sultan Abdal Anıtı'nın açılışı için düzenlenen etkinlik nedeniyle Sivas'ta bir araya gelen aydınlar, sanatçılar ve sivil toplum örgütlerinin yakıldığı 1993 yılının ertesi günü.
Katliamlarla yüzleşmek ve failleri bulup cezalandırmak için güçbirliğine ihtiyaç var. Din ve İslam adına yapılan Sivas Katliamı'na karşı çıkan, insan katline karşı duran her Müslüman bir SES vermeli artık. Bu insanlık utancı altında, Sivas'a kara bir leke olarak kayda geçen vahşete Müslümanım diyen her insan Aleviler'in yanında yer almalıdır. Çünkü insanların diri diri seyre mahal bırakmayacak şekilde öldürülmesi hangi vicdana sığar? Vicdan sahibi her Müslüman yurttaş, bu acıya ortak olmadığı sürece, hedef konumunda olmaktan kurtulamaz. O günde valilik yapan, belediye başkanı veya mülkü amirler, kime nasıl hesap verecekler? Ya da görev yaptıkları Sivas'ta bir şekilde vesile oldukları katliamı vicdanlarından nasıl atacaklar? Bu acı onları yalnız bırakır mı?
İnsaf! Hangi zihniyet Sivas olaylarını unutabilir. Hangi insan, hangi iman sahibi yurttaş bu acı karşısında sessiz kalabilir?
Gaflet ve delalete düşmüş Allah'ın sevgili kulları bir an önce yaşattıkları acılara karşı günah çıkartmalı ve kendilerini aklamalıdırlar. Allah'ın verdiği cana kıymanın ağır yükü altından nasıl çıkıp ta hesap verecekler? Bu nasıl vicdan denmeyecek mi? Aleviler'in veya Hristiyanlar'ın inançları yok mu? Onların yaşama hakkı bir avuç yobazın eline bağlı. Yazık!
Alevi-Bektaşi ve Pir sultan Dernekleri de bu utanç karşısında yek vücut olmalı ve karanlık güçlerin tezgahı olduğu öne sürülen "Başbağlar'daki 33 kişinin öldürülesine" de aynı isyan ve tepkiyle karşılık vermeli. Bütün ölümler ve öldürülmelere karşı insanım diyen her can karşı durmalı ve onurlu bir yaşam için mücadele etmeli. Yoksa katliamlar ve öldürmelerin önü alınamayacak gibi görünüyor. Çünkü; DUR! İhtarı bahane edilerek tek tek vurulan gençleri de unutmamalı.
Sivas katliamının yaşandığı ülkemde, vatandaşlarımı yakmışım gibi hissediyor ve üzülüyorum. Bu katliamlara buradan da olsa dur demem gerekir diyorum. Artık vatandaşlarımız arasında ayrım yapmayın ki insanlar mutlu yaşamayı öğrensin. Kara lekelerden artık uzak durun diyorum. Sivas'taki Madımak Oteli'nde yakılan aydınlarımıza borcunuzu ödeyin de içiniz rahat etsin.
Madımak Oteli'ni müzeye çevirin. Bir daha bu acıların yaşanmaması adına halktan özür dileyin.
Sivas katliamı yıldönümünde bu katliama seyirci kalan herkesin sorumlu olduğunu düşünüyorum. Özellikle kendisi için oy isteyen o dönemin celladı CHP'lilere birkaç söz söylemem gerek. CHP'li olarak kendi kitlenizin kendi kültürünüzün yok edilmesine, kendi inancınızın katledilmesine ne dediniz ve ne diyemediniz?
Evinizde, arabanızda, mahallenizde türkülerini dinlediğiniz Muhlis Akarsu'yu, Nesimi Çimen'i, Edibe Sulari'yi ve Hasret Gültekin'i dinlerken hiç mi içiniz sızlamıyor? Türkülerimiz! diye politika yaparken halkın gücü diye feryat edeceğinize geçmişinize bakın. Sanatçılarınıza adam gibi sahip çıkın. Ayrımcı politikalardan uzak durmanın gayretini gösterin.
"Bir olun, diri olun, işi kolay kılalım."A ma sadece lafta değil, icraatta insanlığınızı kurtarın. Adım atın sayın vekiller. AKP'li, MHP'li ve CHP'li vekiller; OY talep ettiğiniz insanların arasına çomak sokmayın, bari taleplerine kulak verin; "SİVAS"a can verin!"
MADIMAK OTELİNİ MÜZE YAPTIRIN.
MADIMAK otel diye anılmasın. MÜZE olarak zihnimizde yer tutsun!
Sivas'ta yakılan aydınlarımızı saygıyla anıyorum. Bu yakma vahşetini yapanları ve seyirci kalanları da insanlık adına kınıyorum. Bölgede ve ülkemin her yanındaki katliamlar aydınlatılmalı ve huzur içinde bir yaşam inşa edilmeli. Artık acıya tahammül kalmadı. Barışa acilen ihtiyaç var. Bu aciliyete gözlerini kapatan, kulaklarını tıkayanlar, dillerini lal yapanlar tarihe hangi notu düşmek istiyorlar? Barış ve kardeşliğin notunu düşmek için daha onurlu bir duruş var mıdır acaba?
KİRLİ emellerin, ellerine KINA yakıyorum.
ÜLKEM ARTIK SEVGİNİN,KARDEŞLİĞİN ÜLKESİ OLARAK ANILMALI.
VAHŞETLERE MÜDAHİL OLANLAR İSE AKLANMAMALI. Yani tarihle hesaplaşılmalı...
"MADIMAK OTELİ MÜZE YAPILMALI!!"
Mehmet Beran
www.meberan(et)hotmail.com