» Kût’ül-Amâre Kutlamalarını Kim Kaldırdı?  » Asker Üniformalı Gösteriye İnceleme  » Danıştay: İş Bırakma Sendikal Faaliyettir  » Ortaylı: “Müfredatı Hazırlayanlar Düşük”  » Kutlu Doğum Haftası Kaldırıldı mı?  » Kursiyerlere Ek Ders Ücreti Ödenecek mi?  » MEB: “Saatle İlgili Çalışmamız Yok”  » Eğitim Sen’den Pisa 2015 Raporu  » 2017 Nöbet Görevi Ücreti Artıyor  » Eğitim Sen: Diyarbakır’da Tüm Üyelerimiz Göreve Döndü  » Dersler Daha Geç Başlayacak  » 8 Kentte Kar tatili  » TBMM Genel Kurulunda Terör Kınandı  » Artvin’de ve Giresun’da Okullar Tatil  » O İlde Okullar Bir Gün Tatil Edildi  » Türkiye Okuduğunu Anlamıyor!  » 934 Öğretmen Daha Göreve İade Edilecek  » Türkiye PISA 2015’te Sınıfta Kaldı  » Eğitim İş MYK’dan Eğitim Sen’e…  » 2017’de Hangi Günler Tatil?  » MEB: Hababam Sınıfını İzleyin  » Ekmek ve Kirada Alım Gücü Geriledi  » 1500 Engelli Öğretmen Atanacak  » Eğitim İş: “Başkanlık Sistemine Hayır”  » Greve Ceza AİHM’den Döndü  » Üç Yeni Sınav Görevi  » “Tazminatlar Dayanışmaya Aktarılacak”  » Yeni EBA Yayında  » Türk Eğitim Sen: “Başkandan Memur-Sen’e Ayar”  » İlk ve Orta Dereceli Okullar Tatil Edildi 
Eğitim Haberleri

OKULLAR AÇILIRKEN SORUNLAR VE PARADİGMA GEREKSİNİMİ

A+  A- OKULLAR AÇILIRKEN SORUNLAR VE PARADİGMA GEREKSİNİMİ

Başarı Düzeyimiz Çok Düşük
Bilimcimin yetiği son 30 yıldır sürekli her yetkili eğitimin arzulanan yerde olmadığını ve önemini vurgular. Ancak her yıl yaşanan OKS, SBS ve ÖSS sınav sonuçları her yıl rakamları itibarı ile bir önceki yılı aratmaktadır. 2009 yılı ÖSS sınav sonuçları 30 bin kişinin puanı hesaplanmayacak kadar düşük olduğu ve 700 bin kişinin hiç bir fen sorusuna cevap vermediği açıklandı. ÖSS sınav sonuçları küçük bir grubun çok iyi puan alırken geniş bir yığının (yüz binlerce) üniversiteyi okuyamayacak düzeyde olduğunu gösteriyor.

SBS sınav sonuçları da ülkemizin bölgeler arası gelir dağılımı ve eğitim farklılığını ortaya koymaktadır. PISA 2003 ve 2006 yılı sonuçlarına göre Türkiye matematik, fen ve okuma becerileri yönünden OECD ülkeleri arasında en son sırada 57 ülke içinde sırasıyla 45, 47 ve 39 sıralarda bulunuyor. PISA sonuçları ile ÖSS sınav sonuçları arasındaki ilişkinin gerçek eğitim düzeyimizi ortaya koyması bakımından çok dikkat çekici. Ayrıca diğer uluslararası değerlendirme testlerinde ülkemizden katılan öğrencilerin okuma becerilerini başaramadığı ve fen ve matematikte döküldüğünü gösteriyor. Uluslararası düzeyde “ÖRGÜN EĞİTİMDE ÖLÇME VE DEĞERLENDRİME” çalışmaları yürüten CITO şirketinin yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de ilkokul birinci sınıfta okuyan öğrencilerine %59’u dinlediğini anlamıyor, İkinci sınıf öğrencilerinin ise halen %24’ü dinlediğini anlamıyor, %31’i ise okuduğunu anlamıyor. Ayrıca öğrencilerin % 46’sı matematikten başarısız.

Eğitim Sitemimiz Ezberci
Ne yazık ki gerekli önlemler de alınmıyor. Yapılan kamuoyu yoklamaları toplumun eğitim sistemini ezberci gördüğü, Milli Eğitim okullarının istenilen ölçüde eğitim vermediği, bunun yerine özel okullara imkânlar ölçüsünde öğrencilerini kaydettirmek istedikleri görülmektedir. Özel okullar da, sınav başarısına odaklanmış bulunmakta, öğrenciyi yeterince geliştirememektedir. Öğrencilerinde büyük çoğunluğu da zaten eğitimi ezberci buluyor. Bunun sonucu doğal olarak ulusal ve uluslararası sınav sonuçlarına yansımaktadır.

