» Kût’ül-Amâre Kutlamalarını Kim Kaldırdı?  » Asker Üniformalı Gösteriye İnceleme  » Danıştay: İş Bırakma Sendikal Faaliyettir  » Ortaylı: “Müfredatı Hazırlayanlar Düşük”  » Kutlu Doğum Haftası Kaldırıldı mı?  » Kursiyerlere Ek Ders Ücreti Ödenecek mi?  » MEB: “Saatle İlgili Çalışmamız Yok”  » Eğitim Sen’den Pisa 2015 Raporu  » 2017 Nöbet Görevi Ücreti Artıyor  » Eğitim Sen: Diyarbakır’da Tüm Üyelerimiz Göreve Döndü  » Dersler Daha Geç Başlayacak  » 8 Kentte Kar tatili  » TBMM Genel Kurulunda Terör Kınandı  » Artvin’de ve Giresun’da Okullar Tatil  » O İlde Okullar Bir Gün Tatil Edildi  » Türkiye Okuduğunu Anlamıyor!  » 934 Öğretmen Daha Göreve İade Edilecek  » Türkiye PISA 2015’te Sınıfta Kaldı  » Eğitim İş MYK’dan Eğitim Sen’e…  » 2017’de Hangi Günler Tatil?  » MEB: Hababam Sınıfını İzleyin  » Ekmek ve Kirada Alım Gücü Geriledi  » 1500 Engelli Öğretmen Atanacak  » Eğitim İş: “Başkanlık Sistemine Hayır”  » Greve Ceza AİHM’den Döndü  » Üç Yeni Sınav Görevi  » “Tazminatlar Dayanışmaya Aktarılacak”  » Yeni EBA Yayında  » Türk Eğitim Sen: “Başkandan Memur-Sen’e Ayar”  » İlk ve Orta Dereceli Okullar Tatil Edildi 
Eğitim Haberleri

Seçmeli Haksızlık; Kürtçe Dersi ve Öğretmenleri

A+  A- Seçmeli Haksızlık; Kürtçe Dersi ve Öğretmenleri

Seçmeli dersler, eğitim sisteminin vazgeçilmez unsurlarından ve öğrencilerin yetenekleri doğrultusunda katılabilecekleri etkinliklerdendir. Bu dersler, yıllardır müfredatta yer alıyordu ve buna ilave olarak, 2012-2013 öğretim yılında, 4+4+4 eğitim reformuyla, “Seçmeli Ders Paketleri” ile karşı karşıya kaldık.

Seçmeli ders paketleri, eğitim kamuoyunda tartışılmaya başlandığı andan itibaren hep siyasi tartışmaların konusu oldu. Bu tartışmalar, “Din paketi” ve “Kürtçe dersi” ana başlıklarında toplandı. Seçmeli din dersleri ile ilgili görüşlerimizi birçok yazıda dile getirdik.

Seçmeli ders paketleri iki öğretim yılından bu yana uygulanıyor ve bir şekilde eğitim sistemine monte oldu. Öğrencilerin ve velilerinin tercihlerine göre iki yıldır hangi derslerin seçildiğini MEB’in açıklamalarına göre öğrenebiliyoruz.

Uygulamanın başladığı 2012-2013 öğretim yılı sonunda, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, yeni öğretim yılında 18 bin öğrencinin seçmeli ders olarak Kırmançi, bin 800 öğrencinin de Zazaca ders almak istediğini açıkladı. “Ben o kadar az beklemiyordum” diyen Avcı, Kürtçe öğretmenlerinin görevlendirilmesine ilişkin olarak da “Hangi okulda, kaç öğrencinin seçmeli dersi tercih edeceğini bilemediklerini, bu nedenle Kürtçe dahil seçmeli derslerin hiçbirinde kadro tahsisi yapamadıklarını” söyledi. Avcı, “İnşallah önümüzdeki yıl, bu tercihler meselesini, tıpkı üniversitelere giriş meselesinde olduğu gibi bütün yedek listeleri, kontenjanlar dolana kadar işletilecek şekilde düzenleyeceğiz” dedi. (http://www.memurlarnet.biz)

2013-2014 öğretim yılında ise Kürtçe ve Kürtçe’nin lehçeleri olan Kurmançi ve Zazaca ile ilgili olarak, MEB, tam bir sessizliğe bürünmüş durumda. Bakanlık, öğrencilerin tercih ettiği diğer seçmeli derslerin, kaç öğrenci tarafından tercih edildiğini açıklamasına rağmen Kürtçe’nin kaç öğrenci tarafından tercih edildiğini açıklamadı. Kamuoyunda bu sayının 160 bin olduğu yönünde duyumlar var. Acaba Bakanlık bu sayının yüksekliği konusunda ne yapacağını bilemediği için mi, tercih sayılarını açıklamıyor?

