» Kût’ül-Amâre Kutlamalarını Kim Kaldırdı?  » Asker Üniformalı Gösteriye İnceleme  » Danıştay: İş Bırakma Sendikal Faaliyettir  » Ortaylı: “Müfredatı Hazırlayanlar Düşük”  » Kutlu Doğum Haftası Kaldırıldı mı?  » Kursiyerlere Ek Ders Ücreti Ödenecek mi?  » MEB: “Saatle İlgili Çalışmamız Yok”  » Eğitim Sen’den Pisa 2015 Raporu  » 2017 Nöbet Görevi Ücreti Artıyor  » Eğitim Sen: Diyarbakır’da Tüm Üyelerimiz Göreve Döndü  » Dersler Daha Geç Başlayacak  » 8 Kentte Kar tatili  » TBMM Genel Kurulunda Terör Kınandı  » Artvin’de ve Giresun’da Okullar Tatil  » O İlde Okullar Bir Gün Tatil Edildi  » Türkiye Okuduğunu Anlamıyor!  » 934 Öğretmen Daha Göreve İade Edilecek  » Türkiye PISA 2015’te Sınıfta Kaldı  » Eğitim İş MYK’dan Eğitim Sen’e…  » 2017’de Hangi Günler Tatil?  » MEB: Hababam Sınıfını İzleyin  » Ekmek ve Kirada Alım Gücü Geriledi  » 1500 Engelli Öğretmen Atanacak  » Eğitim İş: “Başkanlık Sistemine Hayır”  » Greve Ceza AİHM’den Döndü  » Üç Yeni Sınav Görevi  » “Tazminatlar Dayanışmaya Aktarılacak”  » Yeni EBA Yayında  » Türk Eğitim Sen: “Başkandan Memur-Sen’e Ayar”  » İlk ve Orta Dereceli Okullar Tatil Edildi 
Eğitim Haberleri

Skandal E-Posta

A+  A- Skandal E-Posta

“Yiğenimi tıp fakültesine yerleştirin” diyerek ÖSYM Başkanı Ali Demir’e e-posta gönderen kişinin AKP’li Bakan Hayati Yazıcı olduğu iddia edildi.

22 Eylül’de ÖSYM Başkanlığı’na vekaleten atanan Demir’i cep telefonundan Bakan Hayati Yazıcı adına arayan bir kişi konuşmanın sonunda “Bakana iletmemi istediğimiz bir şey var mı? Kendisine aktaracağım. Vereceğim mail adresine yazıp atarmısınız” dedi.

Ve Demir verilen adrese 26 Ekim 2010 Salı günü saat 17.41’de şu maili attı:

“Sayın Bakanım, Bugün vaki olan telefon görüşmemize ve bana gösterdiğiniz güvene çok memnun oldum. Ülkemizde, sosyal barış, hak ve adalet duygusunun yerleşmesinde en önemli bir unsur olan ÖSYM’nin bir an evvel olması gereken konumuna gelebilmesi için kendisine has bir mevzuatının oluşması şarttır. Bu doğrultuda vereceğiniz destekler için şimdiden çok teşekkür ediyorum. Saygılar sunarım.

Ali Demir


Aynı gün saat 21.41’de aynı adresten Demir’e gönderilen şu e-posta geldi:

“Ali bey merhaba Öncelikle benim size her konuda destek olacağımı bilmenizi isterim… Benim çok sevdiğim bir yiğenim var.. bu kızımızın tek hedefi doktor olmaktır… Ama alt yapısı zayıf olduğu için… aşırı psikolojik depresyona girdi ve bu durum hem ailesini hem de dayısı olarak beni çok üzüyor… benim sizden isteğimiz bu kızımızın bu önümüzdeki (ygs) ve (lys) sınavlarında başarı elde edip İstanbul içinde bir tıp fakültesine yerleşmesini sağlamaktır. Sizden bu yardımınızı esirgememenizi rica ediyorum. Bu konuda yardımınızı bekliyorum. selamlar.

Hayati Yazıcı

Habertürk’ün yayınladığı e posta için tıklayınız.

Özcan Mektubun Öyküsünü Anlattı

YÖK Başkanı Prof. Yusuf Ziya Özcan e-posta’nın öyküsünü anlattı: “Ali bey bunu heyecanla bana getirdi, ‘Böyle bir şey geldi bana’ dedi. Bu sık görülen bir ricalardan değil. Bunu istemek yürek ister. Hayati Bey böyle bir şey yapar mı? Bazen vekiller yapıyorlar, ‘şunu rica ederiz’ diye küçük notlarda. Ama ‘bu yapılacak bir şey değil, ciddiye alma, sen bunu bir kenara at dursun’ dedim.”

‘Mail’de akla gelen sorular

Bakan Yazıcı ile Demir telefonda konuştu mu?
O kişi Demir’in özel cep telefonuna nasıl ulaştı?
Demir, maili neden özel adresinden gönderdi?
Bakan Yazıcı’nın bu mailden ne zaman haberi oldu?
Neden 26 Ekim’de suç duyurusunda bulunulmadı?
Olaydan sonra Bakan’a bilgi verildi mi?
Meçhul kişinin telefonu hemen nasıl bulundu.

‘Ortada kurgulanmış hazırlanmış proje var’

AKP’li Bakan Hayati Yazıcı adına yapılan açıklamada, “Ortada kurgulanmış, üzerinde çalışılmış bir ‘proje’ vardır. Sayın Yazıcı da bu kurguya alet edilmek istenmekte, birileri bunun üzerinden siyasi amaçlar gütmektedir. Yazıcı’nın böyle bir email gönderdiği, yeğeni için yerleştirme istediği yönündeki haber, yorumve kulisler külliyen gerçek dışıdır. Sayın Bakanın yeğeni de bulunmamaktadır” ifadelerine yer verildi.

‘NİYE BEKLEDİ’

YGS soruşturması hakkında “Dağ fare doğurdu” yorumunda bulunan Kılıçdaroğlu ise, Bakan Yazıcı’nın ortaya çıkmak için niye kendisinin açıklamasını beklediğini sordu.

Kılıçdaroğlu, “Eğer ‘Böyle bir telefon konuşması yapmadım’ diyorsa ilgili savcının TİB’den telefon konuşmalarını istemesi lazım. Bu olayın aydınlığa kavuşması lazım” dedi. -Haberturk

Bu haber GÜNCEL kategorisi altında 12 Mayıs 2011 tarihinde eklenmiştir. "Skandal E-Posta" başlıklı haberimize yapılan yorumları RSS bağlantısı ile takip edebilirsiniz.

Yorum yaz


Site içeriğini kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
Haberlere yapılan yorumlar yorum sahiplerinin sorumluluğundadır, egitimciyiz.com sorumlu tutulamaz.
Bilgi
9