» Kût’ül-Amâre Kutlamalarını Kim Kaldırdı?  » Asker Üniformalı Gösteriye İnceleme  » Danıştay: İş Bırakma Sendikal Faaliyettir  » Ortaylı: “Müfredatı Hazırlayanlar Düşük”  » Kutlu Doğum Haftası Kaldırıldı mı?  » Kursiyerlere Ek Ders Ücreti Ödenecek mi?  » MEB: “Saatle İlgili Çalışmamız Yok”  » Eğitim Sen’den Pisa 2015 Raporu  » 2017 Nöbet Görevi Ücreti Artıyor  » Eğitim Sen: Diyarbakır’da Tüm Üyelerimiz Göreve Döndü  » Dersler Daha Geç Başlayacak  » 8 Kentte Kar tatili  » TBMM Genel Kurulunda Terör Kınandı  » Artvin’de ve Giresun’da Okullar Tatil  » O İlde Okullar Bir Gün Tatil Edildi  » Türkiye Okuduğunu Anlamıyor!  » 934 Öğretmen Daha Göreve İade Edilecek  » Türkiye PISA 2015’te Sınıfta Kaldı  » Eğitim İş MYK’dan Eğitim Sen’e…  » 2017’de Hangi Günler Tatil?  » MEB: Hababam Sınıfını İzleyin  » Ekmek ve Kirada Alım Gücü Geriledi  » 1500 Engelli Öğretmen Atanacak  » Eğitim İş: “Başkanlık Sistemine Hayır”  » Greve Ceza AİHM’den Döndü  » Üç Yeni Sınav Görevi  » “Tazminatlar Dayanışmaya Aktarılacak”  » Yeni EBA Yayında  » Türk Eğitim Sen: “Başkandan Memur-Sen’e Ayar”  » İlk ve Orta Dereceli Okullar Tatil Edildi 
Eğitim Haberleri

SUSMAYACAĞIZ!

A+  A- SUSMAYACAĞIZ!

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, AKP iktidarı döneminde Türkiye’nin karanlık bir döneme girdiğini belirterek, 18 Mart Cuma günü İstanbul, Ankara ve İzmir’de alanlara çıkacaklarını duyurdu. ‘Susmayacağız’ diyen 4 örgüt tüm emek örgütlerine ‘güçlerimizi birleştirelim’ çağrısı yaptı.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, 18 Mart Cuma günü İstanbul, Ankara ve İzmir’de gerçekleştirecekleri eylemlere ilişkin yaptıkları yazılı açıklamada “AKP ‘ileri demokrasi’ masallarıyla tüm temel hak ve özgürlükleri ayaklar altına alarak kendi derin devletini yaratmaya çalışmaktadır” dedi. Açıklamada, “Emek-meslek örgütlerine, demokrasi güçlerine, insandan, emekten ve özgürlüklerden yanayım diyen siyasal partilere, susmayacağız diyen herkese çağrımızdır. Karanlığa ve baskılara karşı özgür, laik, demokratik ve bağımsız bir Türkiye için susmanın değil ses çıkarmanın zamanıdır” denildi.

DARBE DÖNEMLERİNİ ARATMIYOR

AKP’nin, sermaye yanlısı ekonomi politikaları ve kendi ideolojisini topluma dayatma doğrultusundaki iki yönlü saldırısını arttırarak sürdürdüğü vurgulanan açıklamada, hükümetin “ileri demokrasi” masallarıyla tüm temel hak ve özgürlükleri ayaklar altına alarak kendi derin devletini yaratmaya çalıştığı belirtildi. Referandum sürecinde “AKP’nin istediği değişimlerin 12 Eylül Anayasasından bir farkının olmadığı, yeni bir vesayet sistemi oluşturulacağı ve yeni hak kayıplarına zemin hazırladığı” uyarısında bulunduklarını hatırlatan 4 kurumun açıklamasında, aradan uzun bir süre geçmeden AKP’nin darbe dönemlerini aratmayan yöntemlerle emekçilere, gençlere, gazetecilere yönelik saldırılara giriştiği, muhalefeti sindirmeye yönelik baskı politikalarına hız verdiği dile getirildi.

SIRA KİMDE?

Açıklamada, “İnsanların kendini savunma hakkının dahi elinden alındığı, daha yargılama gerçekleşmeden medya kanallarında suçlu ilan edildiği, sınır tanımaz bir hukuksuzluğun hüküm sürdüğü, adeta kimsenin nefes alamadığı, yeni bir otoriter yönetimin oluşturulduğu bir sürece girildiği” ifade edildi. Referandumun hemen ardından bilimsel, parasız ve anadilinde eğitimi savunan öğrencilerin polis şiddeti ve tehditlerle sindirilmeye çalışıldığı hatırlatılan açıklamada, “Sermayenin istemleri doğrultusunda kabul edilen ‘torba yasa’ ile emekçilerin haklarına yönelik yeni saldırılar gerçekleştirildi; buna direnen emekçilerin önlerine barikatlar kuruldu. Kürt sorununda bir tasfiye operasyonuna dönüştürülen ‘demokratik açılım’ sürecinin sonucunda yeni bir çatışma ve savaşın eşiğine gelindi. Düşüncelerini açıklayan, AKP’nin düzenini ve cemaati eleştiren gazeteciler ‘terör örgütü’ üyeliğinden gözaltına alınarak tutuklandı” denildi. AKP’nin kendi medyasını, polisini, yargısını yarattığına vurgu yapılan açıklamada, AKP’nin, “Herkesi dinleyen ve izleyen büyük bir gözaltı düzeni, kendisine biat eden bir toplum yaratmaya çalıştığı” kaydedildi. Açıklamada, AKP politikalarına karşı çıkan herkesin şimdi sıranın ne zaman kendisine geleceğini düşündüğü ifade edildi.

SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ!

“Sözün bittiği yerdeyiz” denilen açıklamada şöyle denildi: “Şimdi ya ses çıkararak demokrasi ve özgürlüklerimizi savunacağız ya da sıranın kendimize gelmesini bekleyerek suskunluk içinde boğulacağız. Her geçen gün büyüyen bu karanlığa ve baskılara karşı özgür, laik, demokratik ve bağımsız bir Türkiye için şimdi susmanın değil ses çıkarmanın zamanıdır. Şimdi birlikte ses çıkarmanın zamanıdır.” Açıklamada bütün emek ve meslek örgütlerine, demokrasi güçlerine, ‘insandan, emekten ve özgürlüklerden’ yanayım diyen siyasi partilere, “Susmayacağız” diyen herkese 18 Mart Cuma günü saat 12.30’da Ankara, İstanbul ve İzmir’de eş zamanlı yapılacak basın açıklamalarına katılım çağrısı yapıldı.

AÇIKLAMANIN TAM METNİ:

SUSMAYACAĞIZ!

AKP, sermaye yanlısı ekonomik politikaları ve kendi ideolojisini topluma dayatması doğrultusundaki iki yönlü saldırısını artırarak sürdürmekte; ‘ileri demokrasi‘ masallarıyla tüm temel hak ve özgürlükleri ayaklar altına alarak kendi derin devletini yaratmaya çalışmaktadır.

Anayasa referandumu yapılırken, AKP‘nin istediği değişimlerin 12 Eylül Anayasasından bir farkının olmadığını, yeni bir vesayet sistemi oluşturulacağını ve yeni hak kayıplarına zemin hazırlandığını söylemiştik. Ve aradan uzun bir süre geçmeden görülüyor ki; AKP darbe dönemlerini aratmayan yöntemlerle emekçilere, gençlere, gazetecilere yönelik saldırılarında ve muhalefeti bastırmaya, sindirmeye yönelik baskı politikalarında hız kesmemiştir.

İnsanların kendini savunma hakkının dahi elinden alındığı, daha yargılama gerçekleşmeden medya kanallarında suçlu ilan edildiği, sınır tanımaz bir hukuksuzluğun hüküm sürdüğü, adeta kimsenin nefes alamadığı, yeni bir otoriter yönetimin oluşturulduğu bir sürece giriyoruz.

İleri demokrasi düzenine geçildiği söylenen referandumun hemen ardından;

– Üniversitelerde söz ve karar hakkını, bilimsel, parasız ve anadilinde eğitimi savunan öğrenciler polis şiddeti ve iktidarın tehditleri ile sindirilmeye çalışıldı.
– Sermayenin istemleri doğrultusunda kabul edilen ‘Torba Yasa‘ ile emekçilerin haklarına yönelik yeni saldırılar gerçekleştirildi; buna direnen emekçilerin önlerine barikatlar kuruldu.
– Kürt sorununda bir tasfiye operasyonuna dönüştürülen ‘demokratik açılım‘ sürecinin sonucunda yeni bir çatışma ve savaşın eşiğine gelindi.
– Düşüncelerini açıklayan, AKP‘nin düzenini ve cemaati eleştiren gazeteciler ‘terör örgütü‘ üyeliğinden gözaltına alınarak tutuklandı.

AKP, kendi medyasını, polisini, yargısını yaratarak herkesi dinleyen ve izleyen büyük bir gözaltı düzeni, kendisine biat eden bir toplum yaratmaya çalışıyor. AKP politikalarına karşı çıkan herkes şimdi sıranın ne zaman kendisine geleceğini düşünüyor.

Evet, sözün bittiği yerdeyiz.

Şimdi ya ses çıkararak demokrasi ve özgürlüklerimizi savunacağız ya da sıranın kendimize gelmesini bekleyerek suskunluk içinde boğulacağız.

Her geçen gün büyüyen bu karanlığa ve baskılara karşı özgür, laik, demokratik ve bağımsız bir Türkiye için şimdi susmanın değil ses çıkarmanın zamanıdır. Şimdi birlikte ses çıkarmanın zamanıdır.

Emek-meslek örgütlerine, demokrasi güçlerine, “insandan, emekten ve özgürlüklerden” yanayım diyen siyasal partilere, “Susmayacağız” diyen herkese çağrımızdır:

İstanbul‘da, Ankara‘da ve İzmir‘de 18 Mart 2011 Cuma günü saat 12.30‘da eş zamanlı olarak, birlikte yapacağımız kitlesel basın açıklamamıza katılarak sesimizi birleştirelim, büyütelim.

Hep birlikte haykıralım: SUSMAYACAĞIZ! DİRENECEĞİZ!

DİSK-Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu
KESK-Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu
TMMOB-Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
TTB-Türk Tabipleri Birliği

Bu haber GÜNCEL, SENDİKA kategorisi altında 16 Mart 2011 tarihinde eklenmiştir. "SUSMAYACAĞIZ!" başlıklı haberimize yapılan yorumları RSS bağlantısı ile takip edebilirsiniz.

Yorum yaz


Site içeriğini kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
Haberlere yapılan yorumlar yorum sahiplerinin sorumluluğundadır, egitimciyiz.com sorumlu tutulamaz.
Bilgi
4