» Kût’ül-Amâre Kutlamalarını Kim Kaldırdı?  » Asker Üniformalı Gösteriye İnceleme  » Danıştay: İş Bırakma Sendikal Faaliyettir  » Ortaylı: “Müfredatı Hazırlayanlar Düşük”  » Kutlu Doğum Haftası Kaldırıldı mı?  » Kursiyerlere Ek Ders Ücreti Ödenecek mi?  » MEB: “Saatle İlgili Çalışmamız Yok”  » Eğitim Sen’den Pisa 2015 Raporu  » 2017 Nöbet Görevi Ücreti Artıyor  » Eğitim Sen: Diyarbakır’da Tüm Üyelerimiz Göreve Döndü  » Dersler Daha Geç Başlayacak  » 8 Kentte Kar tatili  » TBMM Genel Kurulunda Terör Kınandı  » Artvin’de ve Giresun’da Okullar Tatil  » O İlde Okullar Bir Gün Tatil Edildi  » Türkiye Okuduğunu Anlamıyor!  » 934 Öğretmen Daha Göreve İade Edilecek  » Türkiye PISA 2015’te Sınıfta Kaldı  » Eğitim İş MYK’dan Eğitim Sen’e…  » 2017’de Hangi Günler Tatil?  » MEB: Hababam Sınıfını İzleyin  » Ekmek ve Kirada Alım Gücü Geriledi  » 1500 Engelli Öğretmen Atanacak  » Eğitim İş: “Başkanlık Sistemine Hayır”  » Greve Ceza AİHM’den Döndü  » Üç Yeni Sınav Görevi  » “Tazminatlar Dayanışmaya Aktarılacak”  » Yeni EBA Yayında  » Türk Eğitim Sen: “Başkandan Memur-Sen’e Ayar”  » İlk ve Orta Dereceli Okullar Tatil Edildi 
Eğitim Haberleri

TOPRAK FELSEFESİ NEDEN ÖNEMLİDİR?

A+  A- TOPRAK FELSEFESİ NEDEN ÖNEMLİDİR?

TOPRAK FELSEFESİ NEDEN ÖNEMLİDİR?
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ (Çukurova Üniversitesi)

Bir Hint Üniversitesinin tanıtımında bir kilo tropikal toprak bir kilo altına eşittir (One Kilogram Tropical Soil=One Kilogram Gold) ifadesini okuduğumda anlamsız gelmişti. Günümüzde toprağın önemi daha iyi anlaşılmaktadır…

Natioal Gographic Türkiye’nin Eylül 2008 sayısının ana tema olarak “UMUT FİLİZİ Kara Toprak Yeşeriyor” konusunu işledi. Yazı işlerinden Oya Ayman ve Güçlün Şahin hanım efendilerinin istemleri ile orijinal metnin Türkçe düzenlenmesine karınca kaderince katkı sunmaya çalıştım. Oya Ayman’ın “Yok oluyor, Tuzlanıyor, Yanlış Kullanılıyor” başlığı ile “Türkiye topraklarının dikkatli kullanılması” lazım başlıklı yazısına bilgi sağlamak için sorulan sorulara cevap aramaya çalıştım. Derginin toprağı konu yapması bana göre çok anlamlı.

Dünyanın değişik bölgelerinde Brezilya’dan Çin’e kadar ve İzlanda’dan kara Afrika’nın derinliklerine kadar toprağın geçmişte ve gelecekte beslenmedeki yeri ve önemi işlenmektedir. İnsanlığın bir kaç bin yıllık süreçte tarımı keşfetmeleri, doğanın yasallarını kendi isteklerine göre yönlendirmesi ile bir çok doğal orman ve mera alanı tarım toprağına dönüştürüldü. Bunun onucu toprağın organik madde oranı döştü, yağan yağmur suları da tutulamaz oldu. Suyun yüzey akışı ile uzaklaşması beraberinde erozyonu artırdı. Toprak fakirleşmekle kalmadı, toprakta su tutulmayınca yer altı suları azaldı, pınarlar akamaz oldu. Böylece yeni bir ekosistem oluşmaya başladı. Bugün verimin düşüklüğünün bir nedeni doğanın yasalarına uygun olmayan uygulamaların büyük bir katkısı bulunmaktadır.

Toprak Nedir?
Toprak nedir, neden önemlidir? Toprağın bilimsel tanımı yeterince yapıldı ancak insan ve sürdürülebilir yaşam için önemi yeterince açıklanmadı ve insanlık bu konuda ikna edilmedi diye düşünüyorum.

Birileri toprağı tanımla dese aklıma ilk gelen dünyayı bir elmaya benzetmek ve denizlerin olmadığı karasal alanda elmanın kabuğunu da toprak olarak ifade ederim. Dünyanın 3/4’ü denizler ile kaplı olduğu için kalan kısmının da çok azında toprak bulunmaktadır. Toprak bilimcileri yer yüzeyini 8 sınıfa ayırmaktadırlar, ilk üç sınıfa giren düz düze yakın, belirli bir derinliği olan ve bitkisel gelişimi engelleyen etmenlerin olmadığı kesimi tarım yapılabilir tarım toprağı olarak tanımlarlar. Dördüncü sınıfa giren alanları kısmen tarım yapılabilir görürler; diğer kalanları da tarım dışı alanlar olarak tanımlarlar.

