» Kût’ül-Amâre Kutlamalarını Kim Kaldırdı?  » Asker Üniformalı Gösteriye İnceleme  » Danıştay: İş Bırakma Sendikal Faaliyettir  » Ortaylı: “Müfredatı Hazırlayanlar Düşük”  » Kutlu Doğum Haftası Kaldırıldı mı?  » Kursiyerlere Ek Ders Ücreti Ödenecek mi?  » MEB: “Saatle İlgili Çalışmamız Yok”  » Eğitim Sen’den Pisa 2015 Raporu  » 2017 Nöbet Görevi Ücreti Artıyor  » Eğitim Sen: Diyarbakır’da Tüm Üyelerimiz Göreve Döndü  » Dersler Daha Geç Başlayacak  » 8 Kentte Kar tatili  » TBMM Genel Kurulunda Terör Kınandı  » Artvin’de ve Giresun’da Okullar Tatil  » O İlde Okullar Bir Gün Tatil Edildi  » Türkiye Okuduğunu Anlamıyor!  » 934 Öğretmen Daha Göreve İade Edilecek  » Türkiye PISA 2015’te Sınıfta Kaldı  » Eğitim İş MYK’dan Eğitim Sen’e…  » 2017’de Hangi Günler Tatil?  » MEB: Hababam Sınıfını İzleyin  » Ekmek ve Kirada Alım Gücü Geriledi  » 1500 Engelli Öğretmen Atanacak  » Eğitim İş: “Başkanlık Sistemine Hayır”  » Greve Ceza AİHM’den Döndü  » Üç Yeni Sınav Görevi  » “Tazminatlar Dayanışmaya Aktarılacak”  » Yeni EBA Yayında  » Türk Eğitim Sen: “Başkandan Memur-Sen’e Ayar”  » İlk ve Orta Dereceli Okullar Tatil Edildi 
Eğitim Haberleri

Ömer Dinçer Neden Milli Eğitim Bakanı Oldu?

A+  A- Ömer Dinçer Neden Milli Eğitim Bakanı Oldu?

Ses getiren ve tüm sosyal ağlarda yaklaşık 12 bin paylaşıma ulaşan haberimizi yeniden yayımlıyoruz.

Herkesin tepki gösterdiği bir konu; işletmeciden Milli Eğitim Bakanı olur mu? Koskoca hükümet tombala çekmemiştir elbette, vardır bir bildiği!

Fazla detaya girmeden, yüzeysel olarak anlatalım…

Ömer Dinçer, kamu yönetiminde yeniden yapılanmanın Türkiye’deki mimarıdır. Kamu personel rejimi çalışmalarında kilit isimlerden biridir.

Teorisi kısaca şudur; talep varsa satılacak şey de olmalıdır. Devlet sosyal alanlardan çekilmeli, özelleşmeli, rekabete yol açmalıdır. Devlet sırtındaki tüm yükü boşaltmalıdır. Rekabet ve performans belirleyici olmalıdır.

Bu, AKP Hükümeti’nin de temel görüşüdür.

Bu yaklaşım, hükümetin el attığı her alanda kolayca başarıldı. Sadece sağlık ve eğitimde bu iş “hemen” ol(a)madı.

Sağlıkçıların yüksek eğitimli olmaları, alternatifsiz ve vazgeçilemez bir hizmet veriyor olmaları bir süre için bu işi zorlaştırdı.

Eğitimde ise ne kadar eleştirilirse eleştirilsin ülkenin en örgütlü sendikalarının olduğu kesim eğitimciler idi.

İLK ADIM, İTİBARSIZLAŞTIRMA

Sağlıkta önce doktorların üzerine oynandı; paragöz doktor, bıçak parası, özel muayenehane gibi sorunlu noktalarla sağlıkçıların halk gözündeki itibarı zedelendi. Zamanla da hastane birlikleri, aile hekimliği, tam gün vb. uygulamalarla Genel Sağlık Sigortalı “paran kadar sağlık” dönemine geçildi.

Sağlıkta işlem tamam!

EĞİTİMDE HEMEN OLMADI

Eğitimde işler umulduğu gibi gitmedi. İki bakan “harcanmasına” rağmen tam anlamıyla başarılı olunamadı. Hatta en temel amaç olan sözleşmeli öğretmenlikte geri adım bile atıldı.

Yenilgi kabul edilemezdi. Madem olmuyordu, o zaman eğitimin başına bu işin teorisyenini getirmeyi akıl ettiler. Eğitimci olmamasına rağmen bizzat işin kitabını yazan kişiyi Milli Eğitim Bakanı yaptılar.

Ardından sağlıktaki taktikle işe başlandı.

Önce mesleki itibarsızlaştırma; başarısızlar, yatıyorlar, maaşları haketmiyorlar, tatilleri uzun, çalışmıyorlar…

Başarıldı.

