» Kût’ül-Amâre Kutlamalarını Kim Kaldırdı?  » Asker Üniformalı Gösteriye İnceleme  » Danıştay: İş Bırakma Sendikal Faaliyettir  » Ortaylı: “Müfredatı Hazırlayanlar Düşük”  » Kutlu Doğum Haftası Kaldırıldı mı?  » Kursiyerlere Ek Ders Ücreti Ödenecek mi?  » MEB: “Saatle İlgili Çalışmamız Yok”  » Eğitim Sen’den Pisa 2015 Raporu  » 2017 Nöbet Görevi Ücreti Artıyor  » Eğitim Sen: Diyarbakır’da Tüm Üyelerimiz Göreve Döndü  » Dersler Daha Geç Başlayacak  » 8 Kentte Kar tatili  » TBMM Genel Kurulunda Terör Kınandı  » Artvin’de ve Giresun’da Okullar Tatil  » O İlde Okullar Bir Gün Tatil Edildi  » Türkiye Okuduğunu Anlamıyor!  » 934 Öğretmen Daha Göreve İade Edilecek  » Türkiye PISA 2015’te Sınıfta Kaldı  » Eğitim İş MYK’dan Eğitim Sen’e…  » 2017’de Hangi Günler Tatil?  » MEB: Hababam Sınıfını İzleyin  » Ekmek ve Kirada Alım Gücü Geriledi  » 1500 Engelli Öğretmen Atanacak  » Eğitim İş: “Başkanlık Sistemine Hayır”  » Greve Ceza AİHM’den Döndü  » Üç Yeni Sınav Görevi  » “Tazminatlar Dayanışmaya Aktarılacak”  » Yeni EBA Yayında  » Türk Eğitim Sen: “Başkandan Memur-Sen’e Ayar”  » İlk ve Orta Dereceli Okullar Tatil Edildi 
Eğitim Haberleri

Paranın ve Yalanın Saltanatına HAYIR!

A+  A- Paranın ve Yalanın Saltanatına HAYIR!

AKP’nin içi boş ‘demokratikleşme’ iddialarıyla gündeme getirdiği anayasa değişikliği için, yine AKP’nin devasa ‘evet’ reklamlarının gölgesinde yarın sandığa gidiliyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yarın yapılacak anayasa referandumuyla ilgili olarak CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun ancak yarısı kadar miting yaparken, eşi benzeri görülmemiş gazete ilanları ve bilboard reklamlarıyla halkın tercihini etkilemeye çalıştı.

Erdoğan, daha önce Turgut Özal’ın yaptığı gibi gözyaşı da döktüğü bu süreçte, değişikliğe sunulan maddelerin içeriğine referandum propagandalarında yeterince yer verilmemiş olmasından yakınan halk, yarın sandık başına gidecek. Referandumda ‘Hayır’ tercihini kullananlar, AKP’nin reklam avantajlarıyla da yarışıyor.

BAŞBAKAN 36 İL GEZDİ
Erdoğan, referandum kampanyası süresince 36 il gezdi. İlk mitingini Bingöl’de yapan Erdoğan, miting maratonunu 7 Eylülde Bursa ile tamamladı. 24 Temmuzda Bingöl ve Elazığ’da miting yapan Başbakan, ramazan ayı boyunca gittiği illerde iftar programlarına da katıldı. Elazığ ve Bingöl’ün yanı sıra Başbakan Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu’da Malatya, Adıyaman, Erzurum, Gaziantep, Kahramanmaraş, Ağrı, Van ve Diyarbakır’da da miting gerçekleştirdi. En son 29 Mart seçimleri öncesi 21 Şubatta Diyarbakır’a giden Erdoğan, 17 ay aradan sonra 3 Eylülde Diyarbakır’a giderek Anayasa değişikliğini anlattı. Başbakan’ın 2005 yılında Diyarbakır’daki sözlerine atıfta bulunularak kamuoyunda yaratılan beklentiye rağmen Başbakan, beklenen mesajları vermedi.

KILIÇDAROĞLU 70 İLDE MİTİNG YAPTI
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise referandum kampanyası süresince 70 ilde 73 miting yaptı. Kılıçdaroğlu, kampanya sırasında 11 ile gitmedi. CHP Genel Başkanının gitmediği iller Çankırı, Ağrı, Iğdır, Muş, Bitlis, Diyarbakır, Siirt, Hakkari, Şırnak, Mardin ve Şanlıurfa oldu. Referandum kampanyası sırasında meydanlara ağırlıklı olarak Kılıçdaroğlu ile Başbakan Erdoğan arasındaki tartışmalar damgasını vurdu. Kılıçdaroğlu ile Erdoğan arasında,”Boy-soy, kalpazan, şerefsiz, dokunulmazlık, af, afiş, villa, adam” şeklinde tartışmalar yaşandı.

