» Kût’ül-Amâre Kutlamalarını Kim Kaldırdı?  » Asker Üniformalı Gösteriye İnceleme  » Danıştay: İş Bırakma Sendikal Faaliyettir  » Ortaylı: “Müfredatı Hazırlayanlar Düşük”  » Kutlu Doğum Haftası Kaldırıldı mı?  » Kursiyerlere Ek Ders Ücreti Ödenecek mi?  » MEB: “Saatle İlgili Çalışmamız Yok”  » Eğitim Sen’den Pisa 2015 Raporu  » 2017 Nöbet Görevi Ücreti Artıyor  » Eğitim Sen: Diyarbakır’da Tüm Üyelerimiz Göreve Döndü  » Dersler Daha Geç Başlayacak  » 8 Kentte Kar tatili  » TBMM Genel Kurulunda Terör Kınandı  » Artvin’de ve Giresun’da Okullar Tatil  » O İlde Okullar Bir Gün Tatil Edildi  » Türkiye Okuduğunu Anlamıyor!  » 934 Öğretmen Daha Göreve İade Edilecek  » Türkiye PISA 2015’te Sınıfta Kaldı  » Eğitim İş MYK’dan Eğitim Sen’e…  » 2017’de Hangi Günler Tatil?  » MEB: Hababam Sınıfını İzleyin  » Ekmek ve Kirada Alım Gücü Geriledi  » 1500 Engelli Öğretmen Atanacak  » Eğitim İş: “Başkanlık Sistemine Hayır”  » Greve Ceza AİHM’den Döndü  » Üç Yeni Sınav Görevi  » “Tazminatlar Dayanışmaya Aktarılacak”  » Yeni EBA Yayında  » Türk Eğitim Sen: “Başkandan Memur-Sen’e Ayar”  » İlk ve Orta Dereceli Okullar Tatil Edildi 
Eğitim Haberleri

Yaşam Mücadelesini Sürdürüyor

A+  A- Yaşam Mücadelesini Sürdürüyor

Şafak Bay, ataması yapılmayan binlerce öğretmenden birisi ve henüz 26 yaşında olmasına karşın yaşam mücadelesi veriyor. Kemik kanseri olan, öğretmenlik için mücadelenin yanı sıra yaşam mücadelesi de veren Şafak Bay, şimdi tek umudu olarak gördüğü Amerika’daki tedavisi için hem vize hem maddi destek bekliyor.

Cumhurbaşkanlığı, Sağlık, Milli Eğitim, Dışişleri Bakanlıklarını duyarlılığa çağıran Bay, “Yoksa kısa bir zaman sonra yaşamım sona erecek ve ben, bu kadar kamuoyu yaratmış ve herkesin sorunundan haberdar olduğu bir öğretmeni olarak bu ülkenin utancı olacağım” diyor.

Sesini duyurabilmek için Abdi İpekçi Parkı’nda bir yıl arayla iki kez açlık grevi de yapan Şafak Bay “hala bekleyişte.” İnternet aracılığıyla, maillerle “çığlığını” duyurmaya çalışan Bay, 2005 yılında üniversite son sınıfta iken KPSS’ye hazırlandığı dönemde, “yoğun stresten kemik kanserine yakalandığı” görüşünde.

Altı yıldır 30 küsur kür kemoterapi ve yoğun radyoterapi (ışın) aldığını 5 kez ameliyat geçirdiğini, bacağında ve omzunda protezler olduğunu belirten Bay, “Akciğerlerimin bir kısmı alındı ve kök hücre nakli oldum. Ama ben her KPSS döneminde sınava hazırlık aşamasında kanser hastalığına tekrar yakalandım” diye anlatıyor.

Şafak Bay, hastalığı yenme mücadelesini sürdürdüğünü, dünyanın her yerindeki kanser merkezlerine ulaştığını, ama sadece Amerika’da bir tedavi olduğunu ve bunun bedelinin belki de 1 trilyonu bulabileceğini öğrendiğini dile getiriyor. Yaşamı bırakmak istemediğinin altını çizen Şafak Bay, ataması yapılmayan diğer öğretmenlerin, ailesi ve çevresinin desteği, sanatçıların duyarlılığına da dikkat çekerken, bu parayı çıkaramadıklarının da altını çiziyor. Şafak Bay şunları ifade ediyor: “Bu arada görüştüğüm birçok kişiden yardım edemeyecekleri cevabını aldım. Kemal Kılıçdaroğlu, Oktay Vural, Cevdet Erdol (sağlık komisyonu başkanı), dolaylı olarak M.E.Bakanı Nimet Çubukçu…”

