Radyo/Mesaj Üzerinden Satışlara Dikkat!

Duymayanınız yoktur; “200 TL’ye S3 telefon”, “ilk 50 kişiye S4 sadece 300 lira…” Bu ve benzeri “cazip” fırsatları kaçırmak istemeyen kişilerdenseniz, siz de bir gün “yasal” dolandırıcıların kurbanı olabilirsiniz.

Aslında işler her ne kadar yasal ve kuralına uygun gibi görünüyor olsa da, pazarlama hileleri ve iyi satış tekniğiyle satış sonrası bir çok kişi aldatıldığını ifade etmekte.

Piyasada 1300-1500 liraya satılan telefonların 200 lira gibi cazip bir fiyata satılması çok kişinin ilgisini çekmekte. Vatandaşlarımızın “hem kaliteli-hem ucuz” mala olan düşkünlüğü iyi bilen ve bunu kullanan satıcılar, genellikle radyo reklamları ya da kısa mesaj üzerinden bu satışları yapmakta. Piyasa fiyatının beşte biri bir fiyata telefon almak isteyen “müşteriler” maalesef bu alışveriş sonunda istisnasız mağdur olmakta.

Sistem Nasıl İşliyor?

Pazarlama tekniklerini iyi bilen ve uygulayan bu satıcılar “laf kalabalığı” ile satışını yaptıkları ürünleri gereğinden fazla övmekte, kullandıkları yanıltıcı ifadelerle sattıkları ürünün piyasada çok bilinen ürünlerle olan isim ve görüntü benzerliğinden yararlanmakta.

Ayrıca alışveriş sırasında düşünme, araştırma, sonraya erteleme ihtimalini ortadan kaldırmak için satışların hep kısıtlı bir süreliğine ve kısıtlı sayıda yapıldığı aktarılmakta. Bu “fırsatı” kaçırmak istemeyen kişileri kaybetmemek adına “siz çaldırın biz arayalım” diyerek alışveriş oldukça cazip hale getirilmekte. “Kargo bedava, ilk 50 kişiye” diyerek daha da çekici hale getirilen kampanyadan yararlanmamak için hiç bir neden kalmamakta.

Satış işlemi kapıda ödeme veya tercih edilmesi durumunda kredi kartı ile yapılabilmekte. Kapıda ödeme seçeneği “dolandırılma” ihtimalini azalttığı için tercih edilse de kargo ile gelen ürün ödeme yapılmadan açılamadığı için durum değişmemekte.

Satılan ürünün, piyasada çok bilinen ürünlere olan benzerliği nedeniyle ilk görüşte farkın anlaşılamaması, anlık iade şansını da ortadan kaldırmakta. Ürün açıldıktan sonra malzeme kalitesi, yazılım, kullanım farkları ile durumu anlayan madurlar, satış kanalı olarak kullanılan radyoları arasalar da bundan bir sonuç elde edememekte. Radyolar genellikle satıcının kendileri olmadığını, sadece satış-tanıtım reklamını yayımladıklarını ifade etmekte.

Bir şekilde satıcı firmaya ulaşılsa da sorun genellikle çözülememekte, para iadesi için bir kaç gün sonrası ifade edilse de elbette herhangi bir para iadesi yapılmamakta. Ürünü geri gönderenler parasını kaybetmenin yanında ya elindeki ürünü de kaybetmekte, ya da “adres değişikliği” nedeniyle muhataplara ulaşamamakta.

“Bir Akıllı Sen mi Varsın?”

Basına ve sosyal medyaya yansıyan bu gibi durumlarda mağdurlar genellikle “o paraya bu telefon olur mu, tek kurnaz sen misin?” yorumuyla karşılaşmakta. O paraya o telefonun olmayacağı ortadaysa da, firmaların “ücretsiz” çekilişle araba, ev verdikleri sık görüldüğü için “hırsızın hiç mi suçu yok” sözü de akıllara gelmekte.

Herkes Dolandırıcı mı?

Aslında gerçek bir satıcı, gerçek bir ürün ve müşteri olması, bu alışverişi geçerli kılmakta. Sorun, satılan üründeki yanıltıcı ifadeler ve satış sonrası hizmetle, iade, cayma vb. yasal hakların kullandırılmamasından kaynaklanmakta.

Eğer satılan ürünü yakından tanıyorsanız, satıcıya güveniyorsanız, alışverişiniz sonrasında doğabilecek sorunların bilincindeyseniz neden olmasın?

Karşılıklı güvene dayanan online satışın günümüzde kullanım oranına bakıldığında sorunsuz alışverişin mümkün olduğu, bunun için bilinçli alıcı ve iş ahlakına sahip satıcı gerektirdiği unutulmamalı.

İyi alışverişler.

Mehmet Katrancıoğlu / Eğitimci-Editör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.