Bu noktada Kürtçe öğretmenlerinin yaşadıklarına da değinmek gerekiyor.

Her şey Haziran 2012 yılının başında Başbakan Erdoğan’ın “Yaşayan diller ve lehçeler adı altında Kürtçe seçmeli derslerin verilebileceğini” söylemesiyle başlamıştı. Başbakan Erdoğan’ın bu açıklamaları bölgede büyük bir heyecan yaratmış ve birkaç hafta sonra da Mardin Artuklu Üniversitesi ilan vererek Kürtçe öğretmeni yetiştireceğini kamuoyuna duyurmuştu. Kürtçe seçmeli ders ve Kürtçe öğretmenlerinin yetiştirilmesi sürecinde basılı ve yazılı medyaya yansıdığı kadarıyla Artuklu Üniversitesi ile YÖK ve MEB’in çeşitli görüşmeleri olmuştu. Bu görüşmeler neticesinde Artuklu Üniversitesi YÖK ve MEB’ten aldığı şifahi sözler neticesinde verdiği ilanda “Milli Eğitim Bakanlığı’nın önerisi üzerine, Kürtçe Öğretmeni yetiştirmek amacıyla Mardin Artuklu Üniversitesi Türkiye’de Yaşayan Diller Enstitüsü Kürt Dili ve Kültürü Anabilim Dalı bünyesinde 2012-2013 öğretim yılında 500 (beş yüz) Tezsiz Yüksek Lisans öğrencisi alınacaktır. Bir yıl süreli bu programdan mezun olacak adaylar Kürtçe öğretmeni olarak atanacaktır.” diyordu. İlanda formasyonu olmayanlara formasyonun da verileceği ve Şubat 2013’te de yine 500 kişinin alınacağı yazılıydı (http://www.bianet.org).

Artuklu Üniversitesi de sonraki açıklamalarında YÖK’le prensipte bu konularda anlaştığından bahsediyor ve eğitimlerini tamamlayanların Kürtçe öğretmeni olacaklarını dile getiriyordu.

Bunlara ek olarak Eylül 2012’de NTV’de “NTV’ye Sorun” programına katılan MEB müsteşarı Emin Zararsız, aynı şekilde Başbakan Erdoğan da Şubat 2013’te Mardin’de, Artuklu Üniversitesinde Kürtçe öğretmeni yetiştirilmesini överek, 500 Kürtçe öğretmeni atanacağını ifade etmişti. Bundan cesaret alan Üniversite sonuçta başvuran 2528 kişiden 500’ünü Eylül 2012 itibariyle programa kabul ediyor. Sonraki süreçte de eski Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, 12.12.2012’de Bingöl Üniversitesinde bir konferansta Kürtçe Yüksek lisansı bitirenlerin Kürtçe öğretmeni olarak atanmayacağını, öncelikle bu kişilerin kendi bölümlerine atanacağını ve daha sonra ek ders karşılığı Kürtçe derslere gireceğini dile getirmişti.

Daha sonra Bakanlık, yetiştirilen bu Kürtçe öğretmenlerine “ücretli öğretmenlik” uygulaması getireceklerini ifade etmiş, ancak bu teklif haklı olarak bu öğretmenler tarafından reddedilmiştir. Çünkü ücretli öğretmenlik sezonluk çalışılan, asgari ücret düzeyinde bir ücrete tabi bir statüdür.