KONSERE İLGİ OLMADI
Bundan da yılmadığını, Mersin’de bir konser sırasında ulaştığı Beyazıt Öztürk’ten programına davet aldığını ve katıldığı programda, çığlığının herkesin dikkatini çektiğini, programa konuk olan Gülben Ergen’in ve telefonla katılan birçok sanatçının konser sözü verdiğini Bay, “Bunlar benim için çok büyük ve güzel şeylerdi. Bir kaç gün haberlerde çıktı Akartürk Organizasyon bir konser düzenledi. Gülben Ergen, Deniz Seki, Mustafa Ceceli, Nihat Doğan, Tarık Mengüç, Erdal Erzincan, Sabahat Akkiraz, Belkıs Akkale’nin de bulunduğu 26 sanatçı ortak konser verecekti. Bütün para çıkacaktı” diyor. Ancak sadece 23 biletin satılması nedeniyle konseri iptal etmek ve biletlerin vergisini de cepten karşılamak zorunda kaldığını belirten Bay, maddi olanak bulmak için uğraş verdiği bu süreçte, daha önce sadece kalça ve akciğerde olan tümörün kaburga ve kalçasında da çıktığını, ağrılardan geceleri uyuyamaz duruma geldiğini, her gün kullandığı 100 mg morfinle de uyuşturucu bağımlısı olduğunu anlatıyor.

Sesini duyurabilmek için bu kez Abdi İpekçi Parkı’nda süresiz açlık grevi başlattığına atıf yapan Bay, “Abdi İpekçi Parkı ya benim yeni miladım ya da mezarım olacaktı” diye kararlığının ifade ediyor.

Eyleminin ilk günü fenalaştığını, ama açlık grevini sürdürdüğünü, 3. günün akşamı ise fenalaşarak hastaneye kaldırıldığını hatırlatan Bay, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün mesajı ve Sağlık Bakanlığı’na verdiği talimat sonucu bakanlığın kendisini Amerika’ya göndereceği sözü üzerine açlık grevini bıraktığını ifade ediyor.

‘ÖLÜMÜM TÜRKİYE’NİN UTANCI OLACAK’
Günleri sayan Şafak Bay “Halen bekliyorum. Cumhurbaşkanı’ndan, Sağlık Bakanı’ndan, M.E. Bakanı’ndan ve Dışişleri Bakanı’ndan vize için yardım bekliyorum. Yoksa kısa bir zaman sonra yaşamım sona erecek ve ben, bu kadar kamuoyu yaratmış ve herkesin sorunundan haberdar olduğu bir öğretmeni olarak bu ülkenin utancı olacağım” diyerek, “destek” bekliyor.

EN BÜYÜK KORKUSU, ÖĞRETMEN OLAMADAN ÖLMEK
Öğretmen olmanın en büyük hayali olduğunu belirten Bay,”ama şimdi en büyük korkum öğretmen olamadan ölmek oldu; hem de öğretmen olabilmek adına…” diyor. Bu sürede doktorların tedavisini bıraktığını ama kendisinin yaşam mücadelesinin de öğretmenlik hayalini de bırakmadığının altını çizen Şafak Bay, 2009’da Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu’nu kurduğunu, Türkiye Dönem Sözcüsü olarak 2009’da üç günlük açlık grevi yapıp, kendisi gibi atama bekleyen 400 bine yakın öğretmenin sesi olmaya çalıştığını söylüyor. Cumhurbaşkanlığı, Sağlık Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı dahil kimsenin vize için kendisini sonuca götürecek adım atmadığını belirten Bay, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun bir “geçmiş olsun” mesajı bile göndermediğinden yakınıyor.

RANDEVUSUNA ÇOK AZ SÜRE KALDI
Numune Hastanesi’ne yatırıldığını, destekleyici tedavilerinin yapılıp, raporun çıktığını, şu an Dışişleri Bakanlığı’ndan onay beklediğini aktaran Bay, “Ama bu benim için yeterli değil. Ben eğer vize alamazsam- ki 1 ayı geçti hala alamadım- bir işe yaramayacak. 17 Ağustos’ta yeni bir randevu aldım bu 3. randevu alışım ve ayın 6’sında randevuyu onaylamam gerekiyor ama vize verilmeden onaylayamam. Randevuyu teyit edemezsem de en az 1 ay sonraya atacaklar. Sadece 5 gün içinde vizeyi almam gerekiyor. Ama maalesef Egemen Bağış dışında Dışişleri’nden bir yetkili kimse elini atmadı” diyor. (EVRENSEL)

Bu haber GÜNCEL kategorisi altında 5 Ağustos 2010 tarihinde eklenmiştir. "Yaşam Mücadelesini Sürdürüyor" başlıklı haberimize yapılan yorumları RSS bağlantısı ile takip edebilirsiniz.

Yorum yaz


Site içeriğini kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
Haberlere yapılan yorumlar yorum sahiplerinin sorumluluğundadır, egitimciyiz.com sorumlu tutulamaz.
Bilgi
5