Öğretmenlerin Eğitimi ve Motivasyonu Çok Düşük
Maaşların düşüklüğü ve yaşam koşullarının olumsuzlukları öğretmenin isteklerini düşürmüştür. Öğretmen niteliği ve özlük hakları yönünden sorunlu ve eğitmenlerimizin başta geçim sıkıntısı ile başlayan kitap ve gazete okuma sorunu ciddi bir sorun. Öğretmenlerin %30’a varan oranda ek veya ikinci iş yapması nedeniyle öğretmenin kendisini geliştirmesini olanak vermemektedir.

Son yıllarda öğretmenlerin maaşlarının iyileştirilmesi ve daha çok iş bulması nedeniyle dört yıllık eğitim fakültelerine olan ilgi artmış ve ÖSS sınav sonuçlarına göre daha başarılı öğrenciler öğretmen olmayı tercih etmiştir. Mezun olan öğretmen adaylarının yeniden KPSS değerlendirmesinden geçmesinden dolayı son yıllarda göreve atanan öğretmenlerin altyapısı iyi ancak Milli Eğitimdeki yöneticilerin ne yazık ki pedagojik bilgisi öğretmenlerden daha iyi olmadığı eleştirisi yapılmaktadır. Bu durumun göz ardı edilememesi gerekir. Gerçi alt üst, liyakat sorunu Türkiye’nin genel sorunu durumunda. Öğretmen eğitiminin yeniden ele alınması ve gerekirse geçmişte olduğu gibi bağımsız kurumlar olarak bir meslek okulu olarak öğretmen okullarının yeniden açılması sağlanmalıdır.

Öğrencilerin Genel Kültür Düzeyi Çok Düşük
Çocukların hiçbir alanda dünya görüşü gelişmiyor eleştirisi sık sık yapılmaktadır. Çok haklı olarak sınav sonuçlarının ötesinde üniversiteye gelen öğrencilerin genel kültür düzeyinin düşüklüğü sıkça hocalar tarafından eleştiri konusu edilmektedir. Yabancı dil bilgisi eksikliği yanında yazı ve anlatım bozukluğu sık yaşanmaktadır. Yoğun ders yükü, sınav kaygısı ve dershanecilik öğrencilerin tüm zamanını aldığı için öğrencinin sanat, estetik ve kendini geliştirecek zamanının olmadığı biliniyor. Lise mezunu en az 18 yaşındaki bir öğrencinin en azında ülkesinin tarihi geçmişini ve coğrafyasını bilebilmeli. Bir yabancı dil kavramış olmalı. En azından kendisinin geleceği ile ilgili yol haritasını çizebilecek düzeyde olmalı. Her hangi bir konuyu medeni ölçüler içinde tartışabilir düzeyde bilgi sahibi olarak yaşam yolculuğuna yön verebilmelidir.

Finlandiya Neden Başarılı
Temmuz 2009 tarihinde bilimsel bir kongre için ziyaret ettiğim Finlandiya’da eğitim öğretim ve üniversite sistemi ile ülkemizin eğitim sistemini karşılaştırınca, aradaki farkın derinliği konusundaki duygularımı paylaşmayı gerekli gördüm.

Bilindiği gibi Finlandiya ilk ve ortaöğretimde halen dünyada en iyi eğitimi veren ülke olarak bütün değerlendirmelerde ilk sırada görülüyor. PISA ve diğer uluslararası değerlendirme sınavlarında ilk sırada yer alıyor. Ülkemizde halen dersliklerin bile yetersiz olduğu, çoğunlukla ikili öğretimin yapıldığı sınıfların kalabalık olduğu ilköğretimde ortalama olarak kentlerde bir sınıfta 40 öğrenci, kırsalda 25 öğrenci ders görüyor. Öğretmen başına 27-30 öğrencinin (bazı yerlerde 50’ye kadar çıkabilmektedir) eğitim gördüğü Türkiye’ye karşın Finlandiya’da 15-20 öğrencili sınıflarda eğitim görmektedir. Ülkemizde kırsal kesimde halen ilkel düzeyde kalma birleştirilmiş sınıfların (%5-6) var olduğu, şehirlerde ise ikili öğretimin yüzde 50-55 düzeyinde olduğu belirtiliyor.

Öğrencilerin beslenmesi için yemekler okul tarafından sağlanmaktadır. Finlandiya’da özel okul neredeyse yok denecek derecede azdır. Dershane yok. Ders derste öğreniliyor. Çocukların el ve zihin becerilerinin geliştirilmesine büyük önem veriliyor.

1 2 3 4

Bu haber Eğitimsel kategorisi altında 3 Ekim 2009 tarihinde eklenmiştir. "OKULLAR AÇILIRKEN SORUNLAR VE PARADİGMA GEREKSİNİMİ" başlıklı haberimize yapılan yorumları RSS bağlantısı ile takip edebilirsiniz.

Yoruma kapalı


Site içeriğini kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
Haberlere yapılan yorumlar yorum sahiplerinin sorumluluğundadır, egitimciyiz.com sorumlu tutulamaz.
Bilgi
5