Bundan sonraki süreçte 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Kürtçe öğretmen adaylarının kaderi biraz da okullarda Kürtçe seçmeli dersinin seçilmesine bağlandı. Okullar tatil olmadan alelacele velilere seçtirilen seçmeli derslerin çoğu bilinçli bir şekilde seçilemedi. Bu sebeple de bazı okullarda okul müdür ve yardımcıları kendi anlayışlarına göre öğrencilerin adına derslerin seçimini yapma yoluna gittiler ya da hiç seçtirmemeye çalıştılar. Bu süreçte bu durumdan en çok etkilenen ders, şüphesiz Kürtçe oldu. Her şeyden önce dersin statüsü ve Kürtçe öğretmen adaylarının durumu konusunda Milli Eğitim Bakanlığının herhangi bir resmi açıklamada bulunmaması, veli ve öğrencilerin Kürtçe dersine bakışında bir güvensizliğe neden oldu. Öyle ki bazı çevrelerde Kürtçeyi seçenlerin fişlendiği korkusu bile yaratıldı. Bunun yanında bazı okul müdürleri yeterli derslik olmadığı için öğrencilere Kürtçeyi seçtirmeyeceğini dile getirirken bazı okul müdürleri de Kürtçe öğretmeni olmadığı için Kürtçe dersini seçenleri başka derslere kaydırdıklarını dile getiriyorlar. Bu dezavantajlı durum ve pedagojik olmayan yaklaşımdan dolayı bölgede Kürtçe seçmeli derse olan ilgi de beklenenin çok altında kalmasına neden oluyor.

Kürtçe dersinin seçilmesi, çeşitli teknik ve bilinçli yaklaşımlarla zorlaştırılırken Kürtçe öğretmenleriyle ilgili olumsuz durum BDP Bingöl Milletvekili İdris Baluken’in Yüksekova Haber’e verdiği demeçle ortaya çıktı. Sayın Baluken durumu “Bu konuyla ilgili Milli Eğitim Bakanı’yla bir telefon görüşmesi yaptım. Yine Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’la da bir görüşme yaptım. Milli Eğitim Bakanıyla yaptığımız yüz yüze görüşmede (haziran ayında yapılan görüşme kastediliyor) aslında bir çerçeve oluşmuştu. Buna göre her ilde her iki lehçede norm kadro tahsis edilmesi ve istihdam edilen öğretmenlerin okullar arasında seçmeli dersin olduğu saatte okullara gidip çalışması gibi bir formülasyon üzerinde anlaşmıştık. Bu da bizzat Milli Eğitim Bakanı tarafından mantıklı bulunmuştu ve bu konuda çalışma başlatacaklarını söylemişlerdi. Fakat en son yaptığımız telefon görüşmesinde ise herhangi bir çalışmayı açığa çıkarmadıklarını ve norm kadro tahsis etmeyeceklerini, bu öğretmen adaylarının ders saat ücreti üzerinden bir ücretlendirmeyle çalışacaklarını dile getirdi. Milli Eğitim Bakanı’yla görüşmeden sonra Sayın Bülent Arınç’la bir görüşme yaptım. Sayın Arınç da bu konuda girişimlerde bulunacağını ifade etti ama bize herhangi bir dönüş yapılmadı.” sözleriyle açıklamış ve Kürtçe öğretmenleriyle ilgili şu an itibariyle olumsuz bir yaklaşımın olduğunu dile getirmişti. Bu açıklamadan sonra Kürtçe öğretmen adayları kesinlikle “ücretli” olarak çalışmayacaklarını bir basın açıklamasıyla beyan ettiler. Esas olarak Kürtçe öğretmenleri, umutlarını kaybetmiş değiller ama Milli Eğitim Bakanlığından bir resmi açıklama bekliyorlar (http://www.bianet.org).

Çünkü Kürtçe öğretmeni olabilmek için herkesin çektiği onca eziyet var. Kimi ilanda verilen formasyon sözünden dolayı, başka üniversitelere formasyon başvurusunda bulunmadı. Kimi İstanbul gibi uzak kentlerden ayrılıp Mardin’e yerleşti. Kimi de aylarca dersin olduğu günlerde hem maddi hem de manevi olarak kendisini zorlayan gidiş gelişler yaptı. Bazıları çocuklarını eğitim-öğretim sürecinde dünyaya getirdi ve her hafta kundağa sarılı bebeği ve yanında babasıyla derslere geldi. Kimi arkadaşlar iyi bir maaşla çalıştıkları dershanelerden ayrıldılar ve şu an itibariyle bile durumlarının belirsizliğinden dolayı ne bir iş kurabiliyorlar ne de bir dershaneyle anlaşma imzalayabiliyorlar.