BOY-SOY TARTIŞMASI
Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın “Boya değil soya bak” sözüne Sinop’tan, “Recep Bey önce anamızı ağzına aldı. Sonra babamızı ağzına aldı. Bugün Gaziantep’te benim soyumu sorguluyor. Ne annemden, ne babamdan, ne soyumdan hiç utanmadım. Hepsiyle onur duydum. Ama Recep Bey’e tavsiyem var: Devlet senin emrinde benim soyumu öğrenmek istiyorsan, İstanbul Müftülüğüne başvurursun. Orada tutulan defterlere bakarsın benim soyumu öğrenirsin. Ama çok merak ediyorsan; eğer sen insanların soyuyla uğraşıyorsan eline bir tane pergel, cetvel al. Gel benim kafatasımı da ölç. Buna da benim itirazım olmaz. Sayın Başbakandan istirham ediyorum, ağzını bozmasın” diye karşılık verdi. Kılıçdaroğlu, Başbakanı ‘kalpazanlık’la suçlarken Antalya’da “Parlamentoda kalpazan Başbakan istemiyoruz, tamam mı?” diye sordu.

Kılıçdaroğlu, Yozgat’ta Başbakan Erdoğan’ın “Memur Kemal Efendi” söylemine de, “Ben Memur Kemali’m, İşçi Kemal’im, Emekli Kemal’im, bunları bana herkes söyleyebilir. Ama hiç kimse bana kalpazan Kemal demedi, değil mi?” diye karşılık verdi. Memur sendikaları da yaptıkları açıklamalarla, memur kavramını ‘rencide’ edici bir biçimde kullandığı için Başbakana tepki gösterdiler.

AF TARTIŞMASI
Genel af önerisiyle gündeme gelen Kılıçdaroğlu, “2006 tarihinde TBMM’ye Sayın Başbakanın imzasıyla bir kanun teklifi geldi. Bu teklif, terör örgütünün kurucusu ve üyelerine af getiriyor. Bu terör örgütünün kurucusu kim? Sayın Başbakan, bu soruya önce yanıt versin” dedi.

VİLLA TARTIŞMASI
CHP Genel Başkanı ile Başbakan arasında yaşanan bir başka polemik villa tartışmasıydı. CHP Genel Başkanı, “Başbakan’ın havuzlu villasının fotoğrafları yayınlandı. Gördünüz mü? Muslukları altın kaplamaydı. Eğer vicdan olsaydı, bu ülkede çocuklar yatağa aç girerken, bu kadar açlık, yokluk varken, sabah uyandığında o altın kaplamalı musluktan akan suyla yüzünü yıkamazdı; vicdan taşırdı” dedi.

‘ŞEREFSİZLER’ POLEMİĞİ
Başbakan Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasında referandum meydanlarındaki gerginlik ve polemik “şerefsiz” sözüne kadar uzandı. Başbakan Erdoğan’ın “Öcalan’ın idamını siz durdurmadınız mı?” diye yüklendiği Bahçeli, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’le yaptığı görüşmeyi ilk kez açıkladı.

Erdoğan ile Bahçeli arasındaki en sert polemik ise MHP’nin hükümete yönelik ‘PKK ile pazarlık yapıldığı’ iddiaları nedeniyle yaşandı. Başbakan bu iddiaları ‘şerefsizlik’ olarak nitelendirirken Bahçeli, “Sayın Başbakan adeta kızarıyor, yaptığından utanıyor ve bunu üstünden atabilmek için MHP’ye saldırıyor. ‘Bu diyalogu, bu pazarlığı açıklamazsanız şerefsizsiniz’ diyor. MHP, bu şerefsizliği kabul etmez. Sen açıklamazsan, günü saati geldiğinde Milliyetçi Hareket bunu açıklar ve açıklamakla beraber terör örgütü ile nasıl işbirliği yaptığının hesabını da sorar. Sen hangi işbirliğini, kiminle nasıl yaptığını açıklamak yerine gerçeklerin üstünü örtmek için MHP’ye niçin saldırıyorsun?” diye yanıt verdi. Başbakan ise daha sonra yaptığı konuşmada “Ben değil devlet görüştü” diyerek tartışmaları bir başka boyuta taşıdı.

PARAYA VE YALANA KARŞI
AKP bu referandum öncesi gazetelere verdiği ve günlerce süren ilanlarla, kentlerin donatıldığı bilboard reklamlarıyla da seçmenlerin tercihini etkilemeye çalıştı. Bunun yanında, Ordu ilindeki ‘PKK hayır dediği için evet’ yazılı pankartlarda olduğu gibi, yalana dayalı kara propaganda yöntemleri de referandum öncesi kullanıldı. Bir anlamda ‘evet için her yol mubah’ yönteminin işletildiği anayasa referandumu için yarın sandığa gidecek olan seçmenler, tüm bu yöntemlere karşı da bir irade ortaya koymuş olacaklar. (EVRENSEL)

Bu haber GÜNCEL kategorisi altında 11 Eylül 2010 tarihinde eklenmiştir. "Paranın ve Yalanın Saltanatına HAYIR!" başlıklı haberimize yapılan yorumları RSS bağlantısı ile takip edebilirsiniz.

Yorum yaz


Site içeriğini kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
Haberlere yapılan yorumlar yorum sahiplerinin sorumluluğundadır, egitimciyiz.com sorumlu tutulamaz.
Bilgi
7