Öğretmenlere Saldırı Çaycuma’da Protesto Edildi

Eğitim Sen‘in polis müdahalesiyle son bulan mitingiyle ilgili olarak Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği‘nin basın açıklaması haberimizin devamındadır.

Eğitim Sen üyelerinin 23 Kasım’da Ankara’da yaptığı eyleme polisin gaz bombaları, tazyikli su ve plastik mermilerle saldırması, Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği tarafından yapılan yürüyüşle Çaycuma’da protesto edildi.

Atatürk Anıtı önünden AKP Çaycuma İlçe örgütü önüne kadar alkış ve sloganlarla yürüyen öğretmenlere halk da alkışlarla destek verdi. Eylem sonunda Ankara’da polis şiddetini gösteren fotoğraflar çarşı meydanında sergilendi.

Sık sık “Öğretmenlere kalkan eller kırılsın” sloganlarının atıldığı eylemde konuşan Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi İsmet Akyol, “Eğitim Sen olarak ‘Mesleğimize, Onurumuza, İnsanca Yaşam Hakkımıza, Geleceğimize Sahip Çıkmak İçin’ 23 Kasım’da Ankara`da gerçekleştirdiğimiz mitinge iktidarın polisi saldırdı. Başbakan Erdoğan’ın canlı yayında; ‘Öğretmene borcumuz ödenmez. Onlar eli öpülesidir.’ dediği saatlerde, Ankara Kızılay’da öğretmenlere saldıran polis su ve gaz ile ‘ödeme yapmaya’ başladı” dedi.

ÇAYCUMA BELEDİYE BAŞKANINA ELEŞTİRİ

Akyol, yetkililerin öğretmenler günü için yapılan resmi kutlamada ve Çaycuma Belediye Başkanı Mithat Gülşen’in belediye hoparlöründen yaptığı öğretmenler gününü kutlama mesajında Ankara’da öğretmenlere yapılan saldırıya değinmemelerini ve saldırıyı kınamamalarını eleştirdi.

Eğitim emekçilerinin tüm baskılara direnmeye devam edeceğini söyleyen Akyol “Onların kavgası rant kavgası; bizim kavgamız eşit, parasız, bilimsel, demokratik eğitim hakkı kavgasıdır! Onların kavgası, yok sayma kavgası; bizim kavgamız pedagoji biliminin ve en temel insan hakkı olan anadilinde eğitim kavgasıdır! Onların kavgası, karma eğitimi ortadan kaldırma kavgası; bizim kavgamız, gericiliğe karşı “KIZLI-ERKEKLİ”, bilimsel, kamusal eğitim kavgasıdır! Onların kavgası, öğretmenleri ‘ücretli köleler‘ olarak güvencesizliğe mahkum etme kavgası; bizim kavgamız, tüm öğretmenlere kadrolu atama, güvenceli çalışma kavgasıdır! Onların kavgası, 4+4+4 ile birlikte çocuk işçiliğini ve çocuk gelinleri büyütme kavgası; bizim kavgamız, çocuklarımızı karanlığa teslim etmeme kavgasıdır!” dedi.

ZONGULDAK MADEN İŞÇİLERİNİN YANINDAYIZ

Eğitim Sen olarak hak arama mücadelesine devam edeceklerini belirten Akyol, iş güvenliği önlemleri ve çalışma koşullarının yetersiz olduğu gerekçesiyle birkaç gün önce eylem yapan Zonguldak maden işçilerinin ve ÇATES’in özelleştirilmesine karşı çıkan işçilerin yanında olduklarını söyledi.

Akyol açıklamasına şöyle devam etti: “Son dönemde; eğitim iktidarın müdahaleleri ile kapalı kapılar ardında dönüştürülmek istenmektedir. Milyonlarca çocuğumuzu, öğretmenimizi ve velilerimizi ilgilendiren eğitimle ilgili birileri kapalı kapılar arkasında pazarlıklar yapıyor, pastadan kimin daha büyük pay alacağının kavgasını veriyorlar. Dershane tartışmaları ile eğitimi tamamen piyasanın kollarına terk etmek isteyenler; bugün ‘kızlı erkekli` tartışmaları başlatarak karma eğitimi ortadan kaldırmayı planlamaktadır. Hâlâ herkes için anadilinde eğitim hakkının kabul edilmediği, zorunlu-seçmeli din derslerinin kaldırılmadığı Türkiye`de demokrasiden ve özgürlüklerden bahsetmek anlamsız hale gelmektedir. AKP iktidarı geçen yıl uygulamaya koyduğu 4+4+4 modeli ile çocuklara işçilik ya da evlilik yolunu açmıştır. Tüm bu dönüşümler yaşanırken eğitim emekçileri; insan onuruna yakışır şekilde yaşam mücadelesi vermektedir.

Öğretmenlik mesleğinin diğer adı artık ücretli kölelik olmuştur. Piyasacı, muhafazakâr ve tek tipçi politikalar her sene 24 Kasım kutlamalarında öğretmenlik mesleğinin kutsallığından bahseden devlet ve iktidar yandaşları tarafından meşrulaştırılmaktadır. Buna karşı; Eğitim Sen olarak öğretmenler gününde kendi taleplerimizle, dövizlerimizle, pankartlarımızla alanları doldurduk. Eğitim emekçilerinin, öğrencilerin ve velilerin katılımıyla Milli Eğitim Bakanlığı önünde sonlandıracağımız demokratik ve barışçıl gösteri, AKP iktidarının polisleri tarafından engellenmiştir. Gazla, copla, kimyasal sularla ‘destan yazan` iktidarın polisleri yaptıkları müdahale sonucunda onlarca üyemizin yaralanmasına neden olmuştur. Sahte 24 Kasım kutlamaları ile öğretmenlik mesleğinin kutsallığından bahsedenlerin gerçek yüzü bu müdahale sonucunda bir kere daha ortaya çıkmıştır.

Eğitim Sen her zaman olduğu gibi; baskı, sindirme ve yok etme politikalarına karşı mücadelesini sürdürmeye devam edecektir. Bu daha başlangıç mücadeleye devam diyen eğitim emekçileri; sınıflarda, okullarda, sokaklarda taleplerini söylemekten çekinmeyecektir. Herkesi ‘İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye` direnişimize katılmaya davet ediyoruz.”

Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.