Bilindiği gibi kadrolu öğretmen atanması, norm kadro açığı ve TTK’nin 80 sayılı kararına göre yapılıyor. Seçmeli dersler için kadrolu öğretmen ataması yapılmıyor. Seçmeli dersler, uygun branşı olan kadrolu öğretmenler tarafından veriliyor. Örneğin; Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni seçmeli din paketlerine, matematik öğretmeni, matematik uygulamalarına ve zeka oyunlarına, Görsel sanatlar ve beden eğitimi öğretmenleri sanat ve spor paketi derslerine girebiliyor. Ancak Kürtçe dersine girecek branş yok. Bu ders ancak sözünü ettiğimiz ve yüksek lisans düzeyinde yetiştirilen Kürtçe öğretmenleri tarafından verilebilir. Yürürlükteki mevzuata göre kadrolu atama yapılamayan Kürtçe öğretmenleri bir ara formül olarak sözleşmeli statüde yapılabilir. Ancak zaman geçirilmeden 80 sayılı TTK kararında düzenlemeye gidilerek, Kürtçe öğretmenlerinin de kadrolu öğretmen olarak atanması gereklidir.

Konunun bir başka yönü de, içinden geçmekte olduğumuz “Çözüm süreci.” Bu sürecin sağlıklı olarak gelişebilmesi ve ülkenin bir daha çatışma ortamına sürüklenmemesi için yürürlüğe konulan reformların hayata geçirilmesi, bölge insanının tercihi olan Kürtçe seçmeli dersler ve hatta anadile eğitim hakkının teslim edilmesi gereklidir.

Bütün bu gelişmelerden sonra Kürtçe öğretmenlerinin beklentilerini şöyle sıralanabilir;
-Atanmak üzere eğitime tabi tutulan Kürtçe öğretmenleri, MEB tarafından kendilerine bulunan ara formüle göre istihdam edilip sonraki yıllarda kalıcı bir çözümün bulunmasının sağlanması
-İki öğretim yılından bu yana ortaokulların 5 ve 6. sınıflarında seçilen Kürtçe dersinin önündeki teknik ve fiziki engellerin, okul yöneticileri tarafından olumsuz yönlendirmelerin ortadan kaldırılması.

MEB, Kürtçe öğretmenlerinin istihdamları konusunda ivedilikle adım atmalıdır. Bu adım hem Kürtçe öğretmenlerine verilen sözlerin yerine getirilmesi hem de “Çözüm süreci”nin gerçekten kalıcı bir çözüme dönüşmesi anlamında, önemlidir.
-http://www.memurlarnet.biz/kamu-ajans/kurtce-ve-zazacayi-kac-ogrenci-secti-h11609.html
-http://www.bianet.org/bianet/kultur/150363-bir-akp-klasigi-kurtce-ogretmenlerine-dair-her-sey

Abdullah DAMAR / Eğitimci-Yazar

Bu haber GÜNCEL, KÖŞE YAZILARI, ÖZEL HABER kategorisi altında 15 Mayıs 2014 tarihinde eklenmiştir. "Seçmeli Haksızlık; Kürtçe Dersi ve Öğretmenleri" başlıklı haberimize yapılan yorumları RSS bağlantısı ile takip edebilirsiniz.

  1. alevinet

    Milli Eğitim Bakanı ‘Kürtçe konuşmayı yasaklayan’ öğretmeni savundu… https://t.co/D9LjGDNrGu https://t.co/jNz81454bN

  1. neco0765

    RT @ozgrdemokrasi: Milli Eğitim Bakanı 'Kürtçe konuşmayı yasaklayan' öğretmeni savundu... https://t.co/FYCqNPMB5P @ozgrdemokrasi aracılığıy…

  1. polatihsan

    RT @ozgrdemokrasi: Milli Eğitim Bakanı 'Kürtçe konuşmayı yasaklayan' öğretmeni savundu... https://t.co/FYCqNPMB5P @ozgrdemokrasi aracılığıy…

  1. Perihanyogurtcu

    RT @ozgrdemokrasi: Milli Eğitim Bakanı 'Kürtçe konuşmayı yasaklayan' öğretmeni savundu... https://t.co/FYCqNPMB5P @ozgrdemokrasi aracılığıy…

  1. RonaldHeynes

    RT @Mir_Press: Milli Eğitim Bakanı 'Kürtçe konuşmayı yasaklayan' öğretmeni savundu.. #Twitterkurds #UNICEF #WordPress https://t.co/RO8SE…

Yorum yaz


Site içeriğini kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
Haberlere yapılan yorumlar yorum sahiplerinin sorumluluğundadır, egitimciyiz.com sorumlu tutulamaz.
Bilgi
3