İkinci adım şimdi devam etmekte. Çalışma alanında kaos (4+4+4, norm fazlası, il emri vb.), işleyişin tıkanması ve halkın gözünde eğitime olan inancın yitirilmesi… Mesleki yıldırma/bıktırma…

Son adımda öğretmenlerin yerel yönetimlerce/belediyelerce (el sıkışarak, sözleşme yaparak) işe alınması, çeşitli performans kriterleriyle de!!! gerekirse işlerine son verilmesi noktasına gelinecek.

AMAÇ EĞİTİMSİZ BİR TOPLUM MU?

Elbette amaçsız bir iş olmaz.

Devlet okulları dağ gibi birikmiş sorunlarla başbaşa bırakılırken, bir taraftan da başarısız olan/olacak devlet okullarına alternatif yaratılmakta.

Bir yanda 4+4+4 ile darmadağın bir eğitim sistemi ve okullar, diğer yanda herşeyiyle sistemli, tıkır tıkır işleyen özel okullar.

Halkçı söylemlerle süslenen dershaneleri kapatacağız meselesi ise şundan ibaret; yeşil sermayenin büyük dershanelerine (dershaneler kapatılacağı için) özel okul olma yolu açılacak, tabii belli kriterlerle de küçük rakipler önce piyasadan temizlenecek.

ÖZEL OKULA MÜŞTERİ GEREK

Onca özel okula müşteri gerektiği için başta başarılı öğrenciler “sosyal devlet” tarafından ücretleri karşılanarak özel okullarda okutulacak. Özel okullara müşteri yaratılmış olunacak ve kontenjanlar zaten başarılı olan öğrencilerle doldurulacak.

Bir süre sonra devlet okulları ile özel okulların başarıları kıyaslanacak ve sistemsiz, darmadağın, sorun yumağı olmuş başarısız devlet okullarının artık gereksiz bir “yük” olduğu sonucuna varılacak.

Eeee, bunca öğretmen ne olacak?

Sokağa atacak halleri yok ya!

Onu da Tekel işçilerinin akıbetini araştırarak öğrenebilirsiniz.

Olmaz demeyin…

Son yıllarda olmaz dediğiniz neler olmadı ki bunlar olmasın!

Bu haber GÜNCEL, ÖZEL HABER kategorisi altında 1 Eylül 2012 tarihinde eklenmiştir. "Ömer Dinçer Neden Milli Eğitim Bakanı Oldu?" başlıklı haberimize yapılan yorumları RSS bağlantısı ile takip edebilirsiniz.

  1. m.akif öğretmen

    çok ütopik bir yazı olmuş bence hükümet eğitimi ikinci plana atmış.ve basiretsiz bakanları sırf bakan olarak kalsın diye meb i kontenjan bakanlığı yapmıştır.okuduğum yazı çok basit, konular arası ilişki zorlamayla ve dayanaksız ama tek doğru öğretmenler itibarsızlaştırıldı hükümet eğitimde sınıfta kaldı

  2. levent

    sözleşmeli öğretmenlikten vazgeçilmesinin sebebi maliye bakanlığıdır. Kadrolu öğretmen emekli olduğunda sözleşmeli öğretmenin yarısı kadar maaş alır .

  3. boşver

    ne zaman defolcak bu adam ya :@@@@ inş kendi ailesi çocuğu da mağdur ettiği insanların durumuna düşer hatta beter olur da elinden bişi gelmez!!!!

  4. isimsiz

    çocuğum olsun istemiyorum artık en azından bu ülkede…..

  5. VELİ SALİH

    SİZ BUNCA İNSANIN HAYATI İLE OYNUYORSUNUZ. ŞİMDİ TOPLUMDA SİZE KARŞI BİR ÖFKE BİRİKİMİ VAR. EN YAKIN SEÇİMDE MİLLET SİZİ SANDIĞA GÖMECEKTİR. VAKTİYE ANAP’I YOK ETTİĞİ GİBİ. MİLLET SİZE GÜVENEREK SİZİ MECLİSE YOLLADI, SİZ İSE; SERMAYENİN İSTEKLERİNİ YAPIYORSUNUZ. YAZIKLAR OLSUN SİZE…..!

  6. gurkocano

    Hangi yoneten yönetici başkan akıllı bilen gören yorumlayan irdeleyen arastıran sorusturan ast kadro yada secmen ister ki bunlarda onu yapıyor bakan ama göremeyen balık hafızalı gecmişi silik(Milli bayramlar Atatürk vb..)bir DİNDAR NESİL istiyorlar ama kendilerini dindarlık kisvesi altında her türlü ulvi kavramı kullanıyorlar zira Türkler mantıgıyla degil duygularıyla yasayan bi millettir ki en kolay sömürülecek olgu da din ve duygulardır…Bunların yaptıgı da genel olarak bu Göstermelik iç bos icraatlar ama gercek???

