Öğretmenlik Mesleği Hakettiği Yerde mi?

Son zamanlarda çok sık yaşanan bazı olumsuz olaylar, “öğretmenlik mesleği ayaklar altına mı alınıyor?” diye düşünmeye yöneltiyor.

Neredeyse her okulda birden çok kez yaşanan “öğretmeni, idareciyi şikayet etmek” moda oldu. Şikayetler genellikle veliler tarafından sudan sebeplerle yapılıyor. “Para toplama, hakaret etme, ceza verme” bu şikayetlerin konusu oluyor.

Milli Eğitim Müdürlükleri veliden yana tavır alıyor, öğretmen ya da idareciyi veliye ezdiriyor.

Sınıfta kalma, devam devamsızlık, ödev verme, notla değerlendirme ve disiplin konularında yapılan değişikliklerle eli kolu bağlanan ve sınıfında “eğitim” vermekte zorlanan öğretmenler çoğu zaman ilk hedef oluyor.

ÖNCELİKLİ ŞİKAYET KONULARI

Basına yansıyan örnek olaylar incelendiğinde en fazla şikayetin “para toplama, öğrenciyi dövme, ceza verme” konularında yapıldığı görülüyor.

Veliler eğitim öğretim yılı başlarında basına açıklama yapan Milli Eğitim Bakanlığı’nın “para toplamak yasak, varsa şikayet edin” açıklamalarına dayanarak, okulda toplanan her türlü parayı şikayet konusu yapıyor. Yardımcı kaynak, sınıf araç gereci, okul aile birliği, fotokopi, spor parası adı altında toplanan paralarla ilgili şikayetler ilk sırada yer alıyor.

ŞİKAYET BİR YAŞAM TARZI OLDU

En sık duyulan şikayet cümlesi ise “çocuğum rencide oldu…”

Kanıtlanması itibariyle somut delil gerektirmeyen ve toplumun da eğitim açısından hassasiyet göstereceği bu durum artniyetli veliler tarafından çok sık kullanılıyor.

Öğrenciye bağırmak, ödev yapmadığı için ceza vermek, sınıfta herhangi bir olumsuzluk hakkında öğrenciye hesap sormak bile bu kapsamda değerlendiriliyor.

Milli Eğitim Müdürlükleri’nin işveren, öğretmenin çalışan personel, öğrenci ve velinin müşteri olarak görüldüğü bir ortamda yaşanan sıkıntılar akıllara “müşteri her zaman haklıdır” sözünü getiriyor.

ÖĞRETMENLER NE DİYOR?

Öğretmenler bu konudan çok dertli. Özellikle mesleki açıdan sahip çıkılmamaktan şikayetçiler. Milli Eğitim Müdürlüğü’ne şikayete giden velilerin müdürler tarafından kapıda karşılandığı, çay ikramından sonra velilerin şikayetlerinin alınarak genellikle “ceza taahhüdü” ile gönderildiği belirtiliyor.

Soruşturma işlemlerinin ise olayın gerçekleşip gerçekleşmediğinden çok “cezanın ne olacağı” fikriyle yürütüldüğü düşünülüyor.

Ödev veremeyen, çalışmaları kontrol edemeyen, olumsuz davranışlarla ilgili eli kolu bağlanan, devamsızlığı olmasına rağmen öğrenciyi başarılı saymak zorunda kalan, öğrenciden çok velilerle uğraşan öğretmenler, başarılı ve başarısız öğrencinin aynı şekilde değerlendirildiğini belirtiyorlar.

Siz de konuyla ilgili düşüncelerinizi ve yaşadıklarınızı haberin altındaki yorum bölümünden üye olmadan bırakabilirsiniz.


5 thoughts on “Öğretmenlik Mesleği Hakettiği Yerde mi?

  1. Bende çağdaş uygar geleceğin temelini sapğlam kuşaklara emanet edecek öğretmenim. aksine çocukları okuyla başlayan tüm velilerin bence öğretim öncesinde bir eğiitim seminerine katılmasını istiyorum.son zamanlarda yaygınlaşan éçocuğumun psikolojisini bozduné cümlesinin moda olarak kulllanıldığı bir yazıtta bile mesleğimin bu kadar aşağılanması beni çok üzdü.
    Bilirmisiniz ki sizin elinize ekmeğinizi biz verdik.Bilirmisiniz ki ailye kavuşturduk toplumda oturmasını kalkmasını biz öğrettik.
    Sizler böyle düşündükçe sıfır çeken çocuklarımın sayısı artacak psikolojisi bozuk velilerdende ancak psikolojisi bozuk toplumlar olacak.YAZIK YAZIK HEMDE ÇOK YAZIK LÜTFEN BİRAZ SAYGI .

  2. Öğretmenler eskisi gibi değil,bazıları hariç.Çok çıkarcı ,ve biz veliler korkuyoruz onlardan.Çocuklarımızın geleceği ellerinde,şikayet edemiyoruz çünkü hiçbirşey yapılmıyor.

  3. Özellikle psikolojik testten geçirilmeleri gerekiyor öğretmenlerin. Özellikle ilkokul öğretmenlerinin. Çoğunun psikolojisi bozuk.. Ve bu bozuk psikolojiyle çocuklarında psikolojisini bozuyorlar. En az yılda bir kere tüm öğretmenler psikolojik teste tabi tutulmalı bence… Psikolojisi normal olanlar üstlerine alınmasın ama gerçekten psikoloji çok bozuk öğretmenimizde çok.. Gerçekçi olalım lütfen…

  4. Ben bu sözlere katılmıyorum. Bende okulda görev yapıyorum ve asla veli haklı bulunmuyor. İdare her zaman öğretmeni haklı buluyor. Veli ya eli kolu bağlı kalıyor çünkü çocuğu bu öğretmene emanet yada çocuğunu başka okula naklediyor. Bizim okuldada iki öğretmen var sürekli şikayet geliyor velilerden ama toplu değil tek tek gelip görüşüyorlar idareyle. Ancak hiçbir sonuç çıkmıyor öğretmenlerde bildiklerini okuyor. Bence artık bu konuya birileri el atmalı ve velilerin yanında birileri olmalı…. Hep öğretmen haklı olamaz…

  5. Öğretmenler hakettiği yerde değil
    Bu kadar suskun, sinmiş, herşeye seyirci kaldıkları sürece,
    şu durumlarından çok daha kötüsünü hakediyorlar.
    Öğretmen ???

    Gericiliğe teslim olmuş, gölgesinden korkan bir avuç insan…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.