Toprak Felsefesini Anlamak Gerekir mi?
Toprağı anlamak salt toprak bilimi okumak ile olmuyor, temel bilimler yanında tarih ve sosyoloji de bilmek gerekiyor. Toprağı anlamak için toplumların dinamiğini ve tarihin işleyişi ile arasındaki diyalektik ilişkiyi doğru algılamak gerekir.

Toprak Yorgun ve İnsana Başkaldırıyor
Sık sık çiftçiler geçmişteki gibi ürün alamadıklarını, ürünlerin kalitesi ve özellikle de aromasının kaybolduğunu belirtiyorlar. Özellikle son 100 yılda insanın daha yerleşik hale geçmesi ülke sınırlarının artık kolay değişmemesi ile birlikte insanlar bulundukları topraklardan daha çok yararlanmanın yollarını aramaya başladı. Yakın geçmişe kadar toplayıcılık ile sınır tanımadan istediği gibi doğadan besin toplayan insan artık besinleri kültüre alıp yetiştirerek beslenmeye çalışmaktadır. Önceleri toprağın derinliğinin önemini kavradı, gübreleri, geliştirdi, sulama ve tohum ıslahı ile birlikte genetiği değiştirilmiş bitkiler derken kısa sürede toprağın doğası değişime uğradı ve yorgun düştüğü belirtiliyor. Kimileri bu durumu toprak hastalığı olarak tanımlıyor. Toprak artık takatım kalmadı noktasına geldiği getiri gibi ürün vermemeye başladı. Adeta toprak bana uygulanan tek yönlü kimyasal gübre ve ilaçlar ve ağır işleme sulama ile yoruldum, artık enerjim biti diyor. Toprak konuşmuyor ancak düşük verim ile artık bereketli ürün vermeyeceğinin mesajını veriyor. Biraz beni anla, benim de canlı olduğumu öğren ve bana bir canlıya davrandığın gibi davran diyor.

Toprak Kutsaldır
Topraktan geldik toprağa gideceğiz ifadesi bütün kutsal kitaplarda işlenmektedir. Ancak en çarpıcı vurguyu Aşık Veysel’in ifadesi ile “benim sadık yarim kara topraktır” ve her şeyi kucaklayan anadır. Bütan yiyeceklerimizin anası kara topraktır. Adı kara ancak kendisi açık kahverengiden koyu griye kadar içinde taşıdığı minerallerin rengine bağlı olarak renk alır. Günlük olarak tükettiğimiz her türlü yiyecek et ve bitki kaynaklı olması nedeniyle insanlık için vazgeçilmez bir beslenme ortamıdır. İnsanlık yakın geçmişe kadar nüfusu az olduğu için her türlü yiyeceğini devşirerek veya geleneksel yöntemler ile ekip biçerek sağlıyordu. Geçen yüzyıldan bu yana katlanarak gelişen nüfus ile birlikte insanlık toprağı daha yakından tanımaya ve ondan daha çok yararlanmayı hedeflemiştir. Ancak bu arada nüfus hareketlerine bağlı göçler, teknolojinin ilerlemesi, yerleşim yerleri, yer altı kaynaklarının hoyratça tüketimine yönelik tüketim ilişkisi sınırlı tarım topraklarının kirlenmesine, elden çıkmasına ve bozunumuna neden olmuştur.

Ülkemizde sonradan kentleşmeye başlanması ve özellikle sonradan şekillenen kentlerin karayolları güzergâhlarındaki 1 ve 2 sınıf tarım topraklarının bulunduğu alanlarda kentlerin gelişmesi tarım topraklarının amaç dışı kullanımını hızlandırmıştır. Nüfusun artması ile tarım toprakları da giderek azalmaktadır. Özellikle amaç dışı toprak kullanımı ve sanayi kuruluşlarının yarattığı çevre kirliliği toprak ve su kaynaklarının da bozunmasına ve azalmasına neden olmaktadır.

Toprak İnsanlığın Ortak Malıdır
İnsanlığın ortak malı olan ve hepimizin besinlerini sağlayan toprağın korunması ve insanlığın gelecekte de karnını doyurmasını istediğimiz toprağın sürdürülebilirliği için toprağın insanlığın ortak malı olduğu gerçeğinin kabul edilmesi gerekir. Bunun da yasa ile amaç dışı kullanımına olanak verilmemesi gerekir.

1 2

Bu haber Bilimsel kategorisi altında 5 Eylül 2008 tarihinde eklenmiştir. "TOPRAK FELSEFESİ NEDEN ÖNEMLİDİR?" başlıklı haberimize yapılan yorumları RSS bağlantısı ile takip edebilirsiniz.

Yoruma kapalı


Site içeriğini kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
Haberlere yapılan yorumlar yorum sahiplerinin sorumluluğundadır, egitimciyiz.com sorumlu tutulamaz.
Bilgi
6