  7. İsa KARTAL

    İktisatçıdan Anayasa Mahkemesi Başkanı Olursa Ömer DİNÇER niye Milli Eğitim Bakanı neden olmasın

  8. Anonim

    Bir musibet bin nasihattan daha etkilidir. Amma: Vatandaş bu gidişatın musibetliğnin farkındamı.?:Her hatanın bir dönüş bedeli vardır.. Fatura gelecek kuşaklara kesilecek demektir.. Nasılsa bu ülkenin geleceğini düşünenmi var.
    Yıllarca dır. yok kredi sistemiydi.. yok meslek seçimiydi. Yok sınıf geçme sistemiydi. Hayır olmadı başa dönelim. borçlu geçmeydi . Hayır olmadı. 4+4+4= ? daha nice olmadılarla karşılaşacağız. buda olmadı 2+2+2+2+,,,,,
    AMAÇ. Türk milli eğeitimi diye bir eğitim sistemi olmasın. Şimdiye kadar olduğunu görmedik. ve hala olmadılarla meşgulüz.
    Türk kiye Cumhuriyetinin gençleri eğitimli olmasın. Aksi takdirde. Avrupa bu haliyle bizden korkuyor.. Maazallah yarın bu Ülke üzerindeki gerçekleştirmek isteyip gerçekleştiremedikleri emellerine nasıl kavuşacaklar.
    ATEŞLE İMTİHAN ETTİLER. OLMADI. Ulusal Kurtuluş Savaşı
    AÇLKILA TERBİYE ETTİLER OLMADI İMF. Devalüasyon. Enflasyon. Cari açık
    Bu Cennet Ülkemiz. hala Eğitimde, Sağlıkta Savunmada, Anayasada, Hukukta yargıda hala bakire. . Evrensel değerde bir temele oturmuş değil. Fazlasıyla eksik ve ayakları hava boşlukta, ANAYASAYLA TANIMLAYACAĞIZ. Ben çocuk kende bu fıkraları dinletiyorlardı. biz o zaman Dünyaya gözümüzü yeni açmıştık geleceğine kandık. Fıranın devamındayız.

  9. mesut

    bu yazıya da ancak öğretmenler inanır. yıllarca öğretmenlerin yönettiği milli eğitimi bilmesek daha kötü olacağına inanırdık

  10. İlhan Akçadağ

    Okul Aile birlikleriyle Tam Temas Sağlanmalıdır. 15 Eylül’de Tüm öğretmenler Protesto için iş birliği yapmalı. Ailelere Dilekçe yazdırmaktansa Hep beraber yeni öğretim dönemine başlanılmamalıdır.
    Ciddi bir Şekilde Gelecek Nesillerin Güvenle Yetiştirilmeleri Sekteye ugratılmıştır. Temel Aile eğitimini Tamamlamayan bir bireyin okul gibi karmaşık bir zincirin içine atılması, olası en büyük yanlışlardan biridir. Kaldı ki, Hazır Bulunuşluk ilkeleriyle tamamen zıt bir durum söz konusudur. Eğitim Bilim’le uğraşan Sayın Hocalarımın bu duruma El atmaları beklenirken maalesef sessizliği yeğlemeleri şaşkınlığıma yol açmıştır.

    Eğitimciler Meclis Değil OKULLARIMIZDADIR … Tüm Öğretmen Arkadaşların Seslerini duyurmak ve Halka arz edilen bu Saçmalığa Son Vermek için Tek Vücut Olmaları ŞARTTIR. Zira Yeni Nesiller Her Zaman Bizlerin ESERİ Olacaktır … Oğretmeni Yıpratma Politikası Hiçbir Koşulda işe yaramaz. Nitekim Özel okullarda Hizmet eden Arkadaslar da ÖĞRETMENLERDİR ….

  1. orkunay11

    RT @ikoncuk: #neişimineeşimi Ömer Dinçer, öğretmenleri yem bekleyen güvercinlere benzetmişti, Sn Yılmaz da, ya işini ya eşini diyerek tarih…

  1. EdaAcar9393

    RT @ikoncuk: #neişimineeşimi Ömer Dinçer, öğretmenleri yem bekleyen güvercinlere benzetmişti, Sn Yılmaz da, ya işini ya eşini diyerek tarih…

  1. birol_dincer

    RT @damlaulkuk: Ömer Turan gibi bir trolü bile GÖZALTINA aldıran SORU NEDİR biliyo musunuz ? HAKAN FİDAN DARBENİN NERESİNDE ? ⤵⤵⤵ #yağmu…

  1. FatmaKonuslu

    RT @ikoncuk: #neişimineeşimi Ömer Dinçer, öğretmenleri yem bekleyen güvercinlere benzetmişti, Sn Yılmaz da, ya işini ya eşini diyerek tarih…

Yorum yaz


Site içeriğini kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
Haberlere yapılan yorumlar yorum sahiplerinin sorumluluğundadır, egitimciyiz.com sorumlu tutulamaz.
Bilgi
6