» Kût’ül-Amâre Kutlamalarını Kim Kaldırdı?  » Asker Üniformalı Gösteriye İnceleme  » Danıştay: İş Bırakma Sendikal Faaliyettir  » Ortaylı: “Müfredatı Hazırlayanlar Düşük”  » Kutlu Doğum Haftası Kaldırıldı mı?  » Kursiyerlere Ek Ders Ücreti Ödenecek mi?  » MEB: “Saatle İlgili Çalışmamız Yok”  » Eğitim Sen’den Pisa 2015 Raporu  » 2017 Nöbet Görevi Ücreti Artıyor  » Eğitim Sen: Diyarbakır’da Tüm Üyelerimiz Göreve Döndü  » Dersler Daha Geç Başlayacak  » 8 Kentte Kar tatili  » TBMM Genel Kurulunda Terör Kınandı  » Artvin’de ve Giresun’da Okullar Tatil  » O İlde Okullar Bir Gün Tatil Edildi  » Türkiye Okuduğunu Anlamıyor!  » 934 Öğretmen Daha Göreve İade Edilecek  » Türkiye PISA 2015’te Sınıfta Kaldı  » Eğitim İş MYK’dan Eğitim Sen’e…  » 2017’de Hangi Günler Tatil?  » MEB: Hababam Sınıfını İzleyin  » Ekmek ve Kirada Alım Gücü Geriledi  » 1500 Engelli Öğretmen Atanacak  » Eğitim İş: “Başkanlık Sistemine Hayır”  » Greve Ceza AİHM’den Döndü  » Üç Yeni Sınav Görevi  » “Tazminatlar Dayanışmaya Aktarılacak”  » Yeni EBA Yayında  » Türk Eğitim Sen: “Başkandan Memur-Sen’e Ayar”  » İlk ve Orta Dereceli Okullar Tatil Edildi 
Eğitim Haberleri

Okul Kütüphaneleri Ne Durumda?

A+  A- Okul Kütüphaneleri Ne Durumda?

Fransa’da Üçüncü Cumhuriyet döneminde eğitimin zorunlu, parasız ve laik olması için mücadele emiş ve başarmış bir Başbakan olarak tarihe geçen Juley Ferry “Okul için her şey yapabilirsiniz, eğer okulun bir kitaplığı yoksa hiçbir şey yapmamış olursunuz.” diyerek, okul kütüphanelerinin önemini daha o yıllarda vurgulamıştır.

Okur-yazar bulunan hemen her evde, kurulan her medresede, her mescid ve camide bir kitaplığın bulunduğu Osmanlı Devleti‘nin son zamanlarında kayda değer 763 kütüphane mevcuttu.

Cumhuriyet döneminin eğitim alanında en önemli adımı 3 Mart 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat (Öğretimin birleştirilmesi) kanunuyla daha önce Evkaf Nezâretine bağlı olan okul, medrese ve kütüphaneler Maarif Vekâletine bağlanmıştır. 1927 yılında çıkartılan tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasına dair kanun ile de, buralarda bulunan kitaplar kütüphanelere devredilmiştir. Kütüphanecilik alanındaki en önemli hizmetlerinden biri de 1924 yılında Atatürk’ün emriyle hazırlanan «Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu olmuştur.

Osmanlı Devleti’nde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında, kütüphanelere verilen büyük önem; acaba içinde yaşadığımız dönemde de aynı derecede veriliyor mu?

Her yıl, mart ayının son pazartesi günü ile başlayan hafta “Kütüphaneler Haftası” olarak kutlanır. Bu kutlamalar, genellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından organize edilir.*

Okul Kütüphaneleri konusunda varolan yasal ve fiili duruma bakıldığında; yasal durumun çok iyi bir noktada olduğunu; ancak fiili durumun pek içi açıcı olmadığını görürüz.

Okul kütüphaneleri ile ilgili yasal çerçeve “MEB Okul Kütüphaneleri Yönetmeliği” ve bu yönetmeliğe dayanılarak hazırlanan “MEB Okul Kütüphaneleri Standart Yönergesi” ile belirlenmiştir. Yönetmeliğin “Amaç” başlıklı 1.maddesinde “Bu Yönetmeliğin amacı, Türk Millî Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri doğrultusunda öğrencilerin bilimsel düşünen, demokratik davranışlara sahip, okuma alışkanlığı kazanmış, öğrenmeye, araştırmaya ve yeni teknolojileri kullanmaya istekli; hak, görev ve sorumluluklarının bilincinde; çağın gereklerini yerine getirebilecek şekilde yetişmelerine ve yararlanmalarına yardımcı olmak için okul kütüphaneleri ile ilgili gerekli düzenlemeleri yapmaktır.” hükmü; “Kuruluş” başlıklı 5.maddesinde “Yönetmeliğin amacını gerçekleştirmek üzere kurumlarda okul kütüphanesi ve ilköğretim kurumlarında ayrıca sınıf kitaplığı kurulur.” hükmü; “Atama veya Görevlendirme” başlıklı 7.maddesinde ise “Kitap sayısı 3000’i aşan okul kütüphanelerine bir kütüphaneci atanır. Kütüphanecinin atanamadığı durumlarda Yönetimce kütüphanecilik kursu almış her öğretmen yoksa öğretmenler kurulunca belirlenecek bir öğretmen görevlendirilir. Öğretmene yardımcı olmak üzere okul müdürlüğünce bir memur görevlendirilir. Öğretmen ve memurun, Bakanlıkça düzenlenecek programa göre kütüphanecilik ile ilgili hizmetiçi eğitim kursuna katılmaları sağlanır.” hükmü bulunmaktadır.

