Okul Çağındaki Çocukların Beslenmesi

Son yıllarda çokça dile getirilen konulardan biri de çocuklarda görülen obezite ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları. Eskilerin de dediği gibi “sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.” Okul çağındaki beslenme alışkanlıkları, yetişkin dönem beslenme alışkanlıklarının içeriğinin oluşmasında etkili olmakta.

Ayrıca bu dönemdeki beslenme alışkanlıkları ileri dönemlerdeki bazı hastalıklara zemin hazırlaması açısından da önem taşımaktadır.

BESLENMEYLE İLGİLİ BAZI PÜF NOKTALAR

Çocuğunuza düzgün beslenme alışkanlığı kazandırmak için;

– Evde sağlıklı yiyecekler bulundurun. Çikolata, gofret, kola, cips, kuruyemiş gibi sürekli atıştırma hissi uyandıran besinler bulundurmayın.

– Siz sağlıklı ve düzenli beslenerek çocuğunuza örnek davranışta bulunun. Evde kesinlikle, atıştırma bir şeyler yeme şeklinde bir davranış sergilemeyin.

– Çocuğunuza ana öğünlerde düzenli yemek yeme alışkanlığı kazandırın. Sofra kültürünün yerleşmesini sağlayın.

– Çocuğunuza en önemli öğününün kahvaltı öğünü olduğunu aşılayın ve kahvaltı öğününün en az akşam öğünü kadar uzun tutulmasına özen gösterin.

– Çocuğunuzun beslenme çantasına okulda yiyebileceği meyve gibi sağlıklı yiyecekler koyun.

ÖĞRENCİLER KAHVALTI YAPMIYOR

Yapılan araştırma sonuçlarına göre; öğrencilerin;

%60-85’inin kahvaltı yapmadıkları,

%25-43’ünün satıcılardan alışveriş yaptıkları,

%15-25 oranında süt-ayran tüketildiği tespit edilmiştir.

Bu sonuçlardan da anlaşıldığı üzere okul çağında beslenme alışkanlıkları açısından çok yol katedilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır. Bu noktada öğretmenler ve veliler olarak bazı sorumluluklarınız bulunmaktadır. Bunların başında çocuklara yol göstermek açısından iyi birer örnek olmak gelmektedir. Onlara iyi birer örnek olmak için sizlerin beslenme konusunda bazı temel bilgilere sahip olmanız gerekmektedir.

Şimdi bu temel bilgilerden bahsedelim;

Günlük beslenmedeki enerji ihtiyacı, besin öğelerinden karşılanmaktadır. Bu besin öğeleri; karbonhidratlar (CHO), proteinler, yağlar, vitamin ve minerallerdir. Alınacak günlük enerjinin;

%55-60’ı karbonhidratlar,
%15’i proteinler,
%25-30 oranı da yağlardan gelmelidir.

Karbonhidrat kaynakları; pilav, makarna, sebze-meyve gibi kompleks karbonhidratlar sağlanmalıdır. Şeker gibi basit karbonhidratlardan mümkün olduğunca uzak durulmasında fayda olacaktır.

Proteinler, vücutta doku yapımında kullanılan ana maddelerdir. Büyüme ve gelişme açısından önem taşımaktadırlar. Protein kaynakları arasında süt, yoğurt, et çeşitleri, peynir, kurubaklagiller yer almaktadır. Fakat gün içerisinde bu besinlerin istenilen miktardan fazla tüketilmesi bazı sağlık sorunlara yol açabilmektedir.

Yağ tüketiminde yağın çeşidine dikkat etmek gerekmektedir. Aldığımız proteinli besinler ile doymuş yağ olarak adlandırılan katı yağları almaktayız. Bu nedenle doymamış yağ olarak adlandırılan sıvıyağları da diğer besinleri pişirirken kullanarak yağ dengesi sağlamış olacaktır. Zeytinyağ, mısırözü gibi… Bu yaş grubunda tamamen yağsız bir beslenme uygulamak çok doğru olmayacaktır. Çünkü yağda eriyen vitaminlerin kullanılabilir olması için yağa (önerilen miktarlarda) ihtiyaç bulunmaktadır. Burada dikkat edilecek bir başka nokta da dışarıda tüketilen hazır gıdaların fazla miktarda yağ içermesi olacaktır.

Vitamin ve minerallare gelince; bunlar bağışıklık sistemi, sinir sistemi, diş-kemik sağlığı, mide-bağırsak sistemi açısından önem taşımaktadırlar. Örneğin kalsiyum kemik ve diş sağlığı açısından, B-1 vitamini sinir sistemi açısından önemlidir. Özellikle sebze-meyveler vitamin ve mineralar açısından zengin kaynaklar arasındadırlar.

Çocukları kahvaltı yapmadan okula göndermemek gerekmektedir. Yine bu noktada da anne-babalara büyük görev düşmektedir. Yapılan çalışmalarda kahvaltı yapan çocukların okulda daha başarılı oldukları görülmektedir.

Son olarak unutulmalıdır ki “Sağlam Kafa, Sağlam Vücutta Bulunur”. -Dyt. Ayşe Korkmaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.