SATILMIŞ MEDYA VE KALEMŞÖRLERİ
TEKEL işçisi yalnız değildi. TEKEL direnişini sayfalarına taşımayanlar, ancak başbakan konuyla ilgili bir açıklama yaptığında hükümeti övücü satırlara yer verenler bu duruma çok üzüldü.
Direnişin bu kadar uzamayacağını düşünen bu kalemşörler şimdi etekleri tutuşmuş bir şekilde yalan haber yapmaya başladılar.
Gerçi bakanların bile çıkıp "yalan" söylediği bir konuda satılmış medyanın meslek ahlakına uygun davranmasını beklemek elbette doğru olmayacaktır.
Bugünlerde taraf medya tarafında en çok rastlanan haberlerden bir kaçı şu şekilde olacak.
"İşçilerin 4/C'de karşı oldukları herşeyi düzelttik, daha ne istiyorlar."
Elbette işçilerin aslında özelleştirme ve 4/C'nin kendisine karşı olduklarını anlamak belli bir zeka isteyecektir.
"6000 Tekel işçisi paralarını çekti, işten ayrılmayı kabul etti."
Paralar işçiler tarafından çekilmedi, ek hesap, kredi kartı borcu, haciz vb. durumlardan dolayı paralara bankalar tarafından el konuldu. Bu durumu işçilerin parayı çekerek işten ayrılmayı kabul etmesi olarak değerlendirmek te büyük bir gazetecilik yeteneği olsa gerek.
"Eylem hak arama mücadelesi değildir, siyasidir."
İşçilere destek verenlerden yola çıkarak talebi görmezden gelmek büyük bir artniyeti gerektirir. Kaldı ki hükümet cephesinden bakıldığında bugün anlaşamadıkları MHP'nin türban konusundaki desteğini de unutmamak gerekir.
"Sendikalar işçiyi sahiplenmedi."
Evet sahiplenmedi, bu konuda satılmış medya maalesef haklı çıkıyor. Tabii çok ta önemli olmayan küçük bir ayrıntı gözden kaçarsa. Sanırız burada 'Hükümet elinden geleni yapmıştır, hükümet bu konuda haklıdır.' diyen sarı sendikalar kastedilmektedir.
Bu toz dumanda, bilgi kirliliğinde, satılmış kalemler her oynadığında insanların zihinlerini bulandırmak için yeni yeni iddialar ortaya atacaklar, gitgide bu yalanların ve saptırmaların dozunu arttıracaklardır.
Unutmayalım, zehirli bir gölden beslenen diğer akarsular da zehirli olacaktır. Bilgi kaynaklarımızı iyi seçelim.