Pazarlamacıların Hedefinde Öğrenciler Var

Son günlerde bazı “eğitim” pazarlamacılarının, öğrencilere ait bilgiler eşliğinde velilerden ev ziyaretleri için randevu talebinde bulunduğu ya da velileri doğrudan adresinde ziyaret ettiği bilgileri tarafıma ulaşmakta.

Bu pazarlamacılar genellikle eğitim setleri, sınava hazırlık kitapları, internet sitesi aboneliği ya da rehberlik hizmeti satışıyla ortaya çıkmakta.

Pazarlanan ürün tanıtılmakta ve veli ikna olursa satış gerçekleşmekte.

Buraya kadar herhangi bir sorun yokmuş gibi görünse de, bu pazarlamacıların velilere öğrenci bilgileriyle, velinin cep telefonu aracılığıyla ulaşması bazı soru işaretlerine neden olmakta.

Bazı pazarlamacıların velinin adresine kadar gitmesi, yapılan görüşmelerde öğrencilere ait öğrenim bilgilerinin veliye sunulabilmesi ve yapılan ön hazırlıkla öğrencilerin yakından tanındığının görülmesi aslında büyük bir soruna da işaret ediyor.

Bu pazarlamacıların genellikle doğru ve “resmi” bilgilere sahip olması, velide Bakanlık ve okulla ilişkili bir hizmetin satıldığı izlenimini uyandırmakta ve düşünceyi kuvvetlendiren bir sunumun sonunda genellikle satış işlemi gerçekleşmekte.

Veliler ancak alınan hizmetten kaynaklı bir sorun yaşandığında satışın özel bir hizmet olduğunu anlamakta, bazen de bu yolla dolandırıldıkları düşünmekte.

E-OKUL BİLGİLERİ SIZDIRILIYOR MU?

Pazarlamacıların öğrencilere ve velilerine ait bilgileri nereden, nasıl edindikleri büyük bir soru işareti.

Tarafıma ulaşan şikayetlerin en son dayandığı nokta da bu; e-okuldaki bilgilerimiz güvende değil mi, bu bilgilerin ortada dolaşması herhangi bir sakınca oluşturmaz mı, çocuklarımız tehlikede mi?

Bakanlık bu konuda gerekli tüm önlemin alındığını belirtse de, kasım ayında öğrenci ve velilere ait bilgilerin “sms sistemi” adı altında özel bir şirkete nasıl aktarıldığı hatırlanacaktır.

ÖNLEMLER ALINMALI

Teknolojik gelişmeler ve bunların işleyişe olan katkısı reddedilemez. Fakat bu teknolojiyi kullanacak kişi ve birimlerin de aynı oranda gelişmiş, bazı yeterliklere sahip olması gerekmekte.

Özellikle çocuklarımızın söz konusu olduğu durumlarda, ortaya çıkabilecek sonuçlar itibariyle “yanlışlık, eksiklik, yetersizlik” kabul edilemez.

Bakanlık sistemini gözden geçirmeli, bilgi sızmalarına karşı önlemini almalı ve konuyla ilgili personelin gerekli eğitimleri almasını sağlamalıdır.

Mehmet Katrancıoğlu (Eğitimci)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.