Bu hükümlere göre; eğitim kurumlarında okul kütüphaneleri, ilköğretim okullarında da kütüphanelerin yanısıra, ayrıca sınıf kitaplıkları kurulmalıdır. Kitap sayısı 3000’i aşan kütüphanelerde de memur veya öğretmen görevlendirilmelidir.

Okul kütüphanelerinin; eğitim ve öğretim programlarına etkin bir şekilde katkıda bulunmak,
öğretmenlerin mesleki çalışmalarına yardımcı olmak, öğrencilerin gerek ders için gerekse boş zamanlarını en iyi şekilde değerlendirmelerine olanak verip onların yapıcı, eleştirici ve estetik değerlere ilgi duymalarını sağlamak, yararlananların düşünme yeteneğinin geliştirilmesi ve bilgi gereksinmelerinin karşılanması için, her türlü bilgi kaynağını sağlamak, düzenlemek- hizmete sunmak, gibi amaçları göz önüne alınacak olursa, eğitime ve eğitim sistemine yapacakları katkının ne derece önemli olduğu görülecektir.

Peki, okul kütüphanelerinin yasal durumu bu kadar net ve olumlu; amaçları ve yerine getirdikleri misyon son derece önemli bir durumdayken; okul ve kurumlarımızda baş köşede yer alması gereken kütüphaneler konusunda fiili durum ne?

Ya da bir başka deyişle, okul kütüphaneleri ne durumda?

Bu konuda 2010-2011 MEB Eğitim İstatistiklerine bakıldığında, herhangi bir veriye rastlamak mümkün değil. (Bu konu ile ilgili olarak bilgi edinme hakkı çerçevesinde MEB’e başvuru yapacağım)

Türkiye’de okul kütüphanelerinin durumuyla ilgili olarak Terakki Vakfı Okullarından Osman Torun katıldığı bir panelde; 2005 yılı itibariyle Türkiye’de 42233 okulun olduğunu, 2008 itibariyle 18830 okul kütüphanesinin bulunduğunu ve bu okul kütüphanelerinin 1327′sinin özel okullarda olduğunu belirtmiştir.

Bugün itibarıyla bakıldığında, okul kütüphanelerinin sayısının arttığını ve tam kapasite ile kullanıldığını söyleyemeyiz. Aksine, uygulanan personel politikaları nedeniyle, MEB’de memur ve hizmetli sayısında hızla azalma olmuş, genel idari hizmetlerin yürütülmesinde ve okullarda memur görevlendirilmesinin zorluklar yaşanmış, bu durum okul kütüphanelerine de olumsuz yansımıştır.

Konunun uzmanlık gerektiren bir iş olması ve ek yük getirmesi nedeniyle, okul ve kurum yöneticileri kütüphanelerden uzak durmuş, denetimlerde “kütüphanemiz var” dedirtecek kadar kütüphanelerle ilgilenilmiş; eğitim sistemimizde yaşanan değişim ve dönüşüm nedeniyle okullarda kütüphane olarak belirlenen derslikler sınıflara dönüştürülmüş, varolan kütüphaneler de bakımsızlık, ilgisizlik ve kitap yenilenmemesi nedeniyle atıl duruma düşmüştür.

Toplumlar kültürlü oldukları ve eğitime gereken önemi verdikleri ölçüde kendilerini başka toplumlara kabul ettirebilirler. Eğitilmiş insan gücü ise eğitim kurumlarının ayrılmaz bir parçası olan kütüphaneler ile mümkün olacaktır. Araştıran, kendini yetiştiren, kendine sunulan bilgiyle yetinmeyip daha fazla bilgiyi nereden nasıl bulacağını sorgulayan insanların yetiştirilmesinde ve okuma alışkanlığının kazandırılmasında okul kütüphanelerinin önemi çok büyüktür.

Bu nedenle MEB’in, zaten yasal altyapısı bulunan okul kütüphaneleri konusunu, yasal mevzuatının gerektirdiği ölçüde gündemine alması ve okul kütüphaneleri konusuna gereken önemi vermesi gereklidir.

*Bu yazıda sadece Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul ve kurumlardaki kütüphaneler incelenecektir.

Abdullah DAMAR – Eğitimci/Yazar

Bu haber GÜNCEL, KÖŞE YAZILARI, ÖZEL HABER kategorisi altında 29 Mart 2013 tarihinde eklenmiştir. "Okul Kütüphaneleri Ne Durumda?" başlıklı haberimize yapılan yorumları RSS bağlantısı ile takip edebilirsiniz.

  1. Tika_Turkey

    TİKA’dan Meksika’nın Chiapas Eyaletindeki 8 köy okuluna kütüphane kurulumu https://t.co/7HaMGOoDHI https://t.co/27Bt7G3nnn

  1. Tika_Turkey

    TİKA Meksika'da 8 köy okuluna kütüphane kurdu I @anadoluajansi I https://t.co/WVLnCMOP61 https://t.co/QsuhevnMAG

  1. Tika_Turkey

    TİKA #Meksika'da 8 köy okuluna kütüphane kurdu I @Gazete_Yenicag I https://t.co/gWksxhMrLw

  1. BekMali

    I'm at Merkez Kütüphane in Konyaaltı, Türkiye https://t.co/ZP9TxMZ5z0

  1. themovenpick

    Çayyolu metrosuna her bindiğimde aynı şeyi sorguluyorum. Sizce de Söğütözü-Milli Kütüphane arası aşırı uzun sürmüyor mu? Yürüsek 3 dk zaten.

Yorum yaz


Site içeriğini kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
Haberlere yapılan yorumlar yorum sahiplerinin sorumluluğundadır, egitimciyiz.com sorumlu tutulamaz.